Çin ve Elektrikli Arabalar

  • Çin, içten yanmalı motor, yani benzin/dizel yakıtlı araba üretmekte kötü; ama
  • elektrikli araba üretmek görece kolay (FT’deki yazıda ifade edildiği kadar kolay değil tabi), batarya ve power train olmak üzere 2 temel parça var,

  • dolayısıyla, Çin, elektrikli araba konusunda global ölçekte başarılı olabilir ve Çin’de araç sahiplik oranı çok düşük

  • nitekim, Çin dünyanın en büyük (elektrikli) otomotiv pazarı (2016 elektrikli araç satışı 507 bin ile global satışın %45’i, toplam elektrikli otomotiv satışı ise 330 bin) ve 

  • bu bağlamda otomotiv sektörü üzerinde ciddi bir etkiye sahip

  • elektrikli araba sektörüne de, sübvansiyonlar yoluyla çok ciddi kaynak aktardılar/aktarıyorlar (sübvansiyonlar dâhil toplam devlet yatırımı 2015-2020 dönemi için yaklaşık 61 milyar $ ve bu, 2016’da satılan araç başı 15 bin $’a karşılık geliyor) (Çin’de satılan 10 elektrikli ve hibrit araçtan 7’si 6 şehirde satılıyor, zira o şehirlerde benzinli/dizel araç alımı lottery ile düzenleniyor veya ciddi bekleme süreleri var)
  • 2025 yılı itibariyle yollarda 7 milyon bataryalı ve hibrit elektrikli araç hedefliyorlar
  • dünyanın en büyük 5 batarya üreticisinden ikisi Çin’de, bunlar CATL ve BYD ve Bloomberg New Energy Finance’a göre, eğer Çin’li firmalar hedeflerini gerçekleştirirse, 2020’de Çin’deki toplam batarya kapasitesi 121 GWh olacak, nitekim CATL 2020’de tek başına 50 GWh kapasiteye erişmeyi planlıyor

Sorular

  • elektrikli araçlar halihazırda rekabetçi olabilmek için devlet desteklerine veya çeşitli imtiyazlara ihtiyaç duyuyor olması sektörün sürdürülebilirliği bağlamında ne ifade ediyor (sübvansiyonlar Ocak ayında %20 düşürüldüğünde BYD e6’nın satışları 2017 ilk 6 ayda %62 oranında düştü 2017’nin aynı dönemine göre),
  • Çin’in bu aksiyonları fazla kapasiteye sebep olabilir mi (güneş paneli üretiminde benzer şeyler oldu), bunu demek biraz tuhaf,
  • Çin’de 2016 yılında satılan elektrikli araç sayısı toplam satışların %1.32’sine karşılık geliyor, acaba o kadar desteğe rağmen az mı? Ülkede otopark sorununun etkisi nedir acaba?
  • Ortalama bir elektrikli aracın 400 km menzile sahip olmaması ve araçların küçüklüğü (BYD e6 gerçekten küçük, Avrupalı da olsa Renault Zoe de küçük; ama Hyundai Ioniq ile Nissan Leaf standart araba) insanları nasıl etkiliyor?

Batılı ülkeler ve Çin

  • Çin, tüm ulusun gücünü kullanarak herhangi bir politikayı uygulayabilecek potansiyele sahip (China has the ability to implement any policy by harnessing the strength of the entire nation).
  • Çin, güneş panellerinde fazla kapasiteye sebep olmuşsa da Alman SolarWorld başta olmak üzere ABD’li üreticileri dahi tehdit etmeyi başarmış ve kendilerine gümrük duvarları uygulamıştır ülkeler,
  • Elektrikli arabalarda yaptığının benzerini Çin “Made in China 2025” programıyla 10 adet sektör için de başlatıyor, bunların arasında elektrikli araçlar da var, yapay zeka da var, 5G teknolojisi de var.
  • Çin bunu nasıl yayımcı hale getiriyor; yüksek miktarda düşük faizli krediler sağlıyor, yabancı rakiplerin satın alınması konusunda yardımcı oluyor, geniş araştırma sübvansiyonları sağlıyor vs
  • In the long run (bu yaklaşım önemli), Çin, küresel tedarik zincirlerinin ve üretim ağlarının en kârlı kesimleri üzerinde kontrol sağlamak istiyor.

Buradaki bazı istatistiki verilerde FT’nin şuradaki yazısı başta olmak üzere muhtelif kaynaklardan yararlanılmıştır. FT’deki yazıda, elektrikli araba konusunda Çin’in uyguladığı sübvansiyonların sürdürülebilir olmaması vs gibi ifadeler mevcuttu (sübvansiyonların tutarının Özbekistan GDP ile kıyaslanması ne alakaydı mesela) ve hafif eleştiri tadında bir yazıydı; ancak, Çin, early mover denilebilecek şirketleri takip etmek yerine kendisi liderliğe oynamak istiyor, zira Çin artık çok hızlı öğreniyor ve Batılı ülkelerin otomotiv sektörü üzerinden sağladığı ekonomik liderliği sallıyor (Tesla’nın bunu tetiklemesi de işin ayrı bir ironisi sanırım).


#TarihteBugün:

  • 14 Ekim 1913’te Galler’deki bir maden patlamasında 493 işçi öldü.
  • 14 Ekim 1947’de ABD Hava Kuvvetlerinden Kaptan Chuck Yeager ses hızını (343.2 m/sn.) geçen ilk insan oldu.

14.07.2017

Günün sözü: Yeni bir gerçeğin keşfi, başka gerçekleri görmemize engel olmamalı.


BNEF: “Elektrikli araç devrimi ivmeleniyor” (v1) başlıklı haberin çıktıları (Electric Vehicle Outlook):

  • Elektrikli araçlar 8 yıl içerisinde benzinli araçların fiyat seviyesinde olacak.
  • 2040’ta yollarda 530 milyon elektrikli araç olacak (toplam hafif araç satışının %54’ü elektrikli olacak, bir yıl önceki tahmin %35 idi). Bu araçlar, benzin talebini 8 milyon varil/gün azaltacak.
  • Elektrikli araçların elektrik sarfiyatı 2040’a gelindiğinde 1800 TWh’e ulaşarak, global elektrik sarfiyatının %5’ine karşılık gelecek. Bu, yıllık 3400 kWh elektrik tüketimi anlamına gelmektedir (bir aracın yıllık 20 bin km yapacağını varsayarsak 100 km’de sarfiyat 17 kWh. 2017 model elektrikli araçların EPA menzil testlerine göre 100 km’de ortalama sarfiyatı 19 kWh, buna göre 2040’a doğru görünür bir verimlilik yakalanamayacağını varsayabiliriz bu durumda).
  • Dünya genelindeki aktif lithium-ion fabrikaların kapasitesi 90 GWh imiş ve bunun 2021’de 270 olması bekleniyor. BNEF daha önce, Çin’li firmaların hedefini gerçekleştirmesi durumunda 2020’deki kapasitenin 121 GWh olacağını ifade etmişti (BNEF’de bununla alakalı 28 Haziran’da yeni bir yazı daha çıkmış). Öte yandan, Deutsch Bank, 2020’de 250 GWh kapasitenin aşılacağını tahmin ediyor. McKerracher’e göre, elektrikli araçların batarya taleplerinin karşılanabilmesi için 13 yıl içerisinde 35 tane Gigafactory inşa etmek gerekecek.
  • Şarj altyapısı, 2030’lu yılların ortalarında Çin, ABD ve Avrupa pazarlarında büyümeyi sınırlayan önemli bir darboğaz olmaya devam edecek.
  • Lithium-ion hücre fiyatı 2010’dan bu yana %73 düştü ve BNEF, gelecek 20 yıl boyunca inovasyon sayesinde sert düşüşler yaşanacağını tahmin ediyor.

EV piyasasındaki bazı güncel/yeni gelişmeler:

  • Volvo’nun 2019’la birlikte yeni model tüm araçları sadece elektrik motorlu olacak (yani hibrit ve/veya bataryalı elektirkli araç). Böylelikle, Volvo’nun 2025 itibariyle benzinli/dizel model üretiminin bitmesi bekleniyor. Bu, sektördeki ilk karar.
  • 2020 yılında piyasada 120 farklı model bataryalı elektrikli araç olması bekleniyor.
  • BMW’nin 7 serisi modeli 2021’de iNEXT modeli tarafından ikame edilecek.
  • Fransa, 06 Temmuz günü açıkladığı Climate Plan‘a göre, 2040 itibariyle içten yanmalı motor satışlarını sonlandırmayı planlıyor. Öte yandan, Enerji Bakanı Nicolas Hulot, 2001 ve öncesinde imâl edilmiş benzinli/dizel araçların elektrikli olanlarla değiştirilmesi için de vergi teşvikleri sağlayacaklarını ifade etti. Ayrıca, hükümet, i) Fransa sınırları dahilinde petrol ve gaz arama faaliyetlerini de sonlandırmayı planı arasına aldı, ii) 2020 itibariyle de kömür yakıtlı termik santralleri devre dışı bırakacak ve hanehalklarını kendi elektriklerini üretme konusunda cesaretlendirecek.

Tahminler (kısa derleme)

  • OPEC, 2040 itibariyle toplam elektrikli araç sayısının 46 milyona ulaşmasını tahmin ediyordu; ama bunu 266 milyon olarak revize etti. Bataryalı elektrikli araçların da %23’lük dilime sahip olacağı tahmin edimektedir (2015 yılındaki tahmin %2 idi).
  • Excon’un 2040 tahmini 100 milyon (65 milyon idi önceki tahmini).
  • IEA, 2030 itibariyle elektrikli araç sayısının 58 milyon olacağını tahmin ediyor (önceki tahmin 23 milyon idi).
  • BP’nin 2035 tahmini 100 milyon (1 önceki yılki tahminine göre %40’lık artış).
  • Statoil (Norveç merkezli petrol şirketi), 2030 itibariyle, araç satışlarının %30’nun elektrikli olacağını tahmin ediyor.

Tahminlerdeki bu oynaklık, dönüşümün getirdiği politika belirsizliğinden diyelim. Zira, hükümetlerin ne yapacakları, petrolün fiyatı, otomobil üreticilerinin planları vs hepsi çok dinamik şekilde gelişiyor. Araştırmaları yapan kurumların işi kolay değil; ama GES gelişimini de tahmin edememişti bunlar.

Elektrikli araçlar winning idea olarak temiz ulaşımı domine etse de hidrojen yakıt hücresi aslında bataryalı elektrikli araçların menzil ve dolum süresi gibi sıkıntılarını ortadan kaldırma anlamında çok ciddi fırsat sunuyor; ancak onun da kendi sorunları var. Toyota kendini elektrikli araçtan adeta soyutlayıp bu alana çok ciddi yatırım yapmıştı; ama meyvelerini alamayınca elektrikli araçların ivmesini de kaçırmamak için olsa gerek elektrikli araç konusuna eğilmeye başlamıştı; ancak hidrojen yakıt hücresi yalnız değil. Shell CEO’su Ben Van Beurden İstanbul’da düzenlenen 22nd World Petroleum Congress’de temiz New Energies bölümüne, yenilenebilir enerji ve elektrikli araçlar için 1 milyarlık harcama yapacaklarını söyledi. Shell CEO’su hidrojen yakıtlı araçlarda, LNG’li ve yeni nesil bio yakıtlarda gelecek görüyor.


Fransız EDF ve Çin’li CNG şirketleri 29.06.2016’da İngiltere ile imzaladığı sözleşmeyle 3200 MWe gücünde Hinkley Point C santraline 2 reaktör kuracak. Santralin maliyeti 18 milyar £ olarak öngörülmüştü; ancak şimdi 19.6 milyar (finansman maliyeti hariç).


Almanya, 2017’nin ilk yarısında elektrik üretiminin %35.1’ini rüzgar, güneş ve biyokütle kaynaklı gerçekleştirdi. Geçen yılın aynı döneminde bu oran %32.7.

Türkiye’de durum şu şekilde (2017 ilk 5 ay için):

  • %34.9’lük oran: Hidro, rüzgar, güneş, jeotermal ve biyokütle kaynaklı.
  • Doğal gaz %33
  • Linyit %13
  • Taş kömürü ile ithal kömür %17.6

2004 yılında kurulan Hollanda’da kurulan 790 MW gücündeki Rijnmond doğal gaz santrali geçen yıl Blackstone Group LP tarafından satın alınmıştı (satın alma bedeli açıklanmadı). RWE ve Engie gibi şirketler gaz santrallerini kârlı olmadığı için atıl durumda tutarken Rijnmond Pazartesi günü elektrik sattı.

Blackstone, yakın gelecekte santralin operasyonel kapasitesinden yararlanmayı bekliyor ve Avrupa’lı şirketlerin varlıklarını satın alma konusunda Blackstone yalnız da değil;

  • Mayıs ayında, ABD’li enerji ticareti şirketi Castleton Commodities International LLC Rotterdam’da bir gaz santrali satın aldı (şirketin Avrupa’daki ilk satın alması ve şirket, aynı zamanda Engie’nin bir gaz ve bir de kömür santrali için de teklif vermiş).
  • EPH (Energeticky a Prumslovy Holdings), ortağı GE olan 2009 yılında kurulmuş bir Çek şirket ve kömür santralleri satın aldı. Şirket, 2013’ten bu yana 10’dan fazla santraline ve ilgili maden sahalarına 7 milyar $ harcamış.

Apple, Çin’e veri merkezi yatırımı yapıyor. Yatırım maliyeti 1 milyar $ ve tesis tamamen yenilenebilir enerji kullanacak.

Yatırım, global oyunculara koşulan şartın bir gereği, böylelikle Apple Çin’li kullanıcıların verilerini kurulacak merkezde tutacak. Rusya da benzer şeyleri talep ediyor ve 2016’da LinkedIn’e erişimi bu nedenle engellemişti.