24.01.2019

FT’de çıkan şuradaki yazıda, yenilenebilir enerji sektörünün yapısal olarak ne kadar farklı olduğunu çok iyi vurgulayan bir ifadeyi  buraya aynen yapıştırıyorum: “The other problem for investors is that the renewables sector remains fragmented, with thousands of small businesses often dedicated to a single geographic market.

Sonuçta, yenilenebilir enerji sektörü, esasında düşen materyal fiyatların da etkisiyle çoktan niş bir market olmaktan çıktı.


Önümüzdeki ay Nijerya’da yapılacak Başkanlık seçimlerinin mevcut Başkanın karşısındaki en güçlü aday Atiku Abubakar, seçimi kazanması halinde, Shell, Exxon ve Chevron gibi global petrol şirketlerinin üretim paylaşımına dayalı anlaşmalarının yeniden müzakere edileceği sözünü verdi (bkz).

Nigerian National Petroleum Corporation’ı “mafya organizasyonu” olarak tanımlayan Atiku, şirketin ayrıştırılacağını ve rafinelerin de özelleştirileceğini söyledi.
Nijerya’nın son 10 yıldaki petrol üretiminde yaşanan düşüş %26 dolaylarında.


Toyota ve Panasonic, prizmatik batarya hücre üretimiyle ilgili olarak ortaklığa gittiklerini duyurdu. Buna göre, JV %51 Toyota olacak şekilde 2020’nin sonuna doğru kurulmuş olacak. Panasonic, Japonya ve Çin’in Dalian bölgesindeki fabrikanın haklarını JV’ye devredecek.


ABD merkezli bir kar amacı gütmeyen kuruluş olan Institute for Energy Economics and Financial Analysis’e (IEEFA) göre (bkz), Çin’in ülke dışındaki kömür santrali finansmanı 2017 yılında  36 milyar USD olmuş. Üstelik, 399 GW güçteki bu santrallerin %26’sı ya geçtiğimiz sene planlanmış ya da yapılacağı geçen sene taahhüt edilmiş (36 milyar ve 399 GW ilişkisini anlamadım doğrusu).

Çin, ABD’nin Paris Anlaşması’ndan çekilme kararı sonrası bu konuda liderliği almaya çok meraklıydı ama işin pratiği pek öyle değil gibi. Almanya’nın dizelden kolayca vazgeçememesine benziyor sanki bu durum (dizel). Çin’in kömür tüketiminin 2013’ten bu yana sürekli düştüğünü, 2018 yılında ise nispi bir artış sergilediğini hatırlatalım.

Türkiye’nin siyasi/toplumsal durumu için kullanılan torn kelimesinin Almanya’nın iklime için kullanıldığına da ilk kez şahit oldum, ifade tam olarak şöyle: “The government is torn between the need to protect Germany’s crucial car industry, … and the need to act to protect a rapidly deteriorating climate (bkz)


Carbon Brief’in analizine göre (bkz), 2018 yılı UK elektrik tüketimi 1994’ten bu yana en düşük seviyesinde gerçekleşti. Benzer eğilim tüm gelişmiş ülkelerde söz konusu. Verimlilik veya başka sebeplerle yaşanan bu durum elektrik üretim endüstrisi açısından ise büyük sorun (bkz).

18.12.2017

“Eldeki 1 kuş daldaki 2 kuştan iyidir.” diyerek başlamak istedim, zira One Planet zirvesi sonrası kendisiyle söyleşi yapılan Macron, nükleerden vazgeçmeyeceklerini, aksine nükleerin yenilenilir kaynaklarla birlikte en çevresi kaynak olduğunu söyledi ve kömürden vazgeçmediği için de Almanya’ya taş attı. Yani, Fatih Birol’un geçtiğimiz gün söylediği üzere, herkes cebine bakıyor. Birisi nükleeri kötülerken diğeri savunuyor.

Ülkeleri yöneten insanların önünde sonunda kendi gerçekliklerine hareket ettiğini görmek beni çok mutlu ediyor. Trump’ın da iklim değişikliğin ulusal bir risk kategorisinden çıkaracağı söyleniyor.

Kömür demişken IEA’ya değinmeden olmaz ve öncelikle FT yazarının (Nick Butler) Fatih Birol’u yılın enerji insanı olarak değerlendirdiğini belirtelim ve IEA’nın Coal 2017 raporuna geçelim. IEA’ya göre; kömür talebi 2022’ye kadar global anlamda az miktarda da olsa artmaya devam edecek. IEA, kömür talebinin 2016’daki 5.357 Mtce’den 2022’de 5.534 Mtce’ye ulaşacağını öngörüyor. Bu, 2013’teki seviyeden %1 daha az olsa da iklim değişikliğiyle mücadele için çok daha fazlasına ihtiyaç var ki, Fatih Birol, Sabancı Üniversitesi’nde yaptığı son konuşmada Paris Anlaşmasının çok gerisinde olduğumuzu söylemişti.

Coal 2017 IEA
Change in coal demand from 2016 to 2022, by country and region, in millions of tonnes of coal equivalent.

Hollanda, alım garantisiz toplam 700 MW kapasite için rüzgar ihalesi düzenliyor.


Statoil, Roncsador sahasının %25 hissesini Petrobras’dan aldı.

Bu arada, Venezuela, Karayipler’deki iki doğalgaz sahasının işletme hakkını Rus enerji şirketi Rosneft’e verdi.


Mevcut batarya geliştirme hızıyla 2030 hedeflerinin yakalanmasını zor gören Toyota Panasonic ile (ve başka üreticilerle) ortak batarya geliştirmeyi planlıyor. 2020 yılına 10’dan fazla farklı elektrikli araç modelini piyasaya sürmüş olmayı hedefleyen (bkz) Toyota’nın 2030 yılı toplam satış hedefi EV ve FCV için 1 milyon, plug-in ve hibrit için de 4.5 milyon.

Bosch otomotiv birimi başı Volkmar Denner, 2030’da 200 GWh kapasiteli batarya hücresi üretimi için 20 milyar € yatırım yapacaklarını söyledi.

Bu çerçevede, 2020 erken dönemlerinde toplam (global) batarya üretim kapasitesinin 275 GWh olması bekleniyor. Bu arada ARK, 2022’de global elektrikli araç satışının 17 milyona ulaşmasını bekliyor.

Batarya konusundaki bir diğer gelişme de şu; ABD’li Solid Power, BMW ile solid-state batarya geliştirilmesi konusunda iş birliğine gittiklerini duyurdu. İş birliği kapsamında BMW, Solid Power’e, Solid Power’ın teknolojisinin elektrikli araçların gerektirdiği performans seviyelerine ulaştırılması konusunda yol gösterecek.


Tesla, hızlı şarj istasyonlarının (super charger) kötüye kullanımını engellemek için “fair use” politikası geliştirdi ve bu kapsamda ticari maksatlı kullanılan araçların (taksi, Uber/Lyft, kamu hizmeti veren, sevk maksatlı kullanılan vb) bu istasyonları kullanmasını yasakladığını duyurdu.

Söz konusu uygulama, duyuruyu takiben alınacak araçları kapsayacak.


#TarihteBugün: Venezuela’da 18 Aralık 1982’de elektrik üretim santralinde çıkan yangın 128 kişinin ölümüne, 40 bin kişinin tahliye edilmesine ve Başkent Caracas’ın yarısının elektriksiz kalmasına neden olmuş (bkz).

#GününSözü: “Let China sleep, for when she wakes, she will shake the world.” (Napoleon Bonaparte’ye atfedilmektedir.)

08.11.2017

“The long tailpipe” kavramını tarihe gömmek gerekiyor sanırım 🙂 Zira, benzeri defalarca yapılmış olsa da, yeni bir çalışma gösteriyor ki, elektrikli araçların kullandığı elektrik en kirli kaynaklarca üretilse de elektrikli araçlar dizel araçlardan daha çevreci (haber burada). Çalışmaya göre, dizel bir araç km’de 200 gr CO2 eş değerinden fazla salınımına sebebiyet verirken, kendisine en yakın kirlilikteki Polonya’daki bir elektrikli araç km’de 160 gr CO2 eş değeri emisyon yaratıyor (grafik). Çalışma sadece CO2 esaslı yapılmış sanırım.


Brazilya, Arabistan’ın petrol kesintisi kapsamında görüşme önerisini reddetmiş. Brazilya, halihazırda günlük 2.65 milyon varil petrol üretiyor.


Atmosferdeki CO2 seviyesinin 2016’da tarihi zirve yaptığının BM ve WMO tarafından açıklanmasının ardından, WMO şimdi de atmosferdeki methane seviyesinin yükseldiğine ve son 10 yılın ortalamasının da üzerine çıktığını söyledi. Bu endişe verici olsa da, tuhaf olan yükselmenin sebebinin anlaşılmaması.


151 bin USD’ye 2 kişilik elektrikli bir uçak (seri üretim maliyeti değil). Bu uçak Çin Şınyang Havacılık Üniversitesi tarafından geliştirildi. RX1E-A isimli uçak 2 saat havada kaldı ve hızı 160 km/saat’e ulaşabiliyor. Uçağın pilot eğitimi, yolcu taşıma, fotoğrafçılık ve turizm amaçlı kullanılması hedefleniyor. Uçağın 2012’de başlanan geliştirilme süreci 3 yıl sürmüş ve ilk uçuğu 2015’te yapmış. O dönem yaklaşık 45 dakika hava kalmış ve 3 bin metre irtifaya ulaşmıştı.

Okurken nasıl da gıpta ettim.


OPEC, global araç sayısının 3’te birinin elektrikli olması durumunda, petrol talebinin 109 milyon ile 2034 zirve yapacağını ve sonra yatay seyredeceğini tahmin ediyor (grafik).

OPEC raporunda, piyasadaki elektrikli araç penetrasyonunun ciddi şekilde artmasının 24 yılı bulabileceği ve paylaşım uygulamaları dolayısıyla sahiplik oranındaki düşüşe değinilmiş olmakla birlikte; BP raporunda, 2040’a doğru piyasadaki araç sayısı 2 milyar ve elektrikli araç (otomobil, truck vs) da 70 milyon olsa 1.2 milyon varil/gün petrol azalımı yaşanabileceği hesaplanmıştı.

Dolayısıyla, OPEC’in raporu bana tuhaf geldi.

OPEC raporunda car-sharing iş modeline değinilmesi bağlamında, Didi’nin (Uber’in Çin versiyonu) filosunda 260 bin elektrikli araç var ve bu nedenle de şarj istasyonu altyapısına yatırım yapıyor.

Bu arada, BMW, Daimler, Ford ve Volkswagen (Audi ve Porsche ile birlikte), Avrupa genelinde, 2022’ye kadar 400 adet 350 kW DC güçte hızlı şarj istasyonu kurulması konusunda iş birliğine gittiklerini duyurdu (şarj istasyonu ağına IONITY demişler).


Alphabet’s Waymo, 100 m2’lik bir alanda tamamen otonom aracını kullanmaya başlıyor. Araçta bulunacak Waymo çalışanı, direksiyon koltuğunda değil arka koltukta oturacak. Video burada. Google, 2009’dan bu yana yürüttüğü çalışmaların meyvesini toplamaya başladı.

Bu arada, VW, Google ile, elektrik araç bataryalarının geliştirilmesi başta olmak üzere ulaşım ile alakalı geleceğe dönük geliştirmeler kapsamında kuantum bilgisayar teknolojisinden faydalanılmasını teminen işbirliğine gitti.


UK’de, SSE and Npower güçlerini birleştirerek yeni bir tedarik şirketi kurmak için görüşmeler yürütüyor.


Çin’li Tongwei Solar Energy (Hefei) 1.8 milyar USD yatırımla, her biri 10 GW kapasiteye sahip 2 adet solar cell fabrikası kuracağını açıkladı. Halihazırda dünyanın en büyük dördüncü cell üreticisi olan Tongwei 5.4 GW kapasiteye sahip ve 4.3 GW kapasitesinin de inşaatı devam ediyor.

Bloomberg New Energy Finance’e göre, dünyanın en büyük cell üreticisi 6.5 GW kapasiteyle JA Solar Holdings Co.


Fatih Birol Columbia Energy Exchange’e konuk olmuş, podcast başlığı Reflections & Outlook On the Global Energy Sector ve başlangıçta Galatasaray vurgusu yapıldı. Fatih Bey tam bir GS hayranı 🙂


178 mt hub yüksekliğiyle dünyanın en büyük türbini Almanya’da inşa edildi.

İmalatçı: Max Bögl Wind AG


Panasonic CEO’su Kazuhiro Tsuga, Tesla Model 3 üretimine ilişkin darboğazın anlaşıldığını ve üretim sürecinin otomasyona bağlanması sonrası Model 3 üretiminin hızlı şekilde yükseleceğini söyledi. İlginç doğrusu.


UBER için kötü bir haber daha; ABD’nin NY kentinde düzenlediği saldırıda 8 kişinin ölümüne, 11 kişinin yaralanmasına neden olan Sayfullo Saipov’un, Uber için şoför olarak çalıştığı bildirildi.


Shechtman Uluslararası Liderlik Ödülü’ne layık görülen Yüksel Yıldırım’ın hikayesi okumaya değer (bağlantı).

21.09.2017

EHCars Twitter hesabı çok güzel bir şeye dikkat çekmiş; OPET’in şurada görebileceğiniz reklamında elektrikli BMW i3 kullanılmış. Ulan,bunu kim koydu buraya!

Elektrikli araç demişken, 2017’nin ilk yarısında, ABD’de satılan her bir elektrikli araca karşılık 60 adet, Çin’de 30 ve AB’de 25 adet benzini/dizeli su gibi içen SUV satıldı (FGE kaynaklı bilgi) ve FGE’den Cüneyt Kozakoğlu, FT’ye verdiği demeçte ifade ettiği üzere “düşük benzin fiyatlarının yaşandığı dönemlerin enerji dönüşümünü yavaşlattığına şüphe yok.


Panasonic, Japonya’nın batısında 117 konutu mikro şebekeyle birbirine bağlayacak. Bunun için her bir konuda 4.6 kW çatı tipi GES ve 11.2 kWh kapasiteli bir bataryalı depolama sistemi kurulacak. PanaHome olarak adlandırılan projenin 2018 Ekim’de tamamlanması bekleniyor.


E.ON, 2016 yılının Ocak ayında fosil ve yenilenebilir iş kollarının ayrışması işlemini resmi olarak tamamlamış ve bu ayrışmayla geleneksel güç santralleri (nükleer, gaz, kömür, hidro) ve uluslararası enerji ticareti yeni kurulan Uniper isimli şirkete verilmişti. Ayrışma sonrası E.ON, Uniper’de %53 oranındaki çoğunluk hissesini 2016 Eylül’de E.ON hissedarlarına transfer etmiş ve kalan hisse oranı olan %47’nin ise 2018’de elden çıkarılacağı söyleniyordu. Bu %46.7 oranındaki hisse için Finlandiyalı enerji şirketi Fortum, E.ON ile görüşme halinde ve satın alma için 8 milyar € teklif etti.


Bugün ajanslara Toshiba’nın chip birinin satışında sona gelindiğine ilişkin haberler var. Bu mesele hakikaten tam bir yılan hikayesine dönmüştü. Toshiba’nın chip biriminden elde edilen gelir nükleer şirketi Westinghouse’un zararının kapatılmasında kullanılacak. Dünyanın en büyük 2. NAND çipi üreticisinin düştüğü durum hakikaten üzücü. Nükleer sadece Toshiba’nın değil, E.ON ve RWE şirketlerinin de başına bela oldu. Bilindiği üzere, Fukushima kazası sonrası Almanya 2011’de karar almış ve en geç 2022 yılında nükleer santrallerin kapatılmasına karar vermişti. Bloomberg’in Fukushima kazası için black swan benzetmesi yapması çok yerinde.


Google, HTC’nin Pixel model akıllı telefonlarının geliştirildiği birimi 1.1 milyar $’a satın aldı. Bu birim HTC’nin akıllı telefon sevkiyatının %20’sini oluşturuyor.


Çin’li arama motoru Baidu, otonom sürüç için 1.5 milyar $’lık Apollo ismi verilen fon oluşturduğunu açıkladı. Şirketin açıklamasında, fonun 3 yıl içerisinde 100 otonom sürüş projesine yatırım yapacağı söylendi.

Bu arada, Alphabet’in Waymo’su da Uber’e açtığı ticari sır davasından 2.6 milyar $ talep ediyor.


Toyota Motors başkanı Akio Toyoda, elektrikli araç konusunda oyuna biraz geç dahil olduklarını; ancak şirketin (plug-in) hibrit ve fuel-cell teknolojine odaklanmaya devam edeceğini ve Toyota’nın yalnızca elektrikli araçlara odaklanmayı düşünmediğini söyledi. Elektrikli araçların şu anda odak noktasında olduğunu da ifade eden Akio, hangi teknolojinin başarılı olacağına, günün sonunda müşterilerin ve piyasanın karar vereceğini belirtti.

Toyota’nın solid-state batarya teknolojisi konusunda patent başvurusu yapmıştı.

Bu arada, 2000’li yılların başında fuel-cell teknolojisiyle alakalı söylenen 2 şeye dikkat çekmek istedim (bkz):

  • Honda Managing Director (1999): 20-30 yılda fuel-cell araçların içten yanmalı motor satışlarını yüksek olasılıkla geçecek.
  • USA President George W Bush (2002): Fuel-cell inanılmaz fırsatlar sunuyor. Bunun gelecek olduğuna inanmak zorundayız.

Statkraft’ın güvenlik nedenleriyle inşaatını yarıda bıraktığı Siirt’teki 517 MWe gücündeki Çetin HES’i Limak Enerji aldı ve inşaata başladı.


#TarihteBugün: Araçlarda kullanılan 3 noktalı emniyet kemerini icat eden İsveçli mühendis Nils Bohlin 21 Eylül 2002’de vefat etti. Bohlin, 1950’li yıllarını Saab uçaklarındaki boşaltma koltuğu üzerine çalışmalarla geçirdi ve 1958’de Volvo’nun ilk güvenlik mühendisi oldu ve 3 noktalı kemeri burada tasarladı. Volvo bu kemeri, 1959’da İsveç’teki araçlarında, 1963’te de tüm araçlarında kullanmaya başladı ve dahası, bu tasarımı diğer araç üreticilerine ücretsiz verdi. Bohlin o kadar başarılı bir tasarım ortaya koymuş ki, o günden bu yana çok az değişti.

09.08.2017

Güney Avustralya eyaletinin başkenti olan Adelaide’de Australian Gas Networks (AGN) tarafından işletilen doğal gaz şebekesine %10’a kadar hidrojen verilecek. Hidrojen, fazlalık yenilenebilir enerji santrallerinden sağlanan elektrik kullanılmak suretiyle elektroliz ile elde edilecek.

Doğal gaz şebekesinde herhangi bir revizyon gerektirmeyen proje, Australian Renewable Energy Agency (ARENA) tarafından 5 milyon $ fonlanmaktadır. Hidrojen oranı artırılısa hem şebekede revizyon ve evlerdeki kombilerin de hidrojen kombilerle değiştirilmesi gerekiyor.

Sistemin çalışma prensibi şurada resmedilmektedir.


Nissan, NEC Corporation (%49) ile ortaklaşa 2007 yılında kurduğu batarya işinin (AESC) Çin’de yerleşik fon GSR Capital’e satışını doğruladı. Satışın 1 milyar $’a gerçekleştiği tahmin ediliyor. NEC’in payı olan %49, Nissan tarafından satın alınmak suretiyle GSR’ye devredilecek. NEC bu işlemden 10 milyon $ “faaliyet dışı gelir” yazacak.

AESC, 2014 yılında Panasonic’den sonra dünyanın en büyük ikinci batarya üreticisiydi. Yıllar geçtikçe geriledi ve şimdi elden çıktı. Türkiye için kaçan bir fırsat! Opel ilkiydi.

Bu arada, Tesla’nın Avustralya’da 100 günde teslim etmeyi taahhüt ettiği 100 MW/129 MWh depolama sisteminde Samsung SDI batarya hücresi kullanılacakmış. Panasonic değil.

Lityum madencilerinin bataryalara maden yetiştirme rekabeti, Reuters; 2017’deki arz yönündeki durum, 2025’te 26 bin ton farkla terse dönecek (toplam ihtiyaç: 785 bin ton lithium carbonate equivalent), 2025’e kadar yıllık 4-5 milyar $ yatırım ihtiyacı. Piyasa, birlikte %66 paya sahip 4 şirket tarafından domine ediliyor (FMC, Albemarle, SQM and China’s Tianqi Lithium Corporation). Wood Mackenzie’ye göre ise bu şirketler piyasanın %78’ine hakim. FMC, lithium hydroxide kapasitesini %80 artışla 2017’de 18 bin tona çıkardı ve 2019’da 30 bine ulaşmayı planlıyor. Albemarle, bu yılki 89 bin ton kapasiteden 2021’de 165 bin tona ulaşmayı ve önümüzdeki 5 yılda 700 milyon-1 milyar $ arası yatırım yapmayı bekliyorlar. SQM, 50 milyon $’lık yatırımla 48 bin ton olan kapasitesini 63 bin tona artırmayı planlıyorlar. Çin’li Tianqi, kapasite artırım planlarına dair değerlendirme yapmamış.

Lithium fiyat, maden, rezerv detaylarına grafiksel olarak bakmak için FT bağlantısı


Glencore Australia şirketine ait 7 milyar dolarlık Wandoan kömür madeni, düşük emtia fiyatları ve iklim değişikliğini desteklemek amacıyla rafa kaldırıldıktan sonra 27 yıllığına geçerli 30 bin hektar alan için madencilik (mining lease) izni aldı.

Banking on Climate Change 2017 raporu, Avustralya Bankalarının yarısının kömür madenciliği ve santrali işlerine finansman sağlanmaması konusunda hiç politikası olmadığını ortaya koymuştu.

Bloomberg şurada kömür santrallerini işlenmiş, tespitler şu şekilde (raporun tamamına erişim üyelik gerektiriyor, elinde bulunanların paylaşmasını arzu ederim_mailim: ibrahimakgun41@gmail.com):

  • Emisyon regülasyonu 2021’de yürürlüğe girecek.
  • Kapasite ödemeleri kömür santrallerinin ömrünü uzatabilir (2030’a kadar azalma, sonra sabit grafik).

Suudi Arabistan küçük ölçekli GES düzenlemesi. Düzenleme, 1 kW üstü ile 2 MW altı projeleri kapsıyor. Tahsis edilen toplam kapasite, her bir dağıtım bölgesi bazında, bir önceki yılki puant yükün (peak load) %3’ü ile sınırlandırılmış. Trafo bazında kapasite de, trafonun nominal kapasitesinin %115’ile sınırlandırılmış.


Akış pili (flow battery) geliştiren Vionx şirketi, ürünün enerji, güç, şarj-deşarj verimliliği (round-trip eff) ve vanadium redox akış sisteminin bulunabilirliği hususları için sigorta sağlamaya başladı. Bu, lityum tarafından domine edilen piyasada vanadium için yeni bir sayfa açabilir.

08.08.2017

İngiltere’de konut doğal gaz altyapısının yarısını işleten Cadent (eski adıyla National Grid Gas Distribution Limited) kimya ve petrol rafineri gibi endüstriyel oyunculara %100 hidrojen, Manchester ve Liverpol sakinlerine ise metanla 5’te 1 oranında karıştırılmış hidrojen pompalamak üzere 600 milyon £’luk bir proje başlattı. Cadent, evsel tüketim için metanla karıştırılacak hidrojenin kombilere ve pişirme cihazlarına zarar vermeyeceğini söylüyor. Hidrojene tamamen geçiş için UK’deki 26 milyon kombinin hidrojen uyumlu olanlarla değiştirilmesi gerekiyormuş.

2016 yılı içerisinde, Northern Gas Networks (NGN) tarafından geliştirilen ve Ofgem tarafından da ön analizler için 300 bin £ fonlanan (NGN, ‘roadmap to hydrogen’ için 55 milyon £ fona da talip) 2 milyar £’luk projeyle Leeds’in ısınma ve pişirme maksatlı doğal gaz bağımlılığını azaltmayı amaçlıyor. Şirket, muhtelif yerlere H2 elde etmek amacıyla kurulacak “steam methane reformer” için şebekenin yeniden tasarımına çalışıyor.

National Grid Gas Distribution Limited (Cadent), 2016 yılı içerisinde Ofgem’den 6.8 milyon £ fon sağladığı HyDeploy projesiyle, Keele Universitesi’ne özel şebekede, %10-20 oranında hidrojen içeren gazın güvenli şekilde dağıtılıp kullanılabileceğini göstermeyi amaçlıyor.

Hidrojen konusunda Japonya’ya değinmeden geçmek olmaz. Japonya, İngiltere’dekinden nispeten farklı olarak, konutlara yakıt hücresi kurulmasıyla alakalı olarak ENE-Farm isimli bir program yürütüyor ve 2020’de 1.4 milyon, 2030’da 5.3 milyon ENE-Farm programıyla konutlara hidrojen tankları kurmayı hedefliyor. Bu hücreler, evlere gelen doğal gaz hattından H2‘yi üretip kullanıyor. Panasonic ve Aisin firmaları AB’ye dâhi açıldılar. Panasonic pazarlama için Viessmann ile çalışıyor ve 2019 Mart ayına kadar 5 bin adet kurulum hedefliyor. Standart bir kurulumun yaklaşık maliyeti 25 bin €. Aisin Seiki AB genelindeki deneme kurulumlarına Bosch ile işbirliğine giderek başladı ve bugüne kadar 70 adet kurulum yaptı ve denemeler Eylül’e kadar sürecek.

Konut tipi yakıt hücreleri Japonya’da 2009’da ticarileşti ve 2016 sonu itibariyle 200 bini aşkın kurulum yapıldığı tahmin edilmekte. Japonya’daki kurulumun maliyeti 8-9 bin $ arasında değişiyor, dış pazarlarda ise nakliye ve kurulum maliyetleri nedeniyle 25 bin €’lara kadar çıkıyor.

Not: Giacomini isimli şirket 2012’de hidrojen brülör geliştirmiş; ancak şu anda sitede ürünle alakalı bilgi yok, fakat şöyle bir alan var. Potential Role of Hydrogen in the UK Energy System isimli rapor.

(İngiltere’deki haberi ilk olarak Barış Sanlı’nın EAK bloğunda okudum)


Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan “3093 Sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu Uyarınca Radyo, Televizyon, Video ve Birleşik Cihazlar ile Bunların Dışında Kalan Radyo ve Televizyon Yayınlarını Almaya Yarayan Her Türlü Cihazdan Alınacak Bandrol Ücretlerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar” gereği cep telefonlarından alınan TRT bandrol oranı artık %10.


Otomobil

Tesla ile yatıp Tesla ile kalkar olduk, VW gibi dünyanın en büyük otomobil üreticisi bir dev bile Tesla’yı yegane rakibi olarak görüyor (Çin’li BYD Tesla’dan daha çok elektrikli araç üretmesine rağmen haberlerde bu kadar yer edinmiyor, üstelik %25’i Warren Buffet’i ait. Bu şey de Hollywood popülaritesine döndü, kültürü sen drive edemiyorsun, bir şekilde ABD liderliğini yapıyor). Şöyle de bir şey var, yılda ortalama 100 milyon araç üretiliyor ve daha çok alan araçlara ayrılır hale geliyor. Yayaları hali tam olarak şu bağlantıdaki gibi.

Otomobil dünyasından haberler aşağıdaki gibi.

  • Mazda, mevcut motorlarından %20-30 daha verimli bir içten yanmalı motor teknolojisi geliştirdiğini duyurdu ve yeni motora sahip araçların 2019’da yollarda olması planlanıyor. Bu duyuru, Toyota’yla ABD’de kurulacağı açıklanan elektrikli fabrika planından sonra geldi.
  • Renault İran’da fabrika kuracak. 660 milyon euroluk anlaşma çerçevesinde, Renault 2018’de İran’da yılda 150 bin araçla üretime başlayacak. Anlaşma gereği Reault’un payı %60, İran Sanayi Geliştirme ve Yenileme Organizasyonu (İDRO) %20 ve İranlı Naseh Holding’in %20 payı bulunuyor.
  • Tesla’nın ilk seri üretim otomobili olan 35 bin USD’lik fiyata sahip Model 3 ile dizel, benzinli araçların karşılaştırılması burada (tabloya göre Standart Model 3, 7500 $’lık FTC sonrası 27500 $’lık fiyatıyla, birçok içten yanmalı araç modellerine göre rekabet edebilir, hatta bazılarından daha ucuz). Tesla, 2017’de 200 bin, 2018’de 400 bin araç üretmeyi planlıyor. Elektrikli araç piyasasının en hafif bataryası da Kreisel Electric’te.
  • Duke Energy CEO’su Lynn Good’a göre elektrikli araçlar şebeke içi pozitif etki yaratacak? CEO, şirket içindeki bir ekibin elektrifikasyonun avantaja çevrilmesi konusunda çalıştığını ifade ettikten sonra, elektrikli araçların da çekişte artan bir etkiye sebep olmayacağını, yükün verimlilik ve diğer teknolojilerle birlikte birçok faktörden etkilendiğini değerlendirdi. Ama, ne olursa olsun, artan araç sayısı hızlı tepki veren frekans yönetimini zorunlu kılacak ve bu noktada da depolama yaygınlaşacaktır. Tam da bu noktada, Alman Innogy tarafından satın alınan Belectric şirketinin Saxony’de 16 MW’lık enerji depolama sistemini devreye aldığını belirtelim (sistemin şebeke yan hizmetleri için kullanılması hedefleniyor).

Arsenal futbol kulübü, Octopus Energy ile yaptığı anlaşmayla stadın tüm enerjisini %100 yenilenebilir kaynaktan sağlayacak. Octopus’un İngiltere’de 154 adet solar çiftliği var.


Almanya’nın solar hücre ve modül üreticisi SolarWorld’un nerdeyse tüm varlığı, SolarWorld kurucuları arasında bulunan Frank Asbeck tarafından yönetilen şirket tarafından satın alındı.


Stanford Üniversitesi biyologlarının araştırmasına göre, omurgalı hayvanların %30’undan fazlasının nüfusu azalma eğilimindeymiş ve canlı hayvan sayısı (insan harici) 1990’dan bu yana yarı yarıya azalmış.

02.08.2017

Gündemimde kazık bir haber var. Vatan’dan Meltem Kara’nın haberine göre Otopark Yönetmeliği değişiyor. 01 Ocak 2018’de yürürlüğe girmesinin beklendiği belirtilen taslak ilginç, zira şunlar öngörülmekteymiş;

  • Eskiden 3 daire başına 1 otopark alanı zorunluluğu daire başı hale geliyor. Üstelik, toplu konut inşaatlarında, kamu kurum  ve kuruluşları, sinema, tiyatro gibi yapılarda, hastanelerde ve otellerde otopark ihtiyacının parselinde veya bina bünyesinde karşılanması zorunlu oldu, yani otopark bedeliyle kurtulamıyor bunlar.
  • Her 50 park yerinden biri, elektrikli araçlara uygun olarak düzenlenecek.
  • Bütün otopark türlerinde, otopark alanının yüzde 1’i kadar ilave bir alan, bisiklet ve motosiklet park yeri olarak ayrılacak.

Değişiklikteki yaklaşımlar güzel; ancak inşaat maliyetleri yükselecektir. O nedenle “kazık bir haber” nitelendirmesi yaptım.


Gelecek, elektrikli (plug-in/hibrit) – dizel – hidrojen yakıt hücreli araçlardan oluşacak. Menzil söz konusu olduğunda elektrikli araçların alacağı daha çok mesafe var. Yakıt hücreli araçlar denildiğinde de maalesef elektrikli araçlardan daha da geride; güvenlik, maliyet (dolum istasyonu ve araç maliyeti) anlamında.

Yakıt hücreleri forkliftlerde kullanılıyor halihazırda ve Bloomberg’de çıkan bir habere göre Plug Power isimli şirket yıllardır müşteri arıyormuş ve sonunda Amazon’la 10 tane ambarda kullanılmak üzere anlaşma sağlamış. Benzer şekilde, Wallmart, Plug Power şirketiyle 600 milyon $’lık anlaşma yapmış Haziran’da ve forkliftlerin kullanıldığı ambar sayısını 2’ye katlamayı planlıyormuş (58 adet). ABD’de toplam 600 binden fazla forklif varmış ve bunların %3’ten azı hidrojen yakıt piliyle çalışıyor. Bu arada, Toyota dünyanın en büyük forklif imalatçısıymış ve Toyota aynı zamanda hidrojen yakıt piline odaklanan da yegane şirket diyebiliriz.


Bugün bir diğer önemli husus da Alman otomotiv devleriyle hükümetin toplantısı. CEO’lar, yetkilileri dizelin geleceği olduğuna ikna etmeye çalışacaklar. Alman otomotiv üreticileri, Tesla, Nissan gibi elektrikli araç üreten şirketleri yakalamak için zamana ihtiyaç duyuyor. Alman şirketlerin elektrikli araç konusundaki durumlarını resmetmeye çalışalım:

  • VW de 2025’te 30 yeni EV modelini piyasaya sunmuş olmayı hedefliyor. Daimler, 2025’e kadar 10 adet EV modeline 10 milyar € bütçe ayırmış. Morgan Stanley’e göre, EV dönüşümü nedeniyle VW 2025-2028 yılları arasında zarar yazacak.
  • VW CEO’su Matthias Müller, “Tesla S modelinin başarısı Phaeton planlarını gözden geçirmemize bizi zorladı.” ifadesini 2017 Mart’ta kullandı.
  • VW CEO’su Matthias Müller, satış adetlerinden hareketle, EV piyasasının halen niş (niche) bir pazar olduğunu ve VW’nin EV piyasasını bunun ötesine taşımak amacıyla önümüzdeki 5 yıl içerisinde 9 milyar €’luk yatırım yapacağını söyledi. Ancak, öte yandan, 22 milyar $ da daha verimli içten yanmalı motor teknolojisi geliştirilmesine yatırım yapacaklarını ifade etti. Bunu 2017 Mayıs’da dedi.
  • VW de, Anhui Jianghuai Automobile (JAC Motors) ile ortaklık kurup Çin’de yılda 100 bin elektrikli araç satmayı ve yolculuk paylaşım girişimi Didi’ye araç satmayı planlıyor. İlaveten, VW’nin Çin ülke müdürü, elektrikli araç kotasının nasıl uygulanacağı konusundaki belirsizliklere rağmen, gelecek yıl VW’nin tam elektrikli aracı Çin’de piyasaya süreceğini söyledi. Daimler de, Didi ile birlikte ne geliştirebiliriz diye konuştuklarını söylemişti.
  • VW Almanya’da kendi batarya fabrikasını kurma planı yapıyor (2 milyar $’lık bir
    plan).
  • Audi, emisyon skandalından sonra, 2022’ye kadar 10 milyar €’luk maliyet kesintisiyle (AR-GE kesileceği söylenmiş) elektrikli araç için fon sağlamayı planlıyor. Şirketin ayrıca 7 üst düzey yöneticisinden 4’ününü görevleri değişiyor.

Elektrikli araç işi, yılda 100 milyona yakın aracın satıldığı bir dünyada elbette niş gibi gözükebilir; ama düşünüldüğünden daha hızlı bir şekilde adapte olunuyor ve 2040’lı yılların nasıl olacağı az çok tahmin edilebiliyor. Bu konuyla alakalı kendi değerlendirmem burada (era of EV).

İlave bilgi: Almanların 2016 yılı araç motoru ihracatı 228, makine 170, kimya 107, elektronik 100 milyar EURO (grafik). 2015 Eylül’den bu yana Almanların dizel araç satışlarındaki payı düşüyor (%50’lerden 42’lere kadar gerilemiş) (grafik).


Hong Kong’lu milyarder Li Ka-shing akıllı sayaç (su ve eleketrik) geliştiren Alman Ista International GmbH şirketini borçlarıyla birlikte 4.5 milyar € karşılığı satın aldı (işlem rekabet otoritesi tarafından onaylandıktan sonra tamamlanacak).

Şirketin geçen yılki satış geliri 850 milyon € (12 milyon kişiye).

İlave bilgi: Panasonic, elektrik anahtarları, priz ve sayaç geliştiren Türk şirketi Viko’yu 2013’ün Kasım’ında 460 milyon $’a satın almıştı.


#Shell  – Düşük petrol fiyatları ve Shell’in yeşil yol arayışı (bağlantı)

Shell CEO’su Ben Van Beurden geçtiğimiz hafta demişti ki “gelecekteki aracım elektrikli olacak”. Bundan kısa süre önce de İstanbul’da düzenlenen 22nd World Petroleum Congress’de temiz New Energies bölümüne, yenilenebilir enerji ve elektrikli araçlar için 1 milyarlık harcama yapacaklarını söylemişti (Shell CEO’su hidrojen yakıtlı araçlarda, LNG’li ve yeni nesil bio yakıtlarda gelecek görüyor). Nitekim, 2017’nin aşında Toyota ile 7 tane hidrojen dolum istasyonu için işbirliğine gitmişti.

CEO’nun yatırımcılarını ikna etme konusunda başarılı sanırız. Zira, Shell ve SoftBank birlikte, 5 milyar $ değerlemeyle Asya’nın en büyük yenilenebilir enerji şirketi olan Singapur merkezli Equis Energy’yi satın almak için teklif verdiler. Portföyünde güneş, rüzgar ve hidro projeleri olan şirketin işletmedeki gücü 4.4 GW, inşaat halindeki (+geliştirilmekte olanlar) gücüyse 6.7 GW.

Teklif verenler arasında Engie de var (Japon finansal holding Orix ile birlikte). Engie’nin 1000 MW’lık rüzgar YEKA ihalemize katılmadığını hatırlatalım.

Yakınsama (petrol ve rüzgar)

Teknolojide yakınsama bilinen bir şey, convergence deniyor. Açık deniz petrol platformları sayesinde derin deniz projeleri geliştirilmesi konusunda petrol şirketleri çok deneyimli. Bunu çok iyi bilen Statoil New York sahillerinde rüzgar çiftliği geliştirmek için lisans aldı. Shell de, deniz aşırı rüzgar santrallerinde de pay kapmaya çalışıyor


Kısa kısa haberler

  • Zorlu, Filistin elektrik şirketi JDECO ile MoU imzaladı.
  • Şarkıcı Will.i.am tarafından2016’da kurulan i.am+, ev otomasyon sistemi geliştiren #Wink’i satın aldı.
  • Tesla Model 3 chip Alman Infineon’dan.
  • Toshiba chip birimini bir türlü elinden çıkaramadı. Süreç tekrar durmuş.
  • Rusya’nın, Siemens gaz türbinlerini Kırım’a gönderdiğinin ortaya çıkması sonrası, daha fazla Rus gerçek ve tüzel kişisine yaptırım uygulanması için Almanya’nın getirdiği öneri AB tarafından destekleniyor. Nihai karar ise henüz verilmedi.

11.03.2017

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu, sanal para birimi Bitcoin’in Borsa Yatırım Fonu olmak için yaptığı başvuruyu kabul etmedi. SEC’ten yapılan yazılı açıklamaya göre, Bitcoin’in Borsa Yatırım Fonu başvurusu, hileli ve manipülatif faaliyetlerin önlenmesi için gerekli şartları sağlamadığı gerekçesiyle kabul edilmedi.

Yaklaşık 3.5 yıllık bekleme sürecinin ardından gelen ret kararı, Bitcoin’in değerinde büyük düşüşe neden oldu. SEC’ten olumlu karar çıkmasına yönelik beklentiyle gün içinde birim başına 1.325 dolara kadar çıkan Bitcoin, ret açıklamasıyla 1.100 doların altına geriledi. Bu değer kaybı, Bitcoin’in toplam piyasa değerini 16,5 milyar dolara kadar düşürdü. Bitcoin, 2009 yılında toplamda dünya üzerinde 21 milyon adet üretilmesi planlanan dijital bir para birimi olarak kimliği bilinmeyen kişi veya kişiler tarafından tasarlandı. Finansal krizle kullanımı küresel bazda rağbet görse de maddesel, fiziki bir karşılığı bulunmayan Bitcoin, kullanıcıları arasında “kripto para” olarak da adlandırılıyor. Herhangi bir merkezi olmamasının yanı sıra kimlik bilgileri gizli tutularak A kişisinden B kişisine ya da kurumuna dijital para transferi sağlanırken, birçok farklı web sitesi üzerinden komisyon karşılığı farklı para birimlerine dönüştürme işlemi yapılıyor.


Japonya, konutlara hidrojen yakıt hücreleri kuruyordu uzun zamandır. Panasonic ve Aisin AB’ye açılmışlar. Bu hücreler, evlere gelen doğal gaz hattından H2‘yi üretip kullanıyor. Panasonic pazarlama için Viessmann ile çalışıyormuş ve 2019 Mart ayına kadar 5 bin adet kurulum hedefliyor. Standart bir kurulumun yaklaşık maliyeti 25 bin €.

Aisin Seiki AB genelindeki deneme kurulumlarına Bosch ile işbirliğine giderek başladı ve bugüne kadar 70 adet kurulum yaptı ve denemeler Eylül’e kadar sürecek.

Tosbiha ise su ısıtma amacıyla Almanya ve Fransa’da, Alman batarya üreticisi aracılığıyla sistem satıyor.

Konut tipi yakıt hücreleri Japonya’da 2009’da ticarileşti ve 2016 sonu itibariyle 200 bini aşkın kurulum yapıldığı tahmin edilmekte. Japonya’daki kurulumun maliyeti 8-9 bin $ arasında değişiyor, dış pazarlarda ise nakliye ve kurulum maliyetleri nedeniyle 25 bin €’lara kadar çıkıyor (3 kat maliyetli).

Japonya, konutlara yakıt hücresi kurulmasıyla alakalı olarak ENE-Farm isimli bir program yürütüyor ve 2020’de 1.4 milyon, 2030’da 5.3 milyon ENE-Farm programıyla konutlara hidrojen tankları kurmayı hedefliyor.