17.04.2017

Nisan ayı başında, Tesla’nın market capitalization değerinin GM’yi geçerek ABD’nin en değerli otomobil üreticisi olması sonrası yazılar – haberler gelmeye devam ediyor. Şuradaki haberde, yazar, Tesla’nın geçen sene 80 bin, buna mukabil GM’nin 10 milyon araç sattığını, Ford’un 11 milyar $ ciro elde etmesine karşın Tesla’nın 780 milyon $ zarar ettiğine vs değinmiş; ancak şu vurgu kritik; Steve Jobs iPhone’u ilk olarak 2007’de piyasaya sürdüğünde yılda 4 milyon adet satarken Nokia 400 milyon adet satıyormuş; ama 10 yılın sonunda iPhone global telefon pazarının %20’sine hakim ve dünyanın en değerli şirketi.

Yazar, Apple ve Amazon gibi şirketlerin, kendilerinin domine edebileceği devasa büyüklükte yeni pazarlar yarattığına vs değiniyor ve meselenin otomobile gelince tam anlamıyla bir bilmece olduğunu söylemiş. Yazının tamamını okumak için şuraya tıklanılabilir.


Yönetimi Shanghai Belediyesine ait olan Çin’li SAIC otomobil üretici şirket, Çin yönetiminin ülkede faaliyet gösterilmesi için yerel ortak girişim kurulmasını şart koşması nedeniyle VW ve GM ile birlikte çalışıyor (%50-50 ortaklık) ve SAIC bu şirketlerin gölgesinde gelişiyor. SAIC Çin’in en büyük otomobil üreticisi konumunda ve üretimini bu sene ikiye katlamak istiyor.

Burada dikkat çekici olan, SAIC’in hedeflerinden ziyade Çin’in, devlet eliyle şirketlerin gelişimi konusundaki politikası. Bu ortak girişimlerin araçlarının Çin piyasasında pazar payı %16.5 civarındaymış. Biz de bu zorunlu ortaklığın bir benzerini YEKA modeliyle rüzgar ve güneş enerjisi projelerinde uygulamaya başladık (güneş ihalesi neticelendi, rüzgar başvuruları da 27.07.2017’de alınacak). Modelin tek başına güzel olması uygulanabilirlik açısından Türkiye ile Çin’i aynı kefeye koymuyor maalesef; çünkü, inanıyorum ki piyasanın yeri yerinde kurgulanması durumunda zaten üreticiler Türkiye gibi bir ülkede tesis kuracak ortaklıklar geliştirecektir. Hatta yerli üreticiler bile fazlasıyla girişimci; Türkiye’de güneş piyasası mevzuat nedeniyle bir türlü istenilen düzeyde açılamamış olmasına rağmen solar cell üretimi için dâhi yatırım yapan firmalar oldu (EkoRE ve Bereket Enerji başta olmak üzere). Güneş hücrelerinin, panellerin vs global ölçekte artık belli bir kalitede olması nedeniyle, Türkiye’deki kurulumların gecikmesi, bir anlamda ülkenin panel çöplüğüne dönmesini de engelledi aslında.


Arabistan Enerji Bakanı Khalid Al-Falih, krallığın 2023 itibariyle enerjisinin %10’unu yenilenebilirden sağlayacağını söyledi. önümüzdeki 10 yıl boyunca 30 adet rüzgar ve güneş enerjine dayalı elektrik üretim projesi geliştirecek ve bunlara 50 milyar $ kaynak aktaracak. 50 milyar $ kaynak, Kral Salman tarafından 2016 yılında onaylanan ekonomik reform paketi doğrultusunda, elektrik üretimindeki yenilenebilir enerji payının artırılmasına dayanmaktadır. Elektrik tüketimi yıllık %8 oranında artan Arabistan, halihazırda elektrik üretiminin %1’ini yenilenebilir kaynaklardan karşılamaktadır.

10.02.2017

Global Wind Energy Council’e göre, Global RES kurulu gücü 2016 sonu itibariyle 486749 MW olmuş. 2016 yılında devreye alınan RES gücü 54600 MW, 2015’te 63633 MW imiş ve 2001-2016 dönemde, 1 yıl içerisinde en fazla artış 2015 yılında olmuş.

Türkiye, toplam 6081 MW RES kurulu gücüyle Avrupa’da 7. sırada yer alıyor, Türkiye’nin önünde sırayla 50 GW güçle Almanya, 23 GW ile İspanya, 14.5 GW ile UK, 12.1 GW ile Fransa, 9.2 GW güçle İtalya, 6.5 GW ile İsveç yer alıyor. Türkiye’yi Polonya (5.78), Portekiz (5.32), Danimarka (5.23) takip ediyor.

Türkiye 2016’da devreye aldığı 1387 MW RES ile, Almanya ve Fransa’nın ardından Avrupa’da 3. sırada yer alıyor.


Avrupa Komisyonu, Fransa’nın enerji ihtiyacının %23’ünü yenilenebilir kaynaklardan üretme konusundaki 2020 hedefini yerine getirmesine yardımcı olacak bir çabayı desteklediğini belirtti. Bu çerçevede, solar sektörü önümüzdeki 20 yılda 9 milyar USD’lik, hidro elektrik için de 530 milyon USD’lik bir destek söz konusu olacak.


Tuz Gölü yeraltı doğal gaz depolama tesisi hizmete girdi (lisans sahibi: BOTAŞ)

Yer altında açılan toplam 12 adet suni mağaranın (kaverna) toplam kapasitesi 1.2 milyar m3. Projede, bu yıl içinde 550 milyon m3 depolama kapasitesiyle tesisin yaklaşık yarısı devreye alınırken, ikinci aşama da 2020 yılında tamamlanarak toplamda 1 milyar m3‘lük çalışma gazı kapasitesine ulaşılacak. Çinli Tianchen Engineering firmasınca yapılan projenin maliyeti 700 milyon USD.

Türkiye’de yer altı doğal gaz depolama lisansına sahip şirket sayısı 5’tir ve bunlardan 2 tanesi devrededir. İlk devreye tesis, BOTAŞ adına lisanslı ve TPAO tarafından işletilen İstanbul’un Silivri İlçesindedir, tesisin depolama kapasitesi hali hazırda 2.8 milyar m3‘tür ve 2020 yılı sonunda 4.3 milyar m3‘e çıkarılacaktır (günlük kapasite 25 milyondan 75 milyona çıkacak).

2017 yılı ulusal doğal gaz tüketimi ise 46 milyar Sm3 olarak beklenmektedir (bkz: EPDK’nın 26/01/2017 tarih ve 6884 sayılı Kurul Kararı). Buna göre, toplam tüketimin %7.28’ini yer altı depolama ile sağlayabiliyoruz.

30.11.2016

AB, 1000 sayfalık temiz enerji paketi kapsamı;

  • Kömür santrallerinin 2030 itibariyle %30 oranında paya sahip olmasını,
  • Yenilenebilirlerin %50’ye ulaşmasını
  • Kömürün yedek rezerv olarak kapasite mekanizmasından faydalanmasının engellenmesini
  • Yeni kömür santrallerinin 550 gr/CO2 standardını sağlaması gerektiğini ve mevcut santrallerin de buna 2026’ya kadar uyum sağlaması gerektiğini (European Investment Bank performance standarts)