Elektrik Fiyatları (01 Ekim 2018 itibariyle)

Dünkü mükerrer REGA’da 01 Ekim’den itibaren uygulanacak elektrik birim fiyatları yayımlandı. Bu, Eylül ve Ağustos aylarında da yapılan zamla birlikte peşpeşe üçüncü zam oldu (tarifelere EPDK’nın sitesinden erişilebilir).

Son zamla birlikte, AG’den bağlı tek terimli mesken abonesi, 1 kWh elektrik için KDV ve fonlar dâhil 59.72 krş ödeme yapacak. Bu, Nisan-Temmuz döneminde 46.12 krş idi.

Nisan – Temmuz dönemindeki birim fiyatlara göre artışa bakıldığında kümüle olarak elektrik fiyatlarına tam olarak %29.5, 3 ay için aylık bazda da %9 zam yapılmış oldu.

TRT payı da Nisan – Temmuz dönemindeki birim fiyatlara göre oluşacak faturada bugün itibariyle %41.1 artmış oldu.

Elektrik faturalarına ilişkin excel buradan indirilebilir.

15.05.2018

BNEF’ye göre (bkz), 2017’nin ikinci yarısında rüzgar türbinleri fiyat endeksi MW başına 990 bin $ olarak gerçekleşti. Fiyat, sahaya teslimatı içeriyor, KDV ve devreye alma ile montaj maliyetlerini ise içermiyor.

RES demişken, 2017 sonu rüzgar kapasitesi 10652 MW olan EDP (Energias de Portugal), Çin’li Three Gorges’ın şirketin tamamını satın almak teklif ettiği hisse başına 3.26 €’yu çok düşük bularak reddetti. EDP hisseleri geçtiğimiz günde, potansiyel satın alma nedeniyle yüzde 9 artmıştı.


ABD Enerji Bilgi İdaresi (US EIA) shale üretiminin Haziran ayında 144 bin varil/g artmasını bekliyor. Brent petrol fiyatı dün 78.50’ye dayanmıştı, bugün de 79’u gördü.

Barış abinin dünkü notlarında (bkz) kendine yer bulan Fatih Birol’un demecini de paylaşmak gerek: “Bazı üreticiler daha yüksek petrol fiyatı istemeye başladılar. Bunun iki etkisi var: 1) ABD şeyl ve Brezilya açık deniz üretimi hızlı gelir. 2) Güçlü petrol talep büyümesi yavaşlar. İnsan ne dilediğine dikkat etmeli


CEDIGAZ’a göre global doğal gaz tüketimi 2017’de yüzde 3.3 artarak 3640 bcm’ye ulaştı. Çin’deki artış tek başına 30 bcm (yüzde 15).

Diğer detaylar ve grafikler için tıklayınız.


Uniper, CH4 sentezlemek için H2 kullanacağı pilot bir tesisi Falkenhagen rüzgar santralinde devreye aldı. AB’nin STORE&GO projesi kapsamında yapılan tesisin sentezlemede kullandığı karbon bio-etanol tesisinden geliyormuş. Tesisin saatlik CH4 üretimi 50 m2’lik bir alanın ısınması için gerekli aylık enerji miktarına eşit.

Reuters haberi (www).


Binalarda elektrik tüketimi artışında birinci sırada “soğutma” geliyor ve tüketicilerin satın aldıkları klimaların enerji performansı, piyasada bulunabilen verimlilik aralığının genelde altında. Konunun önemine ve hızlı çözüme kavuşturulabilecek bir alan olmasından ötürü Fatih Birol “klima kaynaklı elektrik tüketiminin günümüz enerji tartışmalarının kör noktalarından birisi” olduğunu söylüyor (bkz).


Güney Kore, ABD’nin güneş paneline ithalatına karşı getirdiği tarifelere karşı Washington ile ikili müzakerelerde bulunulması için DTÖ’ye resmi olarak başvurdu. DTÖ dışında yürütülen görüşmelerden sonuç alınamaması dolayısıyla bu adımı attı Kore.


Yeni nesil Nissan Leaf elektrikli araç satışlarında 2018’in ilk çeyreği itibariyle 22040 adetlik satışla ilk sırada. Aynı dönemde global ölçekte satılan elektrikli araç (BEV+PHEV) sayısı toplamda 312409.

Tablo


Tesla, otomotiv endüstrisinin 1980’lerde yaptığı hataları tekrarlıyor başlıklı şuradaki haber çok doğru olmalı, zira Elon Musk’ın kendisi de “haklı bir eleştiri” diye niteledi haberi ve hataların düzeltildiğini söyledi (electrec).

Tesla İsviçre’de bariyerlere çarptı, 48 yaşındaki Alman vatandaşı şoför öldü, araç cayır cayır yandı. Kaza, bataryanın yanmasını tetiklemiş olabilir. Thermal runaway olarak adlandırılan hadisenin (batarya sıcaklığının aniden durdurulamaz şekilde artması) yaşandığı değerlendiriliyor.

Bu arada, Avustralya’da 6 ay önce devreye alınan 100 MW/129 MWh kapasiteli depolama tesisi, frekans yardımcı hizmet maliyetlerini yüzde 90 oranında azaltmış.


Qualcomm’a göre, elektrikli araçların kablosuz şarj edilmesine yönelik teknoloji önümüzdeki 2 yıllık süreçte ticari olarak kullanılabilir olacak.

EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz da şarj işinin en kolayı olduğu olduğunu söylemiş. Kolay, katılıyorum da sanırım acelemiz yok demeye getirmiş EPDK Başkanı. Zaten, dünyadaki araçların dönüşümü 1 günde gerçekleşmiyor da demiş.

10.04.2018

UK’nin nükleer düzenleyici otoritesi Office for Nuclear Regulation (ONR), Hinkley Point C nükleer santralinde EDF Energy’nin yönetimsel hatalarının güvenlik zafiyetlerine neden olabileceğini söyledi. Müfettiş, tedarik zinciri yönetiminde bazı sıkıntılar tespit etmiş. ONR raporu burada.

Ayrıca, Hinkley ile aynı tip olan ve yine EDF tarafından yapılan Flamanville nükleer santralindeki kaynak sorununun da düşünülenden daha kötü ortaya çıktı. EDF, Hindistan’ın 10 adet üçüncü nesil tasarım EPR nükleer santral siparişinden 1 tanesini bile teslim etmiş değil.

Aynı EDF, 2035’e kadar 8 milyar € yatırımla 10 GW enerji depolama kapasitesi geliştirmiş olmayı planlıyor.

Nükleer ile alakalı Güney Kore’den ilginç bir örnek paylaşmak istiyrum bu vesileyle (kaynak): Güney Kore’nin elektrik enerjisi üretiminde nükleerin payı %30, kömür %40, gaz %22 ve yenilenebilir ise %4. 24 adet nükleer reaktörün faal olduğu ülkenin Başkanı Moon, 2030 itibariyle yenilenebilir enerjinin payının %20’ye çıkarılacağını taahhüt etmişti. Ülkenin en eski reaktörü Kori 1 geçtiğimiz Haziran ayında kapatılmıştı. Moon, Kori 1’in kapatılma töreninde yaptığı konuşmada erken inşaat aşamasındaki Shin-Kori 5 ve 6 santrallerinin ise devam etmeyeceğini söylemişti. Ancak, muhalefet ve nükleer bilim insanlarının buna karşı çıkması neticesinde rastgele seçilen 471 vatandaştan oluşan bir komitede yapılan oylama sonucunda %59.5 ile santral inşaatının devamı yönünde karar çıktı.


Total’in Shetland’daki gaz platformu Alwyn’da kullanılmak üzere Avusturya firması Taurob tarafından geliştirilen robot (görsel) bu yıl içerisinde platforma yerleştirilecek. Platformda 120 kişi çalışıyor ve robot, gaz kaçaklarını tespit etmekte kullanılacak.


UK’deki shale gas geliştirme çalışmalarında yeni bir aşamaya gelinmiş gözüküyor. Hidrolik çatlatma (fracking) firması Cuadrilla, Lancashire’daki sahada yatay sondajın tamamlandığını duyurdu.


Devletler mi EIA’ya güvenerek politika geliştiriyor, yoksa IEA devlet politikalarına göre mi projeksiyon ortaya koyuyor bir türlü netliğe kavuşmadı anlaşılan. Zira, IEA, Oil Change International adlı bir STK tarafından eleştiriye maruz kalmış ve fosil yakıt endüstrisine bağlı olmakla suçlanıyor.

Herhangi bir yeşilci STK benim nezdimde direk negatif algıya sahip. Bu da onlardan birisi.


Japon SoftBank geçtiğimiz Cuma günü  Kanadalı Nemaska Lithium’un %9.9’luk hissesini satın aldığını duyurdu. Vestel’in 25 GWh/yıl kapasiteli batarya projesi Proje Bazlı Yatırım Teşvik Sistemi kapsamında desteklenecek. Vestel’in yatırım tutarı 28 milyar lira olarak açıklandı.

Oyak Renault’un da 493 milyon liralık hibrit motor üretimi teşvik kapsamında desteklenecek.

Yatırımlara Proje Bazlı Devlet Yardımı Verilmesine İlişkin Karar’ın destekleri arasında faiz veya hibe desteği ile sermaye desteği gibi bugüne kadar sunulmayan kalemler var.

Ben açıkçası projelere sağlanması planlanan sermaye desteğini merak ettim.

Elektrikli araba dönüşümüyle alakalı iki kelam etmek istedim bu vesileyle; ben, bu dönüşümün sektörel bazlı olacağına inanan biriyim. Mesela, servis sektörü, ticari kiralama vs gibi. Uzun vadeli filo kiralama sektörünü özellikle önemli görüyorum; ama üreticilerin üretim kapasitesi de kısıtlı, örneğin Chevy Bolt EV’nin üretim kapasitesi 25-30 bin/yıl kadar. Tesla da üretim adetlerini artırmayı başarmış gibi (bkz), ilk çeyrekte 11730 adet Model S üretilmiş.


Uber, elektrikli bisiklet kiralama işi yapan Jump Bikes’ı 100-200 milyon USD gibi bir bedelle satın aldı. 30 dakikalık kullanım 2$ (+ bazı ilave masraflar varmış).


BNEF New Energy Pioneers 2018 listesinde bildiğim 3 firma var; i) Advanced Microgrid Solutions, ii) Bidgely, iii) LO3 Energy. Bidgely’den özellikle bahsetmek istiyorum; bu firma, energy disaggregation konusunda çalışıyor. 2015 yılındaki araştırmalarına göre %98 doğruluk sağlayabiliyordu. Zamanında kendi çalıştığım enerji şirketine bu gibi cihaz geliştirilmesini önermiş, İTÜ’den firmalarla görüşmüştüm; ama sonuç alamamıştım. Geçtiğimiz günlerde de, geliştirilmesi için görüştüğüm ve “yapamayız” diyen firma (Nuvia) benzer bir cihazı TR piyasasına sunmuştu. Mail atarak tebrik etmiştim ilgili arkadaşları!


Bölgesel gerginlikler Brent petrolün varil fiyatını 70 dolara dayadı. Trump’ın Suriye ile alakalı vereceği karar da merakla bekleniyor.

ABD’nin Rus alüminyum şirketi Rusal’a getirdiği yaptırım sonrası Glencore yüzde 8.75’lik hisse değişimi planını iptal etti. Rusal’ın hisseleri yaptırım kararı sonrası yüzde 40 düşmüştü (2016 Ekim’den bu yana en düşük seviyeye geriledi hisse değeri). Rus parası Ruble de geriliyor.


Citic Resources Holdings, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’nde daha fazla rol alabilmek adına Çin’in Kuzeydoğu’sundaki performansı kötü bazı petrol varlıklarını ve maden sahalarını Kazakistan’a satmak ve karşılığında da Kazakistan’daki bazı enerji varlıklarında kendisine hisse devri yapılması üzerine görüşmeler yürütüyor.


Google, tükettiği elektrik enerjisinden daha çok yenilenebilir enerji satın alma hedefini yakaladı. Google’ın kontrata bağlı yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam gücü 3 GW. En yakın rakibi Amazon ise 1.2 GW civarında.


British Gas, artan toptan satış fiyatları ve yeşil tarife maliyetlerinin etkisiyle enerji fiyatlarını yüzde 5.5 yükseltti.

Ofgem, Iresa firmasına, 40 dk telefonda bekleme süresi gibi şikayetlere ilişkin hususları çözene kadar yeni müşteri yasağı getirdi. ETKB’nin EDAŞ’lara getirdiği çağrı merkezi standartlarını düşününce ülke olarak bazı konularda hakikaten iyi noktalarda olduğumuzu değerlendirebiliriz.

18.01.2018

ABD’de 2017 yılı plug-in (BEV ve PHEV) satışları 2016’ya kıyasla %27 artış göstererek 200 bin adede ulaştı. 2017’de satılan her bir plug-in aracın %53’ü de bataryalı elektrikli (106 bin). Dünyanın en büyük ikinci plug-in pazarı olan ABD satışlarının yaklaşık %50’si California’da ve plug-in araçların toplam araç içindeki oranı ülke seviyesinde %1.2 mertebelerine çıktı.

2015-2017 arası satışlar aylık bazda grafik olarak burada.


Elektrik Piyasasında Tüketim Tesisi ile Aynı Ölçüm Noktasından Bağlı ve Güneş Enerjisine Dayalı Üretim Tesisleri için Lisanssız Üretim Başvurularına ve İhtiyaç Fazlası Enerjinin Değerlendirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar bugünkü REGA’da yayımlandı (bkz). Şuradaki yazıda belirttiğim hususlarda bir iyileşme/gelişme görememekle birlikte, “EPDK, kendi tarafına bakan kısmıyla işi kolaylaştırmaya çalışıyor” diyebiliriz.


The Los Angeles Police Department (LAPD) 160 adet BMW i3 kiralıyor. Bu vesileyle, elektrikli araçların kiralama modeliyle yaygınlaşacağına ilişkin inancımı bir kez daha paylaşayım.


ABD’li elektrik şirketleri şarj istasyonu kurmaya devam ediyor. Pacific Gas and Electric Company (PG&E), 3 yıllık program kapsamında 7500 adet Level 2 tip şarj istasyonu kurma programını başlattı.


Brezilya, 2016 verilerine göre rüzgarda en yüksek kapasite kapasite faktörüne sahip ve bu oran ortalama %39’lar civarında. Voltalia firması, geçtiğimiz aylarda yapılan bir ihaleyi 29.82$/MWh bedelle kazanmıştı. Ülkemizde düzenlenen Rüzgar YEKA 34.8$/MWh bedelle sonuçlanmıştı, böyle bakınca hiç de fena değil, üstelik bizde fabrika kurulumu ve AR-GE şartı da var.


ABD’li Solaria’dan siyah ve %19.4 verimlilikte monoPERC güneş paneli. İddiaya göre, araştırmalar, insanların yüzde 40’ının öncelikle panellerin görünümüne baktığını ortaya koymuş. Panelin teknik föyü burada.


Satılan her bir Bolt’tan 9 bin USD zarar yazdığını söyleyen GM, CEO Mary Barra’ya göre, 2021’le birlikte kâr etmeye başlayacak.


AES ve Siemens, Tesla’ya rakip Fluence Energy şirketini kurdu ve AES’e 100 MW/400 MWh kapasiteli pil tedarik edecek.

01.12.2017

SK Innovation, Macaristan’da li-on batarya fabrikası kuracak. 777 milyon $ yatırımla kurulacak fabrika 7.5 GWh/yıl kapasiteli olacak ve 2020 yılı başlarında üretime başlayacak.

LG’de Polonya’da fabrika kuruyor.

Türkiye’nin sanırım hiç cazibesi yok.


EPDK Nihai YEK listesini yayınladı.

2018 YEK Nihai Liste Analizi_20171201

(tablo daha büyük boyutlu olarak buradan görülebilir)

Türkiye elektrik piyasasıyla alakalı 2 önemli diğer haber de şu şekilde:

  • BOTAŞ, doğal gaz santrallerine uygulanan fiyatı yükseltmiş.
  • EPDK, ST limitini de 2400 kWh’den 2000’e düşürdü.

Shell ve PetroChina ortaklığındaki Arrow Energy ile Shell tarafından işletilen Queensland Curtis LNG arasında 27 yıllık JV imzalandı. Anlaşma kapsamında, Arrow’un Surat Basin’deki (surat havzası) 5 trilyon m3’lük gaz rezervi çıkartılacak.


Google, kullandığı tüm elektriği rüzgar ve güneş santrallerinden off-set eden ilk şirket oldu. Toplamda 3 GW gücü aşılmış (twit).


Dünkü notta, li-on batarya yapımında kullanılan metallere duyulacak ihtiyacın yıllara sari şekilde ne olacağına ilişkin grafiğe yer vermiş (bkz) ve nikel, alüminyum ile bakır elementlerinin her birisine olan talebin 250-300 bin ton seviyelerine çıkacağını belirtmiştim.

Ülkemizde nikel işletmecilik tesisi varmış, 2007’de Zorlu Grubu tarafından satın alınan ve üretime 2016’da başlayan tesise bugüne kadar 600 milyon $ yatırım yapılmış. Tesisin hikayesi vs buradaki haberde.


GM başkanı Dan Ammann, kentsel yoğunluğun fazla olduğu bölgelerde otonom taksi filosunun 2019’da hizmet vermeye başlayabileceğini söyledi.


Tesla, Almanya’nın teşvik programından faydalanmak için aracındaki bazı özellikleri opsiyonel yapmak suretiyle Model S’in teşvik almaya uygun olmasını sağlamış; ama bu, hile olarak değerlendirilerek Tesla Model S teşvik kapsamındaki araçlardan çıkartılmış.


Statoil, İskoçya’da devreye aldığı dünyanın ilk yüzer rüzgar santraline depolama sistemi entegre edecek. Younicos, söz konusu santrale 1MW/1.3MWh kapasiteli batarya entegrasyonu konusunda Statoil ile çalışacağını söyledi.


Euro Alanı’nda işsizlik oranı Ekim ayında düşüşünü sürdürerek %8.8’e indi. İşsizlik oranı 2009 yılından bu yana ilk kez Eylül ayında %9 düzeyinin altına gerilemişti.


ABD’li CME Group, Bitcoin ile vadeli alım satım işlemlerine 18 Aralık’ta başlıyor. Nasdaq Inc 2018’de benzer işlemlere başlamayı planlıyor. Bu haber, 9-10 bin $ bandında dolaşan BTC fiyatını 11 bine tekrar yaklaştırdı. Bu arada, bizim Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), sanal para birimlerine dayalı spot veya türev işlemler yapılmaması gerektiğine ilişkin aracı kurumlara yazı göndermiş.

Son bir gelişme de şu; PwC Bitcoin ile ödeme kabul edeceğini açıkladı.

08.09.2017

#GününSözü: Constantly observe, note, and consider. – Leonardo Da Vinci (kendisinin to-do-list’iyle alakalı bir yazı burada)

Tespit ve kısa bir görüş: Dün sona eren MMG ARGE Zirvesinde de elektromobilite ve batarya gündemdeydi; ancak maalesef, kamu kurumlarının taşıt envanteri yok, şöyle ki; kamu kurumlarındaki araç adedi, bunların segmentleri, kiralandıkları/satınalındıkları yıl, 1 yılda kaç km yaptıkları, kurumların otopark imkânı, özel şoför ataması yapılan araç adedi, kiralık araçların aylık kira bedeli ve kiralama vadeleri vs gibi hayati bilgilere ilişkin bir envanter yok ve buna ilişkin maalesef bir çalışma da yok. Oysa, geliştirilecek browser esaslı bir modül üzerinden bu bilgiler elde edilebilir, 1 yıla kalmaz ciddi veri toplanır.

Bu bize ne sağlar, elektrikliye dönüştürülebilecek araç adedine ve olası bir batarya fabrikasına yönelik kapasite tespitine altlık teşkil eder (yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üreten tesislere entegre edilebilecek depolama sistemlerinden bağımsız).


Elektrikli araçların karbon ayak izi ile içten yanmalı motorların karşılaştırılması (bkz) özet:

  • Araç imalatı emisyon salınımına neden olmaktadır ve elektrikli araçların imalatı benzin/dizel yakıtlı araçların imalatına kıyasla %15 daha kötü bir performans sergilemektedir. Yani, li-on batarya imalatı ve malzemeleri nedeniyle daha fazla emisyon salınımı yapmaktadır. Daha detaylı ifade etmek gerekirse; 2015 yılı ABD elektrik şebekesinin verilerinden hareketle hesaplama yapıldığında 135 km/şarj menzile sahip bir elektrikli aracın imalatında, benzer özelliklerde içten yanmalı motora sahip araç imalatına göre 1 ton fazla emisyon salınımı söz konusu.
  • Aracın imalatındaki yüksek emisyon salınımına rağmen, kullanıldığı süre boyunca elektrikli ve benzin/dizel yakıtlı araç kıyaslandığında, elektrikli araçların %51 daha az emisyon salınımından sorumlu olduğu tespit edilmiş (hesaplamada kullanılan toplam km iki tip araç için de 217 bin). Buna göre, elektrikli aracın imalatı ve kullanımı süresi boyunca toplam emisyonu 217 bin km’ye bölündüğünde 124 gr/km CO2 emisyonu söz konusuyken, bu değer içten yanmalı motora sahip araç için 260 gr/km seviyesindedir.
  • Buna göre, 135 km/şarj menzile sahip bir elektrikli aracın üretiminden kaynaklı fazla CO2 salınımı, sadece 7800 km sonra ofset ediliyor (1 yıldan az bir süre). Benzer hesaplama 420 km/şarj menzile sahip araç için yapıldığında 30 bin km elde edilmektedir (1.5-2 yıl).
  • Elektriğin üretiminde yenilenebilir kaynakların payındaki artışa paralel olarak elektrikli araçlar dolaylı olarak daha çevreci hale geliyor. Diğer iyileştirmeler ve verimlilik artışları da düşünüldüğünde ortalama bir elektrikli aracın üretimden itibaren daha çevreci olabileceği ifade edilebilir.

Türkiye otomobil piyasası ilk 8 ay satış istatistikleri şu şekilde:

Otomobil: 2017’nin ilk 8 sayında Türkiye’de satılan 423198 otomobilin 129161’i yerli üretim, 294037’si ithal. 2016’nın ilk 8 ayında satılan 438025 aracın ise 107723’ü yerli üretim, 330302’si ithal idi. Yani, 2016 ilk 8 ayda ithalat oranı %75 iken, 2017’de bu %69 olarak gerçeklemiş.

Hafif Ticari Araç: 2017’nin ilk 8 sayında Türkiye’de satılan 132793 aracın 67364’ü yerli üretim, 65429’u ithal. 2016’nın ilk 8 ayında satılan 130881 aracın ise 68792’si yerli üretim, 62089’u ithal idi. Yani, 2016 ilk 8 ayda ithalat oranı %47 iken, 2017’de bu %49 olarak gerçeklemiş.

Bu veriler şu açıdan önemli, Türkiye’de üretilecek elektrik bir otomobil gerek araç ithalatı, gerekse de petrol ve türevleri yakıt ithalatının azaltılması noktasında fayda sağlayacaktır. Hatta, TR’de araç fabrikalarının %75 oranında kapasitesini ihraç ettiğini ve yukarıdaki verileri dikkate alınca, TR’de elektrik araç üretilmese bile, sadece elektrikli araç ithal etsek dâhi, yakıt tasarrufu dolayısıyla cari açığın azaltılmasına katkı sağlar. Üretilen elektriğin yerlilik oranındaki artışa paralel olarak elektrikli araçların katkısı da artar.

Bakış açısıyla alakalı olarak da, uzun yıllar hidrojen yakıtlı araçlara yatırım yapan Toyota CEO’sunun elektrikli araçlarla alakalı perspektifini paylaşmak istiyorum (tamamı için bkz):  “… satış hasılatı artışı çok yavaş; fakat paradigma değişiminin başladığı bir ortamda, hemen kâr sağlamayan alanlara yatırım yapmak zorundayız. Bu, karşılaştığımız zorlu bir mücadele/meydan okuma“.

Elektrikli araç ve batarya konusunda ülkemizde halen bir aksiyon olmamasının cevabı sanırım bu yaklaşımın önemli piyasa oyuncularında olmamasından.

Ek bilgi: Bilindiği üzere, LG Polonya’da geçen yıl 380 milyon $ yatırımla yıllık 280 bin paket (100 bin araca batarya sağlayabilecek) kapasitede bir li-ion batarya fabrikası yatırımına başlamıştı. Bugün burada çıkan habere göre, LG 2020’ye kadar ilave 387 milyon $ daha yatıracak ve kapasiteyi artıracak. Bunu paylaşma sebebim, halen batarya konusunda adım atmadığımız gibi, kimseyi de ülkemize çekemiyor olmamız.


Otomobil demişken;

  • #tarihtebugün etiketiyle bir bilgi: Nissan Avrupa’daki ilk fabrikasını 08.09.1986 yılında İngiltere’de açtı. Nissan Leaf’in 2018 model versiyonu Japonya’da Ekim’de, ABD ve İngiltere’de Kasım itibariyle üretime başlayacak.
  • VW CEO’su WSJ’ye verdiği demeçte, şirket için kritik olmadığı değerlendirilen ve şirket cirosunun %20’sini oluşturan işlerin satışı için bir ekibin çalıştığını söyledi. Şirketin geçen yılki cirosu 217 milyar €’dan fazla. CEO, ayrıca, FCA ile birleşme haberlerinin spekülasyondan öte olmadığını ifade etmiş.
  • Avrupa ulusal tüketici organları, VW’e dizel skandalı kapsamındaki araçların bu yıl sonuna kadar düzeltilmesi konusunda baskı yapıyor.
  • 2012 model Chevy Bolt ile bataryada dikkate değer degredasyon olmadan 400 bin mil (643 bin km).
  • Honda, hidrojen yakıt hücreli aracı Clarity Fuel Cell için ITM Power ile vardığı anlaşma kapsamında 1 kg H2 için 10£ ödeyecek. Araç yaklaşık 5.46 kg H2 kapasiteli.
  • EU ve ETFA ülkelerindeki elektrikli araç satışları istatistiklerine göre (excelhaber), 2016’nın ilk yarısında 44151 olan satış adedi, 2017’nin aynı döneminde 62637 ile %41.9 artış göstermiş. 2017 ilk 6 ayda, adet bazında en çok satışlar sıralaması şu şekilde: Fransa 13555, Almanya 10189, UK 7694, Hollanda 4240, Avusturya 2679, İsveç 2200, Belçika 1483…

Elektrik üretiminin yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesi kadar, bu kaynakların utilize edilmesini sağlayan ekipmanların yerlilik oranı yüksek şekilde tedarik edilmesi de önemli. Bugün FT’de çıkan buradaki yazıda, RenewableUK tarafından yapılan bir araştırmaya göre, İngiltere’deki deniz aşırı (offshore) rüzgar projelerinden İngiliz şirketlerinin faydası %48 civarında ve bu da planlama, kurulum ve işletme işlerinden oluşuyor.  Bu oran 2015’te %43 imiş ve %50 hedefi 2020’de ancak yakalanabilecekmiş. Önümüzdeki 3 yılda 10 adet toplam 11.5 milyar £ değere sahip rüzgar çifliği kurulacak; ancak BOS’un büyük oranı UK dışında imal ediliyor. Siemens 310 milyon £ yatırımla geçen yıl UK Hull’da fabrika kanat (blade) fabrikası kurmuş.

Ülkemize gelince, hidroelektrik santrallerin iki ana ekipmanı olan türbin ve generatör konusunda bunu başaramadık. Rüzgarda benzer durum yaşanıyor gibi; ama YEKA sayesinde durum tersine dönecek, güneşte görece daha iyi konumda olacağız gibi. Özetle, yerlileştirme tüm ülkelerin ana gündemi.


Dünyanın en yenilikçi 100 firma 2017 sıralaması burada. Listede 50 ABD’li, 9 Japon, 6 Çin, 4 Fransız, 3 Hint, 3 Danimarka, 3 İsviçre, 2 Rus, 1 İspanyol, 1 İtalyan, 1 Hollandalı şirket yer alıyor.


Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş.’nin (Tüpraş) notunu “durağan”dan, “pozitif”e yükselttiğini açıkladı.


Avustralya merkezli Blockchain Energy Trading girişimi Power Ledger ETH ICO ile $17M fon topladı. Şirketin whitepaper’ı burada.


EPDK, 2018 yılı YEKDEM başvurularının alınmasına ilişkin duyuruyu bugün yayınladı.

Çatı tipi GES

Giriş

Bilindiği üzere 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu (Kanun) 30/03/2013 tarihinde, Kanun’un 14. maddesi kapsamında hazırlanan, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik (Yönetmelik) ve Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğ (Tebliğ)’in yürürlüğe girmesini müteakiben, lisanssız üretim sektörü oluşmuştur. İlgili Yönetmelik’te ve Tebliğ’de muhtelif zamanlarda değişiklikler yapılmış ve son olarak Yönetmelik uyarınca, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı veya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yetkilendirilen kurum tarafından kurulu gücü azami 10 kWm / 10 kWe (10 kW dâhil) tip proje hazırlanması uygun görülen, kendi tüketim tesisinin bağlantı anlaşmasındaki sözleşme gücüne kadar doğrudan bağlı güneş enerjisine dayalı üretim tesisleri için başvuru ve ihtiyaç fazlası enerjinin değerlendirilmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi, bu başvurulara istinaden sunulacak bilgi ve belgeler ile düzenlenecek Bağlantı Anlaşması Çağrı Mektubu formatının belirlenmesi amacıyla oluşturulan “ELEKTRİK PİYASASINDA TÜKETİM TESİSİ İLE AYNI ÖLÇÜM NOKTASINDAN BAĞLI VE GÜNEŞ ENERJİSİNE DAYALI ÜRETİM TESİSLERİ İÇİN LİSANSSIZ ÜRETİM BAŞVURULARINA VE İHTİYAÇ FAZLASI ENERJİNİN DEĞERLENDİRİLMESİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLARA İLİŞKİN TASLAK” görüşe açılmıştı.

Sektörde herkesin beklentisi çatı tipi GES’lerin önünün açılmasıydı. Yukarıda belirtilen taslakla alakalı henüz bir gelişme olmamakla birlikte, 03 Temmuz 2017 tarihli Resmi Gazete’de tekrar yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği‘nin 59. maddesinin 2’nci fıkrasının “… binanın kendi ihtiyacı için yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri ruhsata tabi değildir. Bunlara ait uygulama projelerinin hazırlanması ve fenni mesuliyetin üstlenildiğine dair taahhütname ile birlikte ilgili idareye sunulması, binanın projesindeki mimari görünüşlere bağlı kalınması ve idaresinden izin alınması zorunludur.” hükmüyle ruhsat zorunluluğu ortadan kaldırıldı ve sektörün ilgili derneklerinin demeçleri medyada yer buldu. Örneğin, Günder Yönetim Kurulu Başkanı Kaleli: “Güneş enerjisinde çatı uygulamalarında ruhsat alma zorunluluğunun kaldırılmasıyla “Enerji Yatırımcısı” kavramı hane halkı düzeyine inecek. Türkiye’de çatısı güneş enerjisinden elektrik üretimine uygun olan 10 milyona yakın bina var” şeklinde demeç vermiş.

Bu gelişme sonrası, “Enerji Yatırımcısı kavramı hane halkı düzeyine inecek” gibi iddialı bir ifade kullanmaya gerek yok diye düşünmekteyim. Çünkü 50 kWe kadar Güneş Enerjisine Dayalı Elektrik Üretim Tesislerinin Tip Şartnamesi çıktığında da “işte beklenen şey” haberleri havada uçuşmuştu, ne yazık ki sonrası malum. Yine de çatı tipi güneş enerjisinden elektrik üretim sistemlerinin (GES) önündeki engellerin birer birer de olsa ortadan kaldırılmasının önemli bir gelişme olduğunu peşinen belirterek bazı değerlendirmelerimi paylaşmak istedim.

2 tip sistem üzerinden değerlendirme yaptım. İlki, şebekeye bağlı bir GES sistemi, diğeriyse şebekeye beslemeye yapman bir GES sistemi.

Dipnot: Çatı tipi GES işi basit bir mesele gibi gözükse de bence ilginç ve zorlayıcı parametrelere sahip.

#1- Çatı tipi GES (on-grid=şebeke bağlantılı)

Bu sistemde;

  • GES tüketim noktasıyla ilişkilendirilir. Tüketim noktası çatıya kurulan GES’in üreteceği elektrikle beslenir ve GES’in ürettiği enerjinin fazlalığı şebekeye verilir.
  • Batarya (pil) yok. Zaten, tüketim ile üretim arasında bir denge kurulmasına gerek yok. Sistemin gücü ne kadar yüksekse o kadar iyidir; çünkü fazla enerji zaten şebekeye verilebilmektedir.

Sisteme ilişkin hususlar ilerleyen aşağıda detaylıca açıklanmıştır.

Tarifeler

  • Elektrik faturalarına esas tarife, EPDK tarafından 3 ayda bir belirlenmektedir. Buna göre, 2017’nin 3. çeyreği için elektrik fiyatı vergiler hariç 33,1833 kr./kWh (AG, TZ ve Mesken). Vergiler eklendiğinde fiyat: 39 kr./kWh
  • GES’in ürettiği elektriğin alım fiyatı 13.3 ¢/kWh (kur 3.5 alındığında 46.55 kr./kWh).

Tüketilen her 1 kWh elektrik için ödenen bedel ile (39 kr), üretilen her 1 kWh elektriğin satış bedeli (46 kr) arasındaki farka dikkatinizi çekmek isterim.

Not: 13.3 ¢/kWh birim fiyat 2020 yılı sonuna kadar devreye girecek santralleri kapsamaktadır ve 10 yıllığına geçerlidir (yani 2017’yi saymazsak sadece 2018, 2019 ve 2020 yılları içerisinde kurulacak GES’ler 13.3’lük fiyattan 10 yıllığına yararlanabilecektir, 10 yılın sonundaki alım fiyatının da ne olacağı bilinmemektedir. 2021 ve sonraki dönemde kurulacak tesislerin üreteceği elektriğin alım fiyatı da bilinmemektedir; ama asla 13.3 olmayacağını rahatlıkla söyleyebiliriz).

Ortalama tüketim

  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın (ETKB), Elder’in X. Sektör Toplantısı‘nda sonuçlarını açıkladığı Elektrik Dağıtım Hizmetleri Kamuoyu Araştırmasına göre, Türkiye’de aylık elektrik faturası 2017 Mart itibariyle 105.79 TL (130 TL ve üzeri fatura veren oranı %19 kadar, 100 TL altı ise %55 kadar).
  • 105 TL’yi referans aldığımızda, bugünkü tarifelerden hareketle mesken başına yıllık tüketim yaklaşık 3250 kWh.

Tesisin tasarımı (güç)

  • Çatı söz konusu olduğunda tasarımı (gücü) kısıtlayan unsurlar var, şöyle ki; i) çatının şekli, ii) çatının yönü, iii) çatıdaki ve çatıya doğru engeller (gölge yapan ağaç, baca, su ısıtma sistemi vs gibi unsurlar).
  • Herhangi bir meskenin çatısına teknik olarak ve ilgili mevzuat gereği 15 kW sistem zaten kurulamaz. Bunun mevzuat açısından izahı şu şekildedir: üretim tesisinin kurulu gücü, ilişkilendirilecek tüketim tesisatının bağlantı anlaşmasındaki sözleşme gücüyle limitlenmektedir (bu da, Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 34/3-ç gereği ortalamada en fazla 5 kW).
  • Öte yandan, herhangi bir meskenin elektrik tesisatı 15 kW olsa ve çatının alanı da bu güçte bir tesis kurulumu için elverişli olsa dâhi, tesisin gücü 10 kW aşamaz, aksi durumunda ilgili şebeke işletmecisi elektrik dağıtım şirketine başvuru yapılarak trafo kapasitesinden tahsis alınması gerekecektir ki bu şu anda mümkün değildir; çünkü trafo kapasiteleri sıfırlanmıştır.

Temel varsayımlar

  • Tesis kurulu gücü : 5 kW
  • Elektrik üretimi : 1500 kWh/kW (toplam 7500 kWh/yıl) (ışınımı yüksek Denizli, Antalya, Burdur, Konya gibi iller için bu değer daha yüksek, İstanbul, Kocaeli, Bursa illeri için daha düşük çıkar; ancak verim kaybı, gölgeleme kayıpları vs dikkate alarak Türkiye ortalaması 1500 kWh kullanılmıştır)
  • Hane elektrik sarfiyatı : 3250 kWh (bunun saatlik baza indirgenmesi için, gerçek bir abonenin saatlik tüketiminden hareketle orantı uygulanmıştır)
  • Batarya (depolama) : YOK (fazla elektrik sisteme basılmakta ve kWh başına 13.3 ¢ üzerinden gelir elde edilmektedir)
  • Finansman : %100 özkaynak (kredi kullanılmadığı varsayılmıştır)
  • USD/TL – €/TL : 3.5 – 4.1

Not: Saatlik üretim hesabı için PVsyst programından (lisanslı_yasal) faydalanılmıştır.

Yatırım maliyeti

  • Teçhizat ve işçilik : 3900 $ + KDV (16 bin TL) ($/TL=3.5)
  • Elektrik proje onayı : 1270 TL + KDV (1500 TL) (10 kWe’ye kadarki güçler için 120 TL + KDV olarak güncellendi)
  • Geçici kabul bedeli : 2740 TL + KDV (3233 TL) (10 kWe’ye kadarki güçler için 159 TL + KDV olarak güncellendi)
  • Proje çizim maliyeti : 5000 TL (elektrik + statik)
  • İnşaat/Statik proje onayı : 2540 TL + KDV (3000 TL) (proje TEDAŞ onayına sunulursa bu maliyete katlanılmaktadır. Proje ilgili Belediye’ye ücretsiz onaylatılabilir) (TEDAŞ’ın bu kapsamda onay için aldığı bedel 2939 TL + KDV olarak güncellendi)

TEDAŞ’ın 2018 yılı hizmet satış listesindeki güncel bedellere göre, sadece elektrik proje onayı ile geçici kabul bedeli onayı için yapılan masraflar nedeniyle toplamda 3731 TL + KDV kadar azalma söz konusu yatırım maliyetinde.

İşletme maliyeti

  • Sistem kullanım bedeli : 10.251 kr./kWh (Şebekeye basılan her bir kWh elektrik için ödenmektedir ve 31/12/2017 tarihinden sonra kurulacak GES’leri kapsayacak şekilde tarifelerde gidilen değişikliğin sonucu olarak 13 kat kadar arttırılmıştır). Bu durumda, net elektrik satış geliri, 13.3 ¢/kWh’den sistem kullanım bedelinin eksiltilmesiyle elde edilecektir. Sonuç olarak, net elektrik gelirine esas birim fiyat (46.55-10.251)=36.299 kr./kWh olmaktadır, yaklaşık %22’lik bir kayıp)
  • Yıllık diğer giderler : YOK (panellerin bakımının mülk sahibince yapılacağı varsayılmıştır ve iyimser şekilde herhangi bir gider oluşmayacağı varsayılmıştır)

Çıktılar

  • Kurulum maliyeti (toplam) : 25733 TL (7352 $) (inşaat/statik proje onay hariç)
  • Şebekeden çekilen elektrik : 2225 kWh
    • 7500 kWh elektrik üreten bir sistem kurulduğu halde neden şebekeden elektrik çekildiği sorgulanabilir bilmeyenler tarafından. Onun cevabı şu: elektrik tüketimi 24 saatlik zaman dilimini kapsar, ancak GES’in elektrik üretimi güneş ışınlarının panele vurmasıyla gerçekleşir ve sistemde batarya da yoktur. GES’den kullanılan elektrik de bu nedenle düşük çıkar (1025 kWh olarak aşağıda belirtilmiştir)
    • Neden batarya olmadığı sorusunun cevabı da şudur: Üretilen elektriği tüketmek yerine şebekeye vermek ekonomik olarak daha mantıklı, zira Tarifeler başlığı altında belirttiğimiz üzere satılan elektriğin birim fiyatı tüketilen elektriğin birim fiyatından yüksektir.
  • GES’den kullanılan elektrik : 1025 kWh (bu sayede yapılan tasarruf yaklaşık 400 TL=114 $)
  • Şebekeye verilen elektrik : 6475 kWh
  • Yıllık brüt gelir : 861.2 $ (≅3014 TL/yıl, 251 TL/ay) [hesap: 6475 kWh * 13.3 ¢/kWh * 3.5 TL/$]
  • Yıllık net gelir : 671.5 $ (≅2350 TL/yıl, 196 TL/ay) [hesap: 6475 kWh * (13.3 ¢/kWh * 3.5 TL/$ – 10.251 kr./kWh)]

Geri ödeme süresi

7.5 yıl [7352/(861+114)]. Bu iyi bir sonuç, ancak maalesef aşağıdaki şartlarda geçerli:

  • Her yıl 6475 kWh enerji şebekeye verilecek (verim azalması, üretim kaybı, arıza vs olmadığı varsayılıyor)
  • Yatırım maliyeti 7352 USD’yi aşmayacak
  • Yatırım tamamen öz kaynak ile finanse edilecek (faiz vs yok)
  • Yıllık işletme maliyeti sıfır
  • Üretilen enerji 13.3 ¢/kWh üzerinden satılacak (sistem kullanım bedeli sıfır varsayılıyor)
  • Paranın zaman değerini dikkate alınmayacak (5 yıl sonra elde edilen gelirin bugün aynı değere sahip olduğu varsayılıyor)

Not: Yukarıdaki kısıtlardan sadece üretilen enerji için katlanılan sistem kullanım bedeli gelirden eksiltilirse geri ödeme süresi 9.3 yıla [7352/(671.5+114)] çıkmaktadır. Özetle, denilebilir ki, her durumda en az 10 yıllık bir geri ödeme süresi söz konusu.

Değerlendirme ve Öneriler

  • Sistemin ilk yatırım maliyeti çok yüksek. Sadece “proje onay + geçici kabul bedeli” maliyetleri toplamda 4731 TL ve bu, 2 yıllık net enerji gelirini sıfırlıyor.
  • 13.3 c$/kWh birim fiyat üzerinden alım garantisinin 2021 yılı itibariyle devreye girecek tesisleri kapsamayacak olması ciddi sorun. Bu, işin ekonomik değerini çok azaltmaktadır. Zira, yüksek yatırım maliyetli bu tesislerin, sadece tüketilen elektriği karşılasın diye kurulması mümkün değil, hele ki batarya fiyatlarının maliyeti ortadayken.
  • Sistem kullanım bedelinin 2018’le birlikte 10.25 kr./kWh olarak uygulanacak olması çok ciddi sorun. Bu, lisanslı tesislere yaklaşık 0.9 kr./kWh olarak uygulanıyor. Sistem kullanım bedeli, tüketim tesisinin sözleşme gücüne kadar olan güçteki çatı tipi GES’ler için lisanslı tesislerin seviyesine çekilebilir.
  • Gelir İdaresi Başkanlığı’nın da düzenleme yapması gerek, şöyle ki; gerçek kişilerce kurulan lisanssız tesislere yapılacak ödemeler gider pusulası düzenlenmek ve stopajı da EPSAŞ’larca karşılanmak suretiyle yapılabilmelidir (gerçek kişilere şirket kur diyen elektrik dağıtım şirketleri var ve maalesef bunun düzenlenmesi EPDK’nın alanı değil).
  • Gerçek kişilerin, KDV teşvikli teçhizat alma şansı yok. Oysa, teçhizat üzerinde ciddi bir KDV maliyeti var. Bizim hesabımıza göre 5 kW’lik sistemin teçhizat maliyeti 16 bin lira ve bunun 2440 TL’si KDV’dir. Bu, 1 yıllık brüt enerji gelirinin %70’ine, net enerji gelirinin ise %90’ına karşılık geliyor. Yani, 1 yıllık geliri çöpe atıyor KDV. Gerçek kişiler teşvikli teçhizat alabilse bile, bu durumda da yatırım teşvik danışmanlığı, teşvik belgesi parası vs 2440 liralık KDV’yi bile aşar, bu da ortadan kaldırılmalı.
  • Bu tesisler için proje çizme zorunluluğu ortadan kaldırılmalı. Böylelikle mühendislik masrafları da sıfırlanmış oluyor. Kurulumu yapan şirkette fenni mesuliyeti üstlenebilecek mühendis istihdamı şart olmalı.
  • ABD’de çatı tipi solar sistemlerin yaygınlaşmasında satınalma modeli lease yöntemini 2017 Mart itibariyle geçmişti (buna göre, lease, 2014 yılında %72 ile ezici üstünlüğe sahipken, 2016’nın son çeyreğinde ilk kez %47’ye gerilemişti). ABD’li konut sahiplerinin hangi saikle böyle bir eğilime sahip olduğunu bilmemekle birlikte, Türkiye’de benzer iş modelinin finansal olarak rantabl olması durumunda uygulanabileceğini değerlendiriyorum; ancak hesaplamalarıma göre bu da rantabl değil henüz.

Sonuç olarak, vatandaş çatısına GES kuracak, >=10 yıl kadar sürede sistem kendini amorti edecek; ama amorti süresinden itibaren sistem ömrü süresince ciddi bir katma değer oluşmayacak. Daha sonra batarya (pil) kurulsa, bir de onun maliyeti çıkacak (bugüne kıyasla daha az maliyetli olacak olsa da bir maliyet ve ülkemizde tasarruf sıkıntısı olduğunu düşününce insanların bu gibi şeylere kaynak aktarması bence zor).

Son olarak, malum olduğu üzere, 2016 yılı içerisinde Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları Yönetmeliği (YEKA) yürürlüğe girdi ve bu yönetmelik gereği düzenlenen yarışma ile 500 MW kapasiteli güneş paneli, güneş hücresi, wafer … fabrikası kurulacak. Bu, yerlileştirme için önemli bir adım ve önceki dönemde yürürlüğe konulan ve halen geçerli olan i) ithal panellerde teşvik uygulamasının kaldırılması, ii) gözetim uygulaması ve iii) daha sonraki süreçte devreye sokulan damping soruşturması vs ile ithal panelin önü kesilmeye çalışılmıştı. Tahmin ediyorum ki, önümüzdeki 3-4 yıllık süreçte gerek YEKA’nın şart koştuğu fabrikanın kurulması, gerekse de üretim maliyetlerinin düşmesi sonrası çatı tipi GES uygulamalarının önü açılacaktır. Aksi durumda, YEKA’nın şart koştuğu fabrika sadece kurulacak 1000 MW’lık tesislere panel tedarik eder ve sonra o fabrikalar kapanır (iç pazarın olmaması durumunda bir ihtimal).


#2- Çatı tipi GES (grid tie on-grid)

Bu sistemde;

  • Tüketim noktasının şebekeyle bağlantısı kesilmez. Sadece, çatıya kurulan GES’in de tüketim noktasını beslemesi sağlanır. Öte yandan, GES, herhangi bir şekildee enerji veremez.
  • Batarya (pil) yok.
  • Hibrid inverter kullanılmaktadır. Bu şu demek: tüketim noktasının kurulu gücü ne ise, bu miktarda çekişin karşılanabilmesi için, sistemin tasarımı gereği herhangi bir mesken için 2 kW gücünde evirici yerine mecburen en az 5 kW evirici kullanmak gerekecektir (hatta bunun bile yetmeyeceği söylenebilir). Buna göre, 2 kW monofaze eviriciye 500 € verebilecekken (eski evler kesinlikle tek faz), kurulu güç alt limiti nedeniyle evirici maliyeti 900-1000 € civarında olmaktadır.
  • Tüketim ile üretim arasında bir denge kurulması gerekmektedir. Herhangi bir konutun ortalama elektrik sarfiyatı olan 3250 kWh üzerinden değerlendirme yapılırsa en fazla 2 kW gücünde bir sistem kurulabileceği söylenebilir; ancak, maalesef bu çok yanlış bir hesaplama olacaktır, zira elektrik tüketim profiline bakıldığında görülür ki;
    • T1 zaman diliminde (06-17 arası) tüketim 1371 kWh
    • T2 zaman diliminde (17-22 arası) tüketim 1145 kWh
    • T3 zaman diliminde (22-06 arası) tüketim 734 kWh

Bu durumda, 2 kW sistem kurulduğunda TASARRUF durumu şu şekilde olmaktadır:

  • T1 zaman diliminde (06-17 arası) 9 kWh
  • T2 zaman diliminde (17-22 arası) 848 kWh
  • T3 zaman diliminde (22-06 arası) 13 kWh

Yani;

  • Toplam tüketimin (3250 kWh) %26.8’i kurulacak GES’den karşılanmış oluyor.
  • Toplam üretimin (3000 kWh) sadece %29’undan istifade edilebiliyor.

Yani;

  • TZ (tek zamanlı) faturalandırma durumunda toplam tasarruf yıllık 340 TL

Yatırım maliyeti

  • Teçhizat : 3000 $ + KDV (12 bin TL) ($/TL=3.5)
  • Projelendirme ve işçilik : 2000 TL
  • Proje onayları : YOK (şebekeye besleme yapılmadığından)
  • Geçici kabul bedeli : YOK (şebekeye besleme yapılmadığından)
  • İnşaat/Statik proje onayı : YOK (şebekeye besleme yapılmadığından)

Not: Teçhizat maliyetinin 1/3’ünü evirici oluşturmaktadır.

Not: Tekzen’de SolarFrontier marka 2 kW gücünde hazır paket on-grid sistem (şebeke bağlantılı) 11740 TL’ye satılmaktadır (montaj ve konstrüksiyon hariç). Sitede, eviricinin gücüne dair bilgi verilmemiştir.

Çıktılar

  • Tasarruf : 340 TL/Yıl
  • Yatırım maliyeti : 14 bin TL (sadece teçhizat 12 bin)
  • Geri dönüş süresi : 41 yıl 🙂

Soru

Hepi topu ayda 80-100 TL elektrik faturası veren kaç insan yukarıdaki şartlarda çatısına 2 kW gücünde GES kurmak ister?

Değerlendirme

  • GES’in, ürettiği enerjinin fazlalığıyla şebekeyi beslemesi şart. Aksi takdirde, bu ekonomik değerlerle insanlar çatılara GES kurması beklenemez. Prestij olarak az sayıda insan GES kurmayı düşünebilir.
  • ABD’de, çatısında GES olan konutların satış fiyatının daha yüksek olduğuna yönelik haberler okumuştum (haberi bulamadım). Bu, Türkiye için de bir parametre olabilir.
  • Çatı tipi grid tie off-grid GES sistemleri, şu şartlarda ancak ve ancak, binanın ilk yapım aşamasında şart koşulursa yapılabilir diye değerlendiriyorum.

#3- Mersin Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı açıklamaları

Enerji Enstitüsü’nde çıkan haberde yer alan şu şekilde: Mersin Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Seyfettin Atar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın çatı tipi güneş santralleri (GES) için yapı ruhsat koşulunu kaldırması ile birlikte çatılara kurulacak sistemin 7.5 yılda maliyetini amorti edeceği ve 23 yıl bedava elektrik üreteceği değerlendirmesinde bulundu. “Mersin’de güneşleme ortalama 7 saat oluyor. Biz binalarımıza 5 kilovatlık bir sistemi rahatlıkla kurabiliyoruz. Bu sistemin maliyeti ise 41 bin TL. Kurulu gücümüz olan 5 kilovat ile çarptığımızda her yıl yaklaşık 12 bin 250 saat enerji elde etmiş oluyoruz. Bunun karşılığı olarak da yıllık 5 bin 512 TL gelir elde etmiş olacağız” dedi.

Toplam 41 bin TL’lik sistemin yılda 5 bin 512 TL kazanç sağlayarak 7.5 yılda kendini amorti ettiğini belirten Seyfettin Atar, “Bu sistemin en az 30 yıl ömrü var. Hal böyle olunca yaklaşık 23 yıl bedava elektrik üretecek bu sistem. Bu sistemin yanına akü grupları koyarsanız enerjinizi depolayıp kesinti durumunda elektriksiz kalmazsınız. Apartman ve sitelerde kurulması halinde sağlanacak tasarruf ile aidatlar bile karşılanabilir” diye konuştu.

Seyfettin Atar ne dediğinin farkında mı bilemiyorum, ancak;

  • Kurulum maliyeti 41 bin TL inanılmaz yüksek
  • kW başına üretim 2450 kWh, saçmalık

Ne yazık ki bu demeci veren Elektrik Mühendisi!

Onu geçtim, şu cümle çok ilginç: “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın çatı tipi güneş santralleri (GES) için yapı ruhsat koşulunu kaldırması ile birlikte çatılara kurulacak sistemin“. Yani, yazının en başında söylediğim duruma geliyor, sanılıyor ki, yapı koşulunu kaldırıldı ve artık her şey güllük gülistanlık.