18.12.2017

“Eldeki 1 kuş daldaki 2 kuştan iyidir.” diyerek başlamak istedim, zira One Planet zirvesi sonrası kendisiyle söyleşi yapılan Macron, nükleerden vazgeçmeyeceklerini, aksine nükleerin yenilenilir kaynaklarla birlikte en çevresi kaynak olduğunu söyledi ve kömürden vazgeçmediği için de Almanya’ya taş attı. Yani, Fatih Birol’un geçtiğimiz gün söylediği üzere, herkes cebine bakıyor. Birisi nükleeri kötülerken diğeri savunuyor.

Ülkeleri yöneten insanların önünde sonunda kendi gerçekliklerine hareket ettiğini görmek beni çok mutlu ediyor. Trump’ın da iklim değişikliğin ulusal bir risk kategorisinden çıkaracağı söyleniyor.

Kömür demişken IEA’ya değinmeden olmaz ve öncelikle FT yazarının (Nick Butler) Fatih Birol’u yılın enerji insanı olarak değerlendirdiğini belirtelim ve IEA’nın Coal 2017 raporuna geçelim. IEA’ya göre; kömür talebi 2022’ye kadar global anlamda az miktarda da olsa artmaya devam edecek. IEA, kömür talebinin 2016’daki 5.357 Mtce’den 2022’de 5.534 Mtce’ye ulaşacağını öngörüyor. Bu, 2013’teki seviyeden %1 daha az olsa da iklim değişikliğiyle mücadele için çok daha fazlasına ihtiyaç var ki, Fatih Birol, Sabancı Üniversitesi’nde yaptığı son konuşmada Paris Anlaşmasının çok gerisinde olduğumuzu söylemişti.

Coal 2017 IEA
Change in coal demand from 2016 to 2022, by country and region, in millions of tonnes of coal equivalent.

Hollanda, alım garantisiz toplam 700 MW kapasite için rüzgar ihalesi düzenliyor.


Statoil, Roncsador sahasının %25 hissesini Petrobras’dan aldı.

Bu arada, Venezuela, Karayipler’deki iki doğalgaz sahasının işletme hakkını Rus enerji şirketi Rosneft’e verdi.


Mevcut batarya geliştirme hızıyla 2030 hedeflerinin yakalanmasını zor gören Toyota Panasonic ile (ve başka üreticilerle) ortak batarya geliştirmeyi planlıyor. 2020 yılına 10’dan fazla farklı elektrikli araç modelini piyasaya sürmüş olmayı hedefleyen (bkz) Toyota’nın 2030 yılı toplam satış hedefi EV ve FCV için 1 milyon, plug-in ve hibrit için de 4.5 milyon.

Bosch otomotiv birimi başı Volkmar Denner, 2030’da 200 GWh kapasiteli batarya hücresi üretimi için 20 milyar € yatırım yapacaklarını söyledi.

Bu çerçevede, 2020 erken dönemlerinde toplam (global) batarya üretim kapasitesinin 275 GWh olması bekleniyor. Bu arada ARK, 2022’de global elektrikli araç satışının 17 milyona ulaşmasını bekliyor.

Batarya konusundaki bir diğer gelişme de şu; ABD’li Solid Power, BMW ile solid-state batarya geliştirilmesi konusunda iş birliğine gittiklerini duyurdu. İş birliği kapsamında BMW, Solid Power’e, Solid Power’ın teknolojisinin elektrikli araçların gerektirdiği performans seviyelerine ulaştırılması konusunda yol gösterecek.


Tesla, hızlı şarj istasyonlarının (super charger) kötüye kullanımını engellemek için “fair use” politikası geliştirdi ve bu kapsamda ticari maksatlı kullanılan araçların (taksi, Uber/Lyft, kamu hizmeti veren, sevk maksatlı kullanılan vb) bu istasyonları kullanmasını yasakladığını duyurdu.

Söz konusu uygulama, duyuruyu takiben alınacak araçları kapsayacak.


#TarihteBugün: Venezuela’da 18 Aralık 1982’de elektrik üretim santralinde çıkan yangın 128 kişinin ölümüne, 40 bin kişinin tahliye edilmesine ve Başkent Caracas’ın yarısının elektriksiz kalmasına neden olmuş (bkz).

#GününSözü: “Let China sleep, for when she wakes, she will shake the world.” (Napoleon Bonaparte’ye atfedilmektedir.)

13.12.2017

Paris’te düzenlenen One Planet zirvesinde Dünya Bankası’nın Başkanı Jim Yong Kim, 2019’dan itibaren up-stream (arama-çıkarma) petrol ve gaz finansmanı sağlamayacağını; ama müstesna durumlarda fakir ülkelerin enerjiye erişimini teminen gaz projelerine finansman düşünülebileceği söylendi.

Bunu okuyunca aklıma Shell’in Avrupa’da elektrikli araç şarj istasyonları konusundaki atağı ile aynı Shell’in Hindistan’daki petrol istasyonu sayısını artırma gayreti geldi.

One Planet zirvesinde, ayrıca, Tony de Brum deklarasyonuyla gemi nakliye sektörüne Paris Anlaşmasına uyum kapsamında acil eylem çağrısı yapıldı (gemi sektörü global CO2 emisyonunun %2’sinden sorumlu).

Zirvedeki önemli kararlardan biri de, Avrupa Komisyonu’nun, iklim değişikliğiyle mücadele çerçevesinde ayırdığı 9 milyar €’luk fon. External Investment Plan’ın bir parçası olarak kullandırılacak olan fon, sürdürülebilir şehirler ile tarım ve temiz enerji alanlarına odaklanacak.

İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında şuna da değinmek gerek; NET Power tarafından hayata geçirilen gaz santralinde gaz, hava ile değil de oksijen ile yakılıyor.


GES haberleri

  • Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nce yayınlanan Türkiye Güneş Atlası burada.
  • Pakistan Sinhd yönetimi Dünya Bankası desteğiyle 50 MW gücünde GES ihalesi düzenleyecek.
  • Çin’li China Three Gorges New Energy Co, 2017’nin Temmuz’unda inşaatına başladığı 150 MW gücünde yüzer GES’in bir kısmının işletmeye alındığını ve tamamen 2018’in Mayıs’nda devreye alınacağını söyledi, capex 151 milyon $. Halihazırda en büyük yüzer GES 40 MW gücünde.

Shikoku Electric tarafından işletilen Japonya’daki Ikata nükleer santralinin 3. reaktörünün çalıştırılmasına yönelik olumlu kararı bir üst mahkeme bozdu.


Google, Çin’de AI merkezi açıyor. Google’ın arama, e-mail, drive hizmetleri Çin’de yasak; ama Çin’den vazgeçmek mümkü değil maalesef


Petrol fiyatlarını önümüzdeki yıllarda etkileyecek 5 faktör (FT yazısı)

  • Forties boru hattı (400k bbl/d kayıp, Arabistan’ın OPEC’e taahhüt ettiği kesintiye eş)
  • Talep
  • OPEC ve Rusya
  • Venezuela
  • US-shale (non-opec supply)

Bu arada, OPEC, petrol piyasasının 2018 sonlarına doğru dengeye ulaşmasını bekliyor.


Enerji depolama girişimleri fon toplamaya devam ediyor. ESS Inc, Alman BASF liderliğindeki fonlamadan 13 milyon $ topladı. ESS, all-iron akış pili geliştirip üretiyor, sistem 8 saat kesintisiz enerji sağlayabiliyor.


Good Energy, NewMotion ile imzaladığı pilot anlaşma kapsamında şirketin Wiltshire’deki ofisine şarj istasyonu kurduruyor. NewMotion, Shell tarafından 2017 Ekim ayı içerisinde satın alınmıştı.


Toyota’yı takdir ediyorum; inandıkları hidrojen yakıt hücresi konusunda çalışmalarına aralıksız devam ediyorlar. Bu bağlamda, FuelCell Energy ile birlikte, 2020’de devreye alınması beklenen Tri-Gen santralini kuruyor. Santral, 2.35 MW gücünde ve günlük 1.2 ton H2 üretebilecek.


Hapı yuttuk, Bitcoin için Bakan düzeyinde saadet zinciri açıklamaları geldi. Sn Zeybekci’nin Bitcoin’i anlamasını beklemiyorum da, Mehmet Şimşek neden böyle şeyle diyor onu anlamadım.


2015 yılı başlarında Cosa firmasından Emre Bey’i Harbiye’deki ofisimize çağırarak çalıştığım şirket için bir cihaz geliştirilmesini istemiştim. Ev içindeki sigorta kutusuna monte edilebilen (fusebox) bir şey. Bu cihaz, evdeki cihazların tüketimlerini ayrıştıracak ve maliklerin tasarruf yapmasını sağlayacaktı. Geliştirilmesini istediğim bu cihazı yapmış o firma (bkz). Normalde energy disaggregation algoritmasıyla çalışıyor bu cihazlar, Cosa hangi teknolojiyi kullanıyor bilemiyorum; ama hayırlı olsun dedim mail atıp da kendilerine. Hem üzüldüm hem sevindim, biz hiç yapamayacaktık zira.


#TarihteBugün: Saddam Hüseyin, 13 Aralık 2003 tarihinde 9 aylık saklanma sonunda yakalandı.

22.11.2017

Fatih Oktay’ın yazdığı Çin: Yeni Büyük Güç ve Değişen Dünya Dengeleri kitabını okumaya başladım (Çağlayan Bey’in paylaşımı üzerine haberdar olmuştum kitaptan). Fatih Bey ODTÜ EE mezunu bir akademisyen, bu yönüyle de kitap ayrıca ilgimi çekmişti, yani uluslararası ilişkiler, siyasal bilgiler mezunu biri yazsa o kadar ilgilenmezdim. Çin’i anlamak isteyenler okuması gereken bir kitap. Okudukça burada bahsedeceğim inş.

  • Kitap içeriği burada.
  • Çin’le alakalı 2016 sonu itibariyle güncel bazı veriler burada.
  • Fatih Bey’in Çin’le alakalı Dünya Gazetesi’nde çıkan yazısı burada.

IEA’nın #WEO17’de kullandığı bir ifadeyle bitireyim: when China changes, everything changes. Çin böyle bir ülke.


Commons public accounts committee, UK hükümetini, Çin (CGN) ve Fransız (EDF) ortaklığında Somerset’ta kurulması planlanan 20 milyar £ maliyetli Hinkley Point nükleer santral projesinde çok ciddi stratejik hatalar yapıldığını ve hükümetin, daha iyi bir anlaşma için yeterli çabayı göstermeyerek, tüketici menfaatlerini gözetmeyerek, hanelerin 35 yıl boyunca pahalı elektriğe mahkum edildiğini söyleyerek eleştirdi.

Eleştiri esas teşkil eden husus şu; 2013’te MWh başına 92.50£ karşılığı 35 yıllığına anlaşılmış ve sözleşme 2016’da imzalanmış. 2013’ten bu yana gerek yenilenebilir kaynakların fiyatlarındaki düşüş, gerekse fosil yakıt fiyatlarının düşmesi 2016 yılında dikkate alınarak yeniden müzakere yürütülmemiş. Bu da, sonuç olarak, tüketicinin maliyetinin 6 milyar £ düzeyinden 30 milyar £ düzeyine yükselmesine neden olmuş. Faturalara yansıması da ortalama 10-15 £ (belirtilmemiş, ancak yıllık bazdadır sanırım).

Parlemonto üyeleri, hükümeti, şirketlerle yeniden müzakere etmeye çalışması gerektiğini söyledi.

Değerlendirme: 92.5£/MWh yüksek midir düşük müdür bilemiyorum; ancak bu fiyatın yüksek olduğunu, bugünkü yenilenebilir kaynak fiyatlarına bakarak eleştirmek yanıltıcı. İngiltere’de nükleerden elektrik üretimin maliyeti, bunun uzun yıllar maliyetinin bugünkü değeri ve nükleerin halen en güvenilir (üretimin devamlılığı anlamında) kaynak olduğu unutulmamalı.


Elektrik kullanımı ile gelişmişlik (ekonomik büyüme) arasındaki ilişki OECD ülkelerinde zayıflıyor (bu zaten biliniyor esasen; ama sayısal olarak bunu görmek güzel bir şey).

US EIA referans senaryosuna göre, 2015-2040 döneminde OECD ülkelerinin yıllık ortalama yüzde 1.7 büyürken, elektrik kullanımındaki artışın yüzde 0.9’da kalacak.

Türkiye’de ise durum şu şekilde: 2002-2008 döneminde GSYH %6 büyürken, elektrik tüketimi yıllık %6.9 büyümüştü, 2009 krizini takiben 2010-2014 döneminde GSYH %4.4 iken, elektrik tüketimi %5.1 olarak gerçekleşti. 2015 ve 2016 yıllarında elektrik tüketimi %5 ortalama büyüme sergilemiştir (TEİAŞ), aynı dönemde GSYH ise %4 büyüme göstermiştir.


Avrupa elektrik iletim sistemi operatörü TenneT, Alman Sonnen ile gittiği iş birliği çerçevesinde, şebekeyi yönetmek için, merkezi olmayan ev tipi depolama sistemlerini ve blockchain teknolojisini kullanacağını söyledi.

Bu arada;

  • İngiliz malzeme geliştirme şirketi Ilika, Çin’li Titan Wind Energy ile gittiği 2 yıl süreli iş birliği çerçevesinde, rüzgar türbinlerinin bıçaklarındaki aşınmaları vs erkenden tespit edebilmek amacıyla, solid-state bataryadan enerji alabilen sensör geliştirecek. 1 milyon £’luk projeye UK Innovation’dan ve Çin’den tarafından 0.4’er milyn £ fon sağlanacak. Çok güzel bir #IoT çözümü.
  • Eelpower tarafından UK’de 10 MW güçteki BYD üretimi li-on pillerin kullanıldığı Leverton depolama sistemini devreye alındı. Sistem, 2018’den itibaren National Grid’e frekans dengeleme hizmetleri sunacak. Şirket, aynı zamanda, 2020’den itibaren başlamak üzere, 15 yıllığına T-4 kapasite piyasası sözleşmesi imzaladı.

Avrupalı enerji devi Uniper 2000 kişiyi işten çıkaracağını açıkladı (bu, şirketin işgücünün %14’üne tekabül ediyor). İşten çıkarmalarla 400 milyon €’luk bir tasarruf sağlamayı hedefleyen Uniper, geçtiğimiz günlerde, Fortum’un 8.05 milyar €’luk teklifini, Uniper’in gerçek değerini yansıtmadığı gerekçesiyle reddetmişti.

E.ON, 2014’te fosil ve yenilenebilir iş kollarını ayırma kararı almış ve bu karara ilişkin işlemler 2016 Ocak’ta resmi olarak tamamlanarak, geleneksel güç santralleri (nükleer, gaz, kömür, hidro) ve uluslararası enerji ticareti yeni kurulan Uniper şirketine verilmişti.


ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu, Samsung’a ve LG’ye, ABD’ye yaptıkları çamaşır makinesi ihracatına ilişkin tarife uygulanmasını önerdi. Whirlpool Corp. hisseleri %2.2 yükseldi. Bunlar önemli gelişmeler.


#TarihteBugün: 22 Kasım 1900 günü, Mercedes adıyla üretilen ilk araba test sürüşüne çıktı. Kuruluşu 1886’ya kadar dayanan Mercedes’in bu isimle ticaret kaydı 1902’de yapılmış.

Çin ve Elektrikli Arabalar

  • Çin, içten yanmalı motor, yani benzin/dizel yakıtlı araba üretmekte kötü; ama
  • elektrikli araba üretmek görece kolay (FT’deki yazıda ifade edildiği kadar kolay değil tabi), batarya ve power train olmak üzere 2 temel parça var,

  • dolayısıyla, Çin, elektrikli araba konusunda global ölçekte başarılı olabilir ve Çin’de araç sahiplik oranı çok düşük

  • nitekim, Çin dünyanın en büyük (elektrikli) otomotiv pazarı (2016 elektrikli araç satışı 507 bin ile global satışın %45’i, toplam elektrikli otomotiv satışı ise 330 bin) ve 

  • bu bağlamda otomotiv sektörü üzerinde ciddi bir etkiye sahip

  • elektrikli araba sektörüne de, sübvansiyonlar yoluyla çok ciddi kaynak aktardılar/aktarıyorlar (sübvansiyonlar dâhil toplam devlet yatırımı 2015-2020 dönemi için yaklaşık 61 milyar $ ve bu, 2016’da satılan araç başı 15 bin $’a karşılık geliyor) (Çin’de satılan 10 elektrikli ve hibrit araçtan 7’si 6 şehirde satılıyor, zira o şehirlerde benzinli/dizel araç alımı lottery ile düzenleniyor veya ciddi bekleme süreleri var)
  • 2025 yılı itibariyle yollarda 7 milyon bataryalı ve hibrit elektrikli araç hedefliyorlar
  • dünyanın en büyük 5 batarya üreticisinden ikisi Çin’de, bunlar CATL ve BYD ve Bloomberg New Energy Finance’a göre, eğer Çin’li firmalar hedeflerini gerçekleştirirse, 2020’de Çin’deki toplam batarya kapasitesi 121 GWh olacak, nitekim CATL 2020’de tek başına 50 GWh kapasiteye erişmeyi planlıyor

Sorular

  • elektrikli araçlar halihazırda rekabetçi olabilmek için devlet desteklerine veya çeşitli imtiyazlara ihtiyaç duyuyor olması sektörün sürdürülebilirliği bağlamında ne ifade ediyor (sübvansiyonlar Ocak ayında %20 düşürüldüğünde BYD e6’nın satışları 2017 ilk 6 ayda %62 oranında düştü 2017’nin aynı dönemine göre),
  • Çin’in bu aksiyonları fazla kapasiteye sebep olabilir mi (güneş paneli üretiminde benzer şeyler oldu), bunu demek biraz tuhaf,
  • Çin’de 2016 yılında satılan elektrikli araç sayısı toplam satışların %1.32’sine karşılık geliyor, acaba o kadar desteğe rağmen az mı? Ülkede otopark sorununun etkisi nedir acaba?
  • Ortalama bir elektrikli aracın 400 km menzile sahip olmaması ve araçların küçüklüğü (BYD e6 gerçekten küçük, Avrupalı da olsa Renault Zoe de küçük; ama Hyundai Ioniq ile Nissan Leaf standart araba) insanları nasıl etkiliyor?

Batılı ülkeler ve Çin

  • Çin, tüm ulusun gücünü kullanarak herhangi bir politikayı uygulayabilecek potansiyele sahip (China has the ability to implement any policy by harnessing the strength of the entire nation).
  • Çin, güneş panellerinde fazla kapasiteye sebep olmuşsa da Alman SolarWorld başta olmak üzere ABD’li üreticileri dahi tehdit etmeyi başarmış ve kendilerine gümrük duvarları uygulamıştır ülkeler,
  • Elektrikli arabalarda yaptığının benzerini Çin “Made in China 2025” programıyla 10 adet sektör için de başlatıyor, bunların arasında elektrikli araçlar da var, yapay zeka da var, 5G teknolojisi de var.
  • Çin bunu nasıl yayımcı hale getiriyor; yüksek miktarda düşük faizli krediler sağlıyor, yabancı rakiplerin satın alınması konusunda yardımcı oluyor, geniş araştırma sübvansiyonları sağlıyor vs
  • In the long run (bu yaklaşım önemli), Çin, küresel tedarik zincirlerinin ve üretim ağlarının en kârlı kesimleri üzerinde kontrol sağlamak istiyor.

Buradaki bazı istatistiki verilerde FT’nin şuradaki yazısı başta olmak üzere muhtelif kaynaklardan yararlanılmıştır. FT’deki yazıda, elektrikli araba konusunda Çin’in uyguladığı sübvansiyonların sürdürülebilir olmaması vs gibi ifadeler mevcuttu (sübvansiyonların tutarının Özbekistan GDP ile kıyaslanması ne alakaydı mesela) ve hafif eleştiri tadında bir yazıydı; ancak, Çin, early mover denilebilecek şirketleri takip etmek yerine kendisi liderliğe oynamak istiyor, zira Çin artık çok hızlı öğreniyor ve Batılı ülkelerin otomotiv sektörü üzerinden sağladığı ekonomik liderliği sallıyor (Tesla’nın bunu tetiklemesi de işin ayrı bir ironisi sanırım).


#TarihteBugün:

  • 14 Ekim 1913’te Galler’deki bir maden patlamasında 493 işçi öldü.
  • 14 Ekim 1947’de ABD Hava Kuvvetlerinden Kaptan Chuck Yeager ses hızını (343.2 m/sn.) geçen ilk insan oldu.

21.09.2017

EHCars Twitter hesabı çok güzel bir şeye dikkat çekmiş; OPET’in şurada görebileceğiniz reklamında elektrikli BMW i3 kullanılmış. Ulan,bunu kim koydu buraya!

Elektrikli araç demişken, 2017’nin ilk yarısında, ABD’de satılan her bir elektrikli araca karşılık 60 adet, Çin’de 30 ve AB’de 25 adet benzini/dizeli su gibi içen SUV satıldı (FGE kaynaklı bilgi) ve FGE’den Cüneyt Kozakoğlu, FT’ye verdiği demeçte ifade ettiği üzere “düşük benzin fiyatlarının yaşandığı dönemlerin enerji dönüşümünü yavaşlattığına şüphe yok.


Panasonic, Japonya’nın batısında 117 konutu mikro şebekeyle birbirine bağlayacak. Bunun için her bir konuda 4.6 kW çatı tipi GES ve 11.2 kWh kapasiteli bir bataryalı depolama sistemi kurulacak. PanaHome olarak adlandırılan projenin 2018 Ekim’de tamamlanması bekleniyor.


E.ON, 2016 yılının Ocak ayında fosil ve yenilenebilir iş kollarının ayrışması işlemini resmi olarak tamamlamış ve bu ayrışmayla geleneksel güç santralleri (nükleer, gaz, kömür, hidro) ve uluslararası enerji ticareti yeni kurulan Uniper isimli şirkete verilmişti. Ayrışma sonrası E.ON, Uniper’de %53 oranındaki çoğunluk hissesini 2016 Eylül’de E.ON hissedarlarına transfer etmiş ve kalan hisse oranı olan %47’nin ise 2018’de elden çıkarılacağı söyleniyordu. Bu %46.7 oranındaki hisse için Finlandiyalı enerji şirketi Fortum, E.ON ile görüşme halinde ve satın alma için 8 milyar € teklif etti.


Bugün ajanslara Toshiba’nın chip birinin satışında sona gelindiğine ilişkin haberler var. Bu mesele hakikaten tam bir yılan hikayesine dönmüştü. Toshiba’nın chip biriminden elde edilen gelir nükleer şirketi Westinghouse’un zararının kapatılmasında kullanılacak. Dünyanın en büyük 2. NAND çipi üreticisinin düştüğü durum hakikaten üzücü. Nükleer sadece Toshiba’nın değil, E.ON ve RWE şirketlerinin de başına bela oldu. Bilindiği üzere, Fukushima kazası sonrası Almanya 2011’de karar almış ve en geç 2022 yılında nükleer santrallerin kapatılmasına karar vermişti. Bloomberg’in Fukushima kazası için black swan benzetmesi yapması çok yerinde.


Google, HTC’nin Pixel model akıllı telefonlarının geliştirildiği birimi 1.1 milyar $’a satın aldı. Bu birim HTC’nin akıllı telefon sevkiyatının %20’sini oluşturuyor.


Çin’li arama motoru Baidu, otonom sürüç için 1.5 milyar $’lık Apollo ismi verilen fon oluşturduğunu açıkladı. Şirketin açıklamasında, fonun 3 yıl içerisinde 100 otonom sürüş projesine yatırım yapacağı söylendi.

Bu arada, Alphabet’in Waymo’su da Uber’e açtığı ticari sır davasından 2.6 milyar $ talep ediyor.


Toyota Motors başkanı Akio Toyoda, elektrikli araç konusunda oyuna biraz geç dahil olduklarını; ancak şirketin (plug-in) hibrit ve fuel-cell teknolojine odaklanmaya devam edeceğini ve Toyota’nın yalnızca elektrikli araçlara odaklanmayı düşünmediğini söyledi. Elektrikli araçların şu anda odak noktasında olduğunu da ifade eden Akio, hangi teknolojinin başarılı olacağına, günün sonunda müşterilerin ve piyasanın karar vereceğini belirtti.

Toyota’nın solid-state batarya teknolojisi konusunda patent başvurusu yapmıştı.

Bu arada, 2000’li yılların başında fuel-cell teknolojisiyle alakalı söylenen 2 şeye dikkat çekmek istedim (bkz):

  • Honda Managing Director (1999): 20-30 yılda fuel-cell araçların içten yanmalı motor satışlarını yüksek olasılıkla geçecek.
  • USA President George W Bush (2002): Fuel-cell inanılmaz fırsatlar sunuyor. Bunun gelecek olduğuna inanmak zorundayız.

Statkraft’ın güvenlik nedenleriyle inşaatını yarıda bıraktığı Siirt’teki 517 MWe gücündeki Çetin HES’i Limak Enerji aldı ve inşaata başladı.


#TarihteBugün: Araçlarda kullanılan 3 noktalı emniyet kemerini icat eden İsveçli mühendis Nils Bohlin 21 Eylül 2002’de vefat etti. Bohlin, 1950’li yıllarını Saab uçaklarındaki boşaltma koltuğu üzerine çalışmalarla geçirdi ve 1958’de Volvo’nun ilk güvenlik mühendisi oldu ve 3 noktalı kemeri burada tasarladı. Volvo bu kemeri, 1959’da İsveç’teki araçlarında, 1963’te de tüm araçlarında kullanmaya başladı ve dahası, bu tasarımı diğer araç üreticilerine ücretsiz verdi. Bohlin o kadar başarılı bir tasarım ortaya koymuş ki, o günden bu yana çok az değişti.

08.09.2017

#GününSözü: Constantly observe, note, and consider. – Leonardo Da Vinci (kendisinin to-do-list’iyle alakalı bir yazı burada)

Tespit ve kısa bir görüş: Dün sona eren MMG ARGE Zirvesinde de elektromobilite ve batarya gündemdeydi; ancak maalesef, kamu kurumlarının taşıt envanteri yok, şöyle ki; kamu kurumlarındaki araç adedi, bunların segmentleri, kiralandıkları/satınalındıkları yıl, 1 yılda kaç km yaptıkları, kurumların otopark imkânı, özel şoför ataması yapılan araç adedi, kiralık araçların aylık kira bedeli ve kiralama vadeleri vs gibi hayati bilgilere ilişkin bir envanter yok ve buna ilişkin maalesef bir çalışma da yok. Oysa, geliştirilecek browser esaslı bir modül üzerinden bu bilgiler elde edilebilir, 1 yıla kalmaz ciddi veri toplanır.

Bu bize ne sağlar, elektrikliye dönüştürülebilecek araç adedine ve olası bir batarya fabrikasına yönelik kapasite tespitine altlık teşkil eder (yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üreten tesislere entegre edilebilecek depolama sistemlerinden bağımsız).


Elektrikli araçların karbon ayak izi ile içten yanmalı motorların karşılaştırılması (bkz) özet:

  • Araç imalatı emisyon salınımına neden olmaktadır ve elektrikli araçların imalatı benzin/dizel yakıtlı araçların imalatına kıyasla %15 daha kötü bir performans sergilemektedir. Yani, li-on batarya imalatı ve malzemeleri nedeniyle daha fazla emisyon salınımı yapmaktadır. Daha detaylı ifade etmek gerekirse; 2015 yılı ABD elektrik şebekesinin verilerinden hareketle hesaplama yapıldığında 135 km/şarj menzile sahip bir elektrikli aracın imalatında, benzer özelliklerde içten yanmalı motora sahip araç imalatına göre 1 ton fazla emisyon salınımı söz konusu.
  • Aracın imalatındaki yüksek emisyon salınımına rağmen, kullanıldığı süre boyunca elektrikli ve benzin/dizel yakıtlı araç kıyaslandığında, elektrikli araçların %51 daha az emisyon salınımından sorumlu olduğu tespit edilmiş (hesaplamada kullanılan toplam km iki tip araç için de 217 bin). Buna göre, elektrikli aracın imalatı ve kullanımı süresi boyunca toplam emisyonu 217 bin km’ye bölündüğünde 124 gr/km CO2 emisyonu söz konusuyken, bu değer içten yanmalı motora sahip araç için 260 gr/km seviyesindedir.
  • Buna göre, 135 km/şarj menzile sahip bir elektrikli aracın üretiminden kaynaklı fazla CO2 salınımı, sadece 7800 km sonra ofset ediliyor (1 yıldan az bir süre). Benzer hesaplama 420 km/şarj menzile sahip araç için yapıldığında 30 bin km elde edilmektedir (1.5-2 yıl).
  • Elektriğin üretiminde yenilenebilir kaynakların payındaki artışa paralel olarak elektrikli araçlar dolaylı olarak daha çevreci hale geliyor. Diğer iyileştirmeler ve verimlilik artışları da düşünüldüğünde ortalama bir elektrikli aracın üretimden itibaren daha çevreci olabileceği ifade edilebilir.

Türkiye otomobil piyasası ilk 8 ay satış istatistikleri şu şekilde:

Otomobil: 2017’nin ilk 8 sayında Türkiye’de satılan 423198 otomobilin 129161’i yerli üretim, 294037’si ithal. 2016’nın ilk 8 ayında satılan 438025 aracın ise 107723’ü yerli üretim, 330302’si ithal idi. Yani, 2016 ilk 8 ayda ithalat oranı %75 iken, 2017’de bu %69 olarak gerçeklemiş.

Hafif Ticari Araç: 2017’nin ilk 8 sayında Türkiye’de satılan 132793 aracın 67364’ü yerli üretim, 65429’u ithal. 2016’nın ilk 8 ayında satılan 130881 aracın ise 68792’si yerli üretim, 62089’u ithal idi. Yani, 2016 ilk 8 ayda ithalat oranı %47 iken, 2017’de bu %49 olarak gerçeklemiş.

Bu veriler şu açıdan önemli, Türkiye’de üretilecek elektrik bir otomobil gerek araç ithalatı, gerekse de petrol ve türevleri yakıt ithalatının azaltılması noktasında fayda sağlayacaktır. Hatta, TR’de araç fabrikalarının %75 oranında kapasitesini ihraç ettiğini ve yukarıdaki verileri dikkate alınca, TR’de elektrik araç üretilmese bile, sadece elektrikli araç ithal etsek dâhi, yakıt tasarrufu dolayısıyla cari açığın azaltılmasına katkı sağlar. Üretilen elektriğin yerlilik oranındaki artışa paralel olarak elektrikli araçların katkısı da artar.

Bakış açısıyla alakalı olarak da, uzun yıllar hidrojen yakıtlı araçlara yatırım yapan Toyota CEO’sunun elektrikli araçlarla alakalı perspektifini paylaşmak istiyorum (tamamı için bkz):  “… satış hasılatı artışı çok yavaş; fakat paradigma değişiminin başladığı bir ortamda, hemen kâr sağlamayan alanlara yatırım yapmak zorundayız. Bu, karşılaştığımız zorlu bir mücadele/meydan okuma“.

Elektrikli araç ve batarya konusunda ülkemizde halen bir aksiyon olmamasının cevabı sanırım bu yaklaşımın önemli piyasa oyuncularında olmamasından.

Ek bilgi: Bilindiği üzere, LG Polonya’da geçen yıl 380 milyon $ yatırımla yıllık 280 bin paket (100 bin araca batarya sağlayabilecek) kapasitede bir li-ion batarya fabrikası yatırımına başlamıştı. Bugün burada çıkan habere göre, LG 2020’ye kadar ilave 387 milyon $ daha yatıracak ve kapasiteyi artıracak. Bunu paylaşma sebebim, halen batarya konusunda adım atmadığımız gibi, kimseyi de ülkemize çekemiyor olmamız.


Otomobil demişken;

  • #tarihtebugün etiketiyle bir bilgi: Nissan Avrupa’daki ilk fabrikasını 08.09.1986 yılında İngiltere’de açtı. Nissan Leaf’in 2018 model versiyonu Japonya’da Ekim’de, ABD ve İngiltere’de Kasım itibariyle üretime başlayacak.
  • VW CEO’su WSJ’ye verdiği demeçte, şirket için kritik olmadığı değerlendirilen ve şirket cirosunun %20’sini oluşturan işlerin satışı için bir ekibin çalıştığını söyledi. Şirketin geçen yılki cirosu 217 milyar €’dan fazla. CEO, ayrıca, FCA ile birleşme haberlerinin spekülasyondan öte olmadığını ifade etmiş.
  • Avrupa ulusal tüketici organları, VW’e dizel skandalı kapsamındaki araçların bu yıl sonuna kadar düzeltilmesi konusunda baskı yapıyor.
  • 2012 model Chevy Bolt ile bataryada dikkate değer degredasyon olmadan 400 bin mil (643 bin km).
  • Honda, hidrojen yakıt hücreli aracı Clarity Fuel Cell için ITM Power ile vardığı anlaşma kapsamında 1 kg H2 için 10£ ödeyecek. Araç yaklaşık 5.46 kg H2 kapasiteli.
  • EU ve ETFA ülkelerindeki elektrikli araç satışları istatistiklerine göre (excelhaber), 2016’nın ilk yarısında 44151 olan satış adedi, 2017’nin aynı döneminde 62637 ile %41.9 artış göstermiş. 2017 ilk 6 ayda, adet bazında en çok satışlar sıralaması şu şekilde: Fransa 13555, Almanya 10189, UK 7694, Hollanda 4240, Avusturya 2679, İsveç 2200, Belçika 1483…

Elektrik üretiminin yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesi kadar, bu kaynakların utilize edilmesini sağlayan ekipmanların yerlilik oranı yüksek şekilde tedarik edilmesi de önemli. Bugün FT’de çıkan buradaki yazıda, RenewableUK tarafından yapılan bir araştırmaya göre, İngiltere’deki deniz aşırı (offshore) rüzgar projelerinden İngiliz şirketlerinin faydası %48 civarında ve bu da planlama, kurulum ve işletme işlerinden oluşuyor.  Bu oran 2015’te %43 imiş ve %50 hedefi 2020’de ancak yakalanabilecekmiş. Önümüzdeki 3 yılda 10 adet toplam 11.5 milyar £ değere sahip rüzgar çifliği kurulacak; ancak BOS’un büyük oranı UK dışında imal ediliyor. Siemens 310 milyon £ yatırımla geçen yıl UK Hull’da fabrika kanat (blade) fabrikası kurmuş.

Ülkemize gelince, hidroelektrik santrallerin iki ana ekipmanı olan türbin ve generatör konusunda bunu başaramadık. Rüzgarda benzer durum yaşanıyor gibi; ama YEKA sayesinde durum tersine dönecek, güneşte görece daha iyi konumda olacağız gibi. Özetle, yerlileştirme tüm ülkelerin ana gündemi.


Dünyanın en yenilikçi 100 firma 2017 sıralaması burada. Listede 50 ABD’li, 9 Japon, 6 Çin, 4 Fransız, 3 Hint, 3 Danimarka, 3 İsviçre, 2 Rus, 1 İspanyol, 1 İtalyan, 1 Hollandalı şirket yer alıyor.


Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş.’nin (Tüpraş) notunu “durağan”dan, “pozitif”e yükselttiğini açıkladı.


Avustralya merkezli Blockchain Energy Trading girişimi Power Ledger ETH ICO ile $17M fon topladı. Şirketin whitepaper’ı burada.


EPDK, 2018 yılı YEKDEM başvurularının alınmasına ilişkin duyuruyu bugün yayınladı.