ABD Paris Anlaşması’ndan Çekildi

ABD Paris Anlaşması’ndan çekildi

Trump beklenen açıklamayı yaptı (video). Buna göre, BM Genel Sekreterliği, ABD’nin çekilme talebini en erken 4 Kasım 2019 tarihinde kabul edebilecek. Mehmet Emin Birpınar’ın belirttiği üzere, kararlarda oy birliği şartı olduğu için ABD resmen çekilene kadar karar alınamaz.

Trump, Anlaşmayı şu nedenlerle eleştiriyordu: ABD’ye diğer ülkelere eşit koşullar sağlamıyor ve Ulusal Ekonomik Araştırma Derneği’nin araştırmasına göre, Anlaşma’nın taahhütleri, 2040 itibariyle kağıt üretimini %12, çimento üretimini %23, demir ve çelik üretimini %38, doğalgaz üretimini %31 ve kömür üretimini %86 azaltacak. Bunun ekonomiye kaybedilen üretim açısından maliyeti 2040 itibariyle yaklaşık 3 trilyon dolar ve 6,5 milyon endüstriyel istihdam olacak.

Dönüşümü asla kabul etmeyen, statükocu bir yaklaşım gibi. Kömür diye bir şey mi kaldı (coal is dead). Kömür geri getirilebilir mi, getirsen bile diğer ülkeler dönüşüyor, sen yerinde mi sayacaksın? Merak ettiğim tek şey, Trump’ın hangi rasyonel saikle bu kararı aldığı!

AB tepkili: İtalya, Fransa ve Almanya ortak tepki gösterdi: “Biz, Fransa, Almanya ve İtalya’nın hükümet ve devlet başkanları olarak, ABD’nin iklim değişikliğine ilişkin evrensel anlaşmadan çekilme kararını esefle karşılıyoruz. Paris Anlaşması, iklim değişikliğiyle etkin ve zamanında mücadele etmek ve 2030 sürdürülebilir kalkınma hedeflerini uygulamak için ülkelerimiz arasındaki iş birliğinde temel olmayı sürdürüyor.”

BM tepkili: “ABD’nin kararının, sera gazı emisyonunun azaltılması ve küresel güvenliğin artırılması amacıyla sergilenen çabalar için büyük bir hayal kırıklığı”

Konuyla ilişki diğer gelişmeler:

  • Çin yeni kömür santrali izinlerini durdurdu.
  • Çin ile AB, ABD’den kaynaklanacak boşluğu doldurmak üzere güçlerini birleştirmeye karar vermiş. Sırrı Uyanık’ın twitlediği üzere, “Bugünleri de görecekmişiz. Avrupa+Çin ABD ye karşı Paris Anlaşmasına sahip çıkıyor.”
  • UK kendini nasıl konumlandıracak acaba (hatırlatma: bazı belgeler ortaya çıkmıştı)?
  • Almanya’nın ne yapmaya çalıştığı belirsiz. Almanya’nın da iklim değişikliği konusunda müphem davranıyor ve Merkel bu konuda iki yüzlülükle itham ediliyor, zira, nükleer phase-out süreci ortaya konulmasın rağmen, elektrik üretiminin %44’ünü kömürden karşılayan Almanya, 2016’nın sonunda yayınlanan Climate Action Plan’da 2030 itibariyle enerji sektörünün emisyonları 1990’daki seviyeden %61-62 daha aşağı çekmesi planlanmış olsa da, kömür santrallerinin devreden alınışıyla alakalı olarak spesifik detaylara raporda yer vermemişti. Almanya kısa ve orta vadede kömürün elektrik üretimindeki payını azaltma konusunda çok istekli görünmüyor. Zira, linyit kapasitesinin rezerv olarak tutulması ana politikalardan birisi.
  • Rusya Paris Anlaşmasının, önemli ülkelerin katılmaması durumunda etkinliğinin azalacağını söyledi ve Anlaşmanın arkasında durduğunu söyledi.
  • ABD’de 3 tane kömür santrali kapatıldı.

Ukrayna’nın Rus Gazprom aleyhine Stokholm Ticaret Odası Tahkim Enstitüsü’nde açılan davada, mahkeme “al ya da öde” kuralını iptal etti. Sohbet Karbuz’un yorumu burada.

Dava hakkında:  Gazprom, Naftogaz’dan $47.1 milyar (Ukrayna GDP’sinin yarısı), Naftogaz da Gazprom’dan $30 milyar talep ediyor. Mahkeme, aşağıdaki 3 hususta da Naftogaz’ın lehine karar verdi:

  • Ukrayna almadığı gaz için ödeme yapması gerekmiyor, “al ya da öde” klozu hükümsüz kılınıyor.
  • Mahkeme fiyat formülünü gözden geçirerek Avrupa gaz merkezlerinde piyasa fiyatlarına bağladı.
  • Mahkeme, yeniden gaz geri ihracatı yasağını kaldırmaya karar verdi.

Gazprom’un tazminat ödeyecek olup olmadığı daha sonra kararlaştırılacak ve Ukrayna’nın transit geçiş için daha fazla ödeme talebi daha sonraki bir tarihte kararlaştırılacak.


Çin, Suudi Arabistan’dan aldığı petrole Yuan ile ödeme yapmak istiyor. Çin’in petrol ithalatı 2011-2013 arasında günlük 5-6 milyon varil iken, 2017’de 8’i geçmiş ve Arabistan Rusya’dan sonra en çok ihtalatın yapıldığı ülke.


Intel CEO’su İsrailli MobilEye şirketine 15.3 milyar $’ı “geleceğin arabasının gittikçe daha fazla server’e benzeyeceğini” üşündüklerinden verdiklerini söylemiş. Neden elektrikli araba aldığı sorulan yaşlı bir ABD’linin şöyle dediğine denk gelmiştim: “it’s a computer or wrapped with a car …”, “technology and everything involved with…”.

13.03.2017

Intel, otonom sürüş teknolojisi geliştiren İsrail’li MobilEye firmasını 15.3 milyar $’a satın aldı. MobilEye, MobilEye ve Intel BMW ile halihazırda işbirliği içerisinde ve bu yılın ikinci yarısında 40 adet self-driving aracı piyasaya sürmeye hazırlanıyorlar. MobilEye ile BMW, 2021’de ilk tamamen otonom araç için işbirliği içerisindeler.

1999’da kurulan MobilEye firmasına Goldman Sachs 2007’de 130 milyon $ yatırım yapmış, şirket 2014’te New York Borsasında işlem görmeye başlamış (piyasa değeri 10.6 milyar $). Şirket, çarpışma önleme konusunda piyasanın %70’ini domine etmekle birlikte, oto-pilot özelliği konusunda Tesla ile yaptığı işbirliği, Tesla Model S’in Ekim 2015’teki kazası sonrası sonlandı ve iki taraf da birbirini suçlamıştı.

Bu satınalma sonrası, Bosch (ve Autoliv ile Continental) kendi görüş teknolojisini (visual technology) geliştirmeye bağlı kalacağını açıklarken, Valeo, MobilEye’ın teknolojisini kullanacağı söyledi. Bosch, Nvidia ile komplex trafik şartlarını handle edebilecek AI yazılımı geliştirilmesi konusunda çalışıyor.


JinkoSolar (%20), Marubeni (%20), and the Abu Dhabi Water and Electricity Authority (ADWEA) (%60) ortaklığında kurulan bir SPV Abu Dabi’ye 120 km mesafede 1177 MW gücünde kurulacak GES (Sweihan PV) için 25 yıllık PPA imzaladı. GES’in ticari işletmeye 2019’da geçmesi bekleniyor. Elektriğin tamamı ADWEA’nın %100 sahibi olduğu ADWEC elektrik şirketine satılacak. Marubeni’nin basın duyurusu linki.


Google’ın 2014’te 400 milyon £’a satın aldığı DeepMind isimli AI şirketi, UK’nin enerji faturasını %10 düşürebileceğini iddia ediyor. Üstelik, DeepMind’ın CEO’su, ilave herhangi bir altyapı gerektirmeksizin, yani sadece optimizasyonla bunun başarılabileceğini söylemiş. Bunun nasıl başarılacağına dair detay yok; yani talep tarafı katılımı mı sağlanacak, yoksa sadece elektrik olarak bakılırsa üretim-depolama-tüketim entegrasyonu mu sağlanacak bilemiyorum; ama ortada bir iddia var. Haberde, FT’de daha önce yayınlanan bir yazıdan hareketle, yenilenebilir kaynakların optimum şekilde şebekeye entegrasyonu konusunda bir yol takip edileceğini varsayabiliriz, yani bir tür smart grid (akıllı şebeke) (haberdeki tam ifade: “FT report reveals that DeepMind specifically wants to help the National Grid to utilise renewable energy sources in the most efficient way possible”).

Haberde ayrıca, Google, DeepMind’ın geliştirdiği algoritmayı kendi tüm sunucu merkezlerine kurduğu ve buraların soğutma sistemlerinde %40, genelde de %15 daha az enerji tüketimi sağladığı belirtilmiş.

Çeşitli platformlarda AI ile alakalı kaleme alınan metinlere bakıldığında şunun ortaya çıktığı da bir gerçek: AI, insanın yaptığı herhangi bir işi insandan daha iyi yapabilir; AI, tahmin, optimizasyon gibi alanlarda kesinlikle daha yıkıcı bir etkiye sahip. Otomasyonun etkisine dair bazı çalışmalar; bkz 1, bkz 2.

Aklına gelenler için, AI’lerde hafıza var.


Bir önceki hafta çalışanlarının %66’sını işten çıkartan Sungevity iflas açıkladı ve Northern Pacific Group ile 20 milyon $’lık varlık alım anlaşması imzaladı; bir başka deyişle, bugüne kadar 850 milyon $ fonlanan Sungevity’den geriye kalan ne varsa 20 milyon $’a satıldı. Yerinde inceleme gerektirmeyen sistemi sayesinde kendisini “asset light” olarak tanımlıyordu Sungevity (kâğıt üzerinde her şey iyi gözüküyordu), ama bu nakit sıkıntısına girmesini engellememiş ve Easterly Acquisition Corp ile birleşmesi de iptal olunca iflas gelmiş.