19.04.2018

Türkiye Enerji Verimliliği Gelişim Raporu’na göre (ENVER);

  • 2005-2015 döneminde Türkiye’nin GSYİH’si bir birim artarken enerji tüketimi 0.8 birimlik artış göstermiştir.
  • 2000-2015 döneminde ODEX endeksi ile ölçülen enerji verimliliğinde toplamda %24.8, yıllık bazda ise %1.8 oranında bir iyileşme sağlanmıştır.
  • Enerji tüketimleri sektörel olarak ele alındığında, hizmet sektörü ile ulaştırma sektörü
    yılık bazda sırasıyla %6.2 ve %5.1 oranında artış göstererek enerji tüketimlerinin en hızlı arttığı iki sektör olmuştur. Bu iki sektörü, sanayi sektörü %2.4 ve konut sektörü de %2’lik artış oranı ile takip etmektedir.
  • Doğal gazın toplam birincil enerji tüketimi içerisindeki payı 2000 yılında %15.7
    iken 2016 yılında bu oran %28.1’e yükselmiştir.

Konuyla alakalı olması nedeniyle ve ilgilenenler olabilir düşüncesiyle Türkiye’nin sera gazı emisyonlarıyla alakalı buradaki yazıyı da paylaşıyorum.


Çin, yabancı menşeli otomobil üreticilerine uyguladığı 50:50 kuralını PHEV ve BEV araçlarla sınırlı olmak üzere esnetti. Yeni uygulama bu yıl sonunda devreye girecek ve 50:50 kuralı ortadan kaldırılacak. Aynı kural ticari araç imalatı kapsamında ise 2022’de kaldırılacak.

Bu karar oldukça önemli.


2014 yılında Kenya’dan yüklenen gül ve avakado yüklü soğuk hava tertibatlı konteynırların Hollanda’ya sevkiyatı sürecinde 30 kişi (ve organizasyon) görev almış ve 10 günü kağıt kürek işleri olmak üzere sevkiyat toplamda 34 günde gerçekleşmiş. Maersk ve diğer nakliye firmaları bu duruma blockchain ile çözüm bulmak istiyor, bakalım.


İran’ın elektrik enerjisi elde etmek amacıyla kullandığı gaz miktarı 2017 yılında %12.4 arttı. İngiltere de daha önceki 40 saatlik rekoru kırılara Pazartesi 22.25 ile Perşembe 05.10 saatleri arasında (yani toplamda 55 saat) elektrik üretiminde hiç kömür kullanılmadı.


ABD’li SunPower, SolarWorld’ün ABD yapılanmasının %100’ünü satın aldı. Böylelikle, SunPower, First Solar sonrası ABD’nin en büyük ikinci güneş paneli üreticisi oldu.


Şuradaki habere göre, rüzgar türbinleri, deniz kuşlarına o kadar da zarar vermiyormuş (eskiden boşu boşuna karşı çıkmışlar yani!). Araştırmacılar, 2 yıl boyunca Vattenfall şirketinin Thanet off-shore projesini takip etmişler ve 2 yılda toplam 6 kuş çarpma vakası tespit etmişler.

Kuşlar akıllı hayvanlar, rotalarını ayarlıyorlar, hiç de öyle kuş beyinli falan değiller 🙂


Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi (TANAP) Genel Müdürü Saltuk Düzyol, “30 Haziran’da vanayı açarak ticari gaz akışını başlatmayı planlıyoruz. Projenin toplamda yüzde 93,5’i tamamlandı.dedi. Projede, 131 bin adet 13 metre uzunluğunda boru kaynatılmış ve 11 milyon m3 hafriyat yapılmış. Boruların yüzde 80’i Türkiye’den kalan yüzde 20’lik kısım ise Çin’den temin edilmiş. Yatırım bedeli 11.7 milyar $ öngörülen projenin maliyeti 7.99’a kadar çekilmiş.

Çin ve Elektrikli Arabalar

  • Çin, içten yanmalı motor, yani benzin/dizel yakıtlı araba üretmekte kötü; ama
  • elektrikli araba üretmek görece kolay (FT’deki yazıda ifade edildiği kadar kolay değil tabi), batarya ve power train olmak üzere 2 temel parça var,

  • dolayısıyla, Çin, elektrikli araba konusunda global ölçekte başarılı olabilir ve Çin’de araç sahiplik oranı çok düşük

  • nitekim, Çin dünyanın en büyük (elektrikli) otomotiv pazarı (2016 elektrikli araç satışı 507 bin ile global satışın %45’i, toplam elektrikli otomotiv satışı ise 330 bin) ve 

  • bu bağlamda otomotiv sektörü üzerinde ciddi bir etkiye sahip

  • elektrikli araba sektörüne de, sübvansiyonlar yoluyla çok ciddi kaynak aktardılar/aktarıyorlar (sübvansiyonlar dâhil toplam devlet yatırımı 2015-2020 dönemi için yaklaşık 61 milyar $ ve bu, 2016’da satılan araç başı 15 bin $’a karşılık geliyor) (Çin’de satılan 10 elektrikli ve hibrit araçtan 7’si 6 şehirde satılıyor, zira o şehirlerde benzinli/dizel araç alımı lottery ile düzenleniyor veya ciddi bekleme süreleri var)
  • 2025 yılı itibariyle yollarda 7 milyon bataryalı ve hibrit elektrikli araç hedefliyorlar
  • dünyanın en büyük 5 batarya üreticisinden ikisi Çin’de, bunlar CATL ve BYD ve Bloomberg New Energy Finance’a göre, eğer Çin’li firmalar hedeflerini gerçekleştirirse, 2020’de Çin’deki toplam batarya kapasitesi 121 GWh olacak, nitekim CATL 2020’de tek başına 50 GWh kapasiteye erişmeyi planlıyor

Sorular

  • elektrikli araçlar halihazırda rekabetçi olabilmek için devlet desteklerine veya çeşitli imtiyazlara ihtiyaç duyuyor olması sektörün sürdürülebilirliği bağlamında ne ifade ediyor (sübvansiyonlar Ocak ayında %20 düşürüldüğünde BYD e6’nın satışları 2017 ilk 6 ayda %62 oranında düştü 2017’nin aynı dönemine göre),
  • Çin’in bu aksiyonları fazla kapasiteye sebep olabilir mi (güneş paneli üretiminde benzer şeyler oldu), bunu demek biraz tuhaf,
  • Çin’de 2016 yılında satılan elektrikli araç sayısı toplam satışların %1.32’sine karşılık geliyor, acaba o kadar desteğe rağmen az mı? Ülkede otopark sorununun etkisi nedir acaba?
  • Ortalama bir elektrikli aracın 400 km menzile sahip olmaması ve araçların küçüklüğü (BYD e6 gerçekten küçük, Avrupalı da olsa Renault Zoe de küçük; ama Hyundai Ioniq ile Nissan Leaf standart araba) insanları nasıl etkiliyor?

Batılı ülkeler ve Çin

  • Çin, tüm ulusun gücünü kullanarak herhangi bir politikayı uygulayabilecek potansiyele sahip (China has the ability to implement any policy by harnessing the strength of the entire nation).
  • Çin, güneş panellerinde fazla kapasiteye sebep olmuşsa da Alman SolarWorld başta olmak üzere ABD’li üreticileri dahi tehdit etmeyi başarmış ve kendilerine gümrük duvarları uygulamıştır ülkeler,
  • Elektrikli arabalarda yaptığının benzerini Çin “Made in China 2025” programıyla 10 adet sektör için de başlatıyor, bunların arasında elektrikli araçlar da var, yapay zeka da var, 5G teknolojisi de var.
  • Çin bunu nasıl yayımcı hale getiriyor; yüksek miktarda düşük faizli krediler sağlıyor, yabancı rakiplerin satın alınması konusunda yardımcı oluyor, geniş araştırma sübvansiyonları sağlıyor vs
  • In the long run (bu yaklaşım önemli), Çin, küresel tedarik zincirlerinin ve üretim ağlarının en kârlı kesimleri üzerinde kontrol sağlamak istiyor.

Buradaki bazı istatistiki verilerde FT’nin şuradaki yazısı başta olmak üzere muhtelif kaynaklardan yararlanılmıştır. FT’deki yazıda, elektrikli araba konusunda Çin’in uyguladığı sübvansiyonların sürdürülebilir olmaması vs gibi ifadeler mevcuttu (sübvansiyonların tutarının Özbekistan GDP ile kıyaslanması ne alakaydı mesela) ve hafif eleştiri tadında bir yazıydı; ancak, Çin, early mover denilebilecek şirketleri takip etmek yerine kendisi liderliğe oynamak istiyor, zira Çin artık çok hızlı öğreniyor ve Batılı ülkelerin otomotiv sektörü üzerinden sağladığı ekonomik liderliği sallıyor (Tesla’nın bunu tetiklemesi de işin ayrı bir ironisi sanırım).


#TarihteBugün:

  • 14 Ekim 1913’te Galler’deki bir maden patlamasında 493 işçi öldü.
  • 14 Ekim 1947’de ABD Hava Kuvvetlerinden Kaptan Chuck Yeager ses hızını (343.2 m/sn.) geçen ilk insan oldu.

08.08.2017

İngiltere’de konut doğal gaz altyapısının yarısını işleten Cadent (eski adıyla National Grid Gas Distribution Limited) kimya ve petrol rafineri gibi endüstriyel oyunculara %100 hidrojen, Manchester ve Liverpol sakinlerine ise metanla 5’te 1 oranında karıştırılmış hidrojen pompalamak üzere 600 milyon £’luk bir proje başlattı. Cadent, evsel tüketim için metanla karıştırılacak hidrojenin kombilere ve pişirme cihazlarına zarar vermeyeceğini söylüyor. Hidrojene tamamen geçiş için UK’deki 26 milyon kombinin hidrojen uyumlu olanlarla değiştirilmesi gerekiyormuş.

2016 yılı içerisinde, Northern Gas Networks (NGN) tarafından geliştirilen ve Ofgem tarafından da ön analizler için 300 bin £ fonlanan (NGN, ‘roadmap to hydrogen’ için 55 milyon £ fona da talip) 2 milyar £’luk projeyle Leeds’in ısınma ve pişirme maksatlı doğal gaz bağımlılığını azaltmayı amaçlıyor. Şirket, muhtelif yerlere H2 elde etmek amacıyla kurulacak “steam methane reformer” için şebekenin yeniden tasarımına çalışıyor.

National Grid Gas Distribution Limited (Cadent), 2016 yılı içerisinde Ofgem’den 6.8 milyon £ fon sağladığı HyDeploy projesiyle, Keele Universitesi’ne özel şebekede, %10-20 oranında hidrojen içeren gazın güvenli şekilde dağıtılıp kullanılabileceğini göstermeyi amaçlıyor.

Hidrojen konusunda Japonya’ya değinmeden geçmek olmaz. Japonya, İngiltere’dekinden nispeten farklı olarak, konutlara yakıt hücresi kurulmasıyla alakalı olarak ENE-Farm isimli bir program yürütüyor ve 2020’de 1.4 milyon, 2030’da 5.3 milyon ENE-Farm programıyla konutlara hidrojen tankları kurmayı hedefliyor. Bu hücreler, evlere gelen doğal gaz hattından H2‘yi üretip kullanıyor. Panasonic ve Aisin firmaları AB’ye dâhi açıldılar. Panasonic pazarlama için Viessmann ile çalışıyor ve 2019 Mart ayına kadar 5 bin adet kurulum hedefliyor. Standart bir kurulumun yaklaşık maliyeti 25 bin €. Aisin Seiki AB genelindeki deneme kurulumlarına Bosch ile işbirliğine giderek başladı ve bugüne kadar 70 adet kurulum yaptı ve denemeler Eylül’e kadar sürecek.

Konut tipi yakıt hücreleri Japonya’da 2009’da ticarileşti ve 2016 sonu itibariyle 200 bini aşkın kurulum yapıldığı tahmin edilmekte. Japonya’daki kurulumun maliyeti 8-9 bin $ arasında değişiyor, dış pazarlarda ise nakliye ve kurulum maliyetleri nedeniyle 25 bin €’lara kadar çıkıyor.

Not: Giacomini isimli şirket 2012’de hidrojen brülör geliştirmiş; ancak şu anda sitede ürünle alakalı bilgi yok, fakat şöyle bir alan var. Potential Role of Hydrogen in the UK Energy System isimli rapor.

(İngiltere’deki haberi ilk olarak Barış Sanlı’nın EAK bloğunda okudum)


Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan “3093 Sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu Uyarınca Radyo, Televizyon, Video ve Birleşik Cihazlar ile Bunların Dışında Kalan Radyo ve Televizyon Yayınlarını Almaya Yarayan Her Türlü Cihazdan Alınacak Bandrol Ücretlerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar” gereği cep telefonlarından alınan TRT bandrol oranı artık %10.


Otomobil

Tesla ile yatıp Tesla ile kalkar olduk, VW gibi dünyanın en büyük otomobil üreticisi bir dev bile Tesla’yı yegane rakibi olarak görüyor (Çin’li BYD Tesla’dan daha çok elektrikli araç üretmesine rağmen haberlerde bu kadar yer edinmiyor, üstelik %25’i Warren Buffet’i ait. Bu şey de Hollywood popülaritesine döndü, kültürü sen drive edemiyorsun, bir şekilde ABD liderliğini yapıyor). Şöyle de bir şey var, yılda ortalama 100 milyon araç üretiliyor ve daha çok alan araçlara ayrılır hale geliyor. Yayaları hali tam olarak şu bağlantıdaki gibi.

Otomobil dünyasından haberler aşağıdaki gibi.

  • Mazda, mevcut motorlarından %20-30 daha verimli bir içten yanmalı motor teknolojisi geliştirdiğini duyurdu ve yeni motora sahip araçların 2019’da yollarda olması planlanıyor. Bu duyuru, Toyota’yla ABD’de kurulacağı açıklanan elektrikli fabrika planından sonra geldi.
  • Renault İran’da fabrika kuracak. 660 milyon euroluk anlaşma çerçevesinde, Renault 2018’de İran’da yılda 150 bin araçla üretime başlayacak. Anlaşma gereği Reault’un payı %60, İran Sanayi Geliştirme ve Yenileme Organizasyonu (İDRO) %20 ve İranlı Naseh Holding’in %20 payı bulunuyor.
  • Tesla’nın ilk seri üretim otomobili olan 35 bin USD’lik fiyata sahip Model 3 ile dizel, benzinli araçların karşılaştırılması burada (tabloya göre Standart Model 3, 7500 $’lık FTC sonrası 27500 $’lık fiyatıyla, birçok içten yanmalı araç modellerine göre rekabet edebilir, hatta bazılarından daha ucuz). Tesla, 2017’de 200 bin, 2018’de 400 bin araç üretmeyi planlıyor. Elektrikli araç piyasasının en hafif bataryası da Kreisel Electric’te.
  • Duke Energy CEO’su Lynn Good’a göre elektrikli araçlar şebeke içi pozitif etki yaratacak? CEO, şirket içindeki bir ekibin elektrifikasyonun avantaja çevrilmesi konusunda çalıştığını ifade ettikten sonra, elektrikli araçların da çekişte artan bir etkiye sebep olmayacağını, yükün verimlilik ve diğer teknolojilerle birlikte birçok faktörden etkilendiğini değerlendirdi. Ama, ne olursa olsun, artan araç sayısı hızlı tepki veren frekans yönetimini zorunlu kılacak ve bu noktada da depolama yaygınlaşacaktır. Tam da bu noktada, Alman Innogy tarafından satın alınan Belectric şirketinin Saxony’de 16 MW’lık enerji depolama sistemini devreye aldığını belirtelim (sistemin şebeke yan hizmetleri için kullanılması hedefleniyor).

Arsenal futbol kulübü, Octopus Energy ile yaptığı anlaşmayla stadın tüm enerjisini %100 yenilenebilir kaynaktan sağlayacak. Octopus’un İngiltere’de 154 adet solar çiftliği var.


Almanya’nın solar hücre ve modül üreticisi SolarWorld’un nerdeyse tüm varlığı, SolarWorld kurucuları arasında bulunan Frank Asbeck tarafından yönetilen şirket tarafından satın alındı.


Stanford Üniversitesi biyologlarının araştırmasına göre, omurgalı hayvanların %30’undan fazlasının nüfusu azalma eğilimindeymiş ve canlı hayvan sayısı (insan harici) 1990’dan bu yana yarı yarıya azalmış.

11.05.2017

Günün haberi SolarWorld’ün iflas başvurusu yapması. Sebep, fiyat düşüşleriyle mücadele edememek. Şirket, panel üretiminin ingot-wafer-cell-modül aşamalarının tamamında faaliyet gösteriyor (ABD’de bile cell üretimi yapıyor). 1998’de kuruldu, 2015’te yeni üretim teknolojilerine yönelik AR-GE harcamalarına 50M € yatırdı. 2015 sevkiyatı 1108 MW idi. 2015 sonu itibariyle 253 adet aktif patenti var.

Lakin, teknoloji yakınsıyor sonuçta, Trina ile SolarWorld paneli arasında ne kadar fark olabilir, varsa bile değer mi fazladan ödeme yapmaya. SunPower da dünyanın durabilitesini en yüksek panellerini üretiyor; ama o da 2016 sonunda ikinci kez yapılandırma programı açıklamıştı.

Aşağıdaki grafik price learning curve diye geçiyor. GTM de, 2016’nın son çeyreğinde harmanlanmış modül fiyatlarını 0.42 $/Watt olarak tahmin ediyor. Trina Solar’ın ortalama satış fiyatı 2015’te 0.58 $, 2014’te 0.63 $ idi.

Price Learning Curve


Apple, gelişmiş imalat (advanced manufacturing) yapan ABD’li şirketlere yatırım yapmak için 1 milyar dolarlık bir fon oluşturuyor, ilk yatırımın Mayıs ayı içerisinde duyurulması bekleniyor.

Konuyla doğrudan alakalı değil; ama ilgimi çektiği için GE Türkiye’nin aşağıdaki twitini paylaşmak istedim. Ülkemizdeki inşaat şirketleri dijitalleşmediği gibi, sermaye biriktirebilen belki de yegane sektör olmasına rağmen o sermayeyi/nakdi de dijital alanlara yatırmıyorlar, yani Apple’ı azıcık örnek aldıkları yok.

GE Twit


GM elektrikli araçtan para kazanmıyor. Hatta, teşvik kredisi öncesi araç başına yaklaşık 8-9 bin $ kaybediyormuş. Ama, mesela Tesla’nın durumu farklı, zira örneğin Model S AWD 75D’nin tavsiye edilen satış fiyatı 72 bin $, dolayısıyla kendi segmentindeki araçların fiyatlarıyla rekabet edebiliyor ve pozitif brüt kâr marjı üretebiliyor; ancak toptan piyasaya gelince GM’nin Bolt’u vs kendi segmentindeki içten yanmalı motorlu araçlarla rekabet edemiyor henüz. Fiyatların paralelliğinin 2022’leri bulacağına yönelik raporlar var).

Önemli not: GM, LG Chem’e batarya hücresi için kWh başına 145 $ veriyor (battery pack de yaklaşık kWh başına 55 $’a maloluyor).

Bu arada bir rapor yayınlandı, diyor ki 2040’ta BEV satışı (adet bazında), ICE satışlarını geçecek. Biz yine de tekrarlayalım, raporda değinilen husus ister 2040’da ister 2035’te gerçekleşsin, gerçek bir şey var ki o da dönüşüm müthiş hızla ilerliyor ve aynı segmentteki BEV modeliyle ICE modeli fiyatları yakınsadıkça dönüşüm ivmelenecek.

BEV Sales


Tesla, Eylül ayında piyasaya sürülmesi beklenen solar roof kiremitlerinin fiyatını açıkladı: 21.85$/sq2, m2 fiyatı yaklaşık 235 $ yapıyor.

ABD’de çatı tipi solar sistemlerin yaygınlaşmasında satınalma modeli lease yöntemini 2017 Mart itibariyle geçmişti (buna göre, lease, 2014 yılında %72 ile ezici üstünlüğe sahipken, 2016’nın son çeyreğinde ilk kez %47’ye gerilemişti). ABD’li konut sahiplerinin hangi saikle böyle bir eğilime sahip olduğunu bilmemekle birlikte SolarCity’nin de benzer bir eğilime sahip olmaya başladığını okuyoruz. Bu eğilim şirket için çok anlamlı, zira, lease modeli çok ciddi nakit ihtiyacı gerektiriyor ve dolayısıyla, olası bir fon eksikliğinde şirket direk sarsılıyor. Tesla’nın şöyle de bir farkı var, panel üretimine hiç yatırım yapmadı, paneli imalatçılardan satın aldı ve uzun vadede solar roof & depolama üzerine eğiliyor, dolayısıyla hamle şirketin projeksiyonuyla da uyumlu.

Solar Lease modeli de nakit akışı anlamında güzel bir tablo sunuyor ve Hollandalı yatırım şirketi PGGM tam da bu nedenle yaklaşık 38 bin kuruluma denk düşen 218 milyon $’lık SolarCity sözleşmesine yatırım yaptı. Böylelikle, PGGM, bu 38 bin sözleşmenin gelirini kiralama ömrü boyunca alacak.

Alman E.ON da Birleşik Krallık’ta depolama entegreli GES kurulumuna başladı. Fiyatlar 7495 £ mertebesinden başlayacakmış (kaç kW için olduğunu bulamadım). UK operasyonuna Almanya ve İsveç faaliyeti sonrası başladı E.ON ve Türkiye’de de Sabancı’nın dağıtım bölgelerinden başlamak üzere böyle bir adım atabilir mi? Ayrıca, Almanya’da kurduğu SolarPros isimli şirket üzerinden de bakım, onarım ve muayene hizmeti veriyor E.ON.


Yapılan araştırmalara göre Tesla elektrikli araçlar 50 bin mil sonrası kapasitesinin yaklaşık %5’ini kaybediyor, batarya kapasitesi %90’a düşünceye kadar da ilave 150 bin mil daha gidilebileceği değerlendriliyor (bilimsel bir araştırma değil ve veriler şurada).

Bu değerle yeterine iyi olsa da Tesla araştırmacıları, bataryanın ömrünü uzatacak (hatta x2’ye çıkartacak) bir kimyasal yapı geliştirdi. Tesla, 2017’nin ikinci yarısı itibariyle Model 3’te kullanılması beklenen 2170 yapısındaki batarya hücresi üretimine de Ocak ayında başlamıştı. 2170 hücresiyle alakalı bir diğer haber şurada