08.11.2017

“The long tailpipe” kavramını tarihe gömmek gerekiyor sanırım 🙂 Zira, benzeri defalarca yapılmış olsa da, yeni bir çalışma gösteriyor ki, elektrikli araçların kullandığı elektrik en kirli kaynaklarca üretilse de elektrikli araçlar dizel araçlardan daha çevreci (haber burada). Çalışmaya göre, dizel bir araç km’de 200 gr CO2 eş değerinden fazla salınımına sebebiyet verirken, kendisine en yakın kirlilikteki Polonya’daki bir elektrikli araç km’de 160 gr CO2 eş değeri emisyon yaratıyor (grafik). Çalışma sadece CO2 esaslı yapılmış sanırım.


Brazilya, Arabistan’ın petrol kesintisi kapsamında görüşme önerisini reddetmiş. Brazilya, halihazırda günlük 2.65 milyon varil petrol üretiyor.


Atmosferdeki CO2 seviyesinin 2016’da tarihi zirve yaptığının BM ve WMO tarafından açıklanmasının ardından, WMO şimdi de atmosferdeki methane seviyesinin yükseldiğine ve son 10 yılın ortalamasının da üzerine çıktığını söyledi. Bu endişe verici olsa da, tuhaf olan yükselmenin sebebinin anlaşılmaması.


151 bin USD’ye 2 kişilik elektrikli bir uçak (seri üretim maliyeti değil). Bu uçak Çin Şınyang Havacılık Üniversitesi tarafından geliştirildi. RX1E-A isimli uçak 2 saat havada kaldı ve hızı 160 km/saat’e ulaşabiliyor. Uçağın pilot eğitimi, yolcu taşıma, fotoğrafçılık ve turizm amaçlı kullanılması hedefleniyor. Uçağın 2012’de başlanan geliştirilme süreci 3 yıl sürmüş ve ilk uçuğu 2015’te yapmış. O dönem yaklaşık 45 dakika hava kalmış ve 3 bin metre irtifaya ulaşmıştı.

Okurken nasıl da gıpta ettim.


OPEC, global araç sayısının 3’te birinin elektrikli olması durumunda, petrol talebinin 109 milyon ile 2034 zirve yapacağını ve sonra yatay seyredeceğini tahmin ediyor (grafik).

OPEC raporunda, piyasadaki elektrikli araç penetrasyonunun ciddi şekilde artmasının 24 yılı bulabileceği ve paylaşım uygulamaları dolayısıyla sahiplik oranındaki düşüşe değinilmiş olmakla birlikte; BP raporunda, 2040’a doğru piyasadaki araç sayısı 2 milyar ve elektrikli araç (otomobil, truck vs) da 70 milyon olsa 1.2 milyon varil/gün petrol azalımı yaşanabileceği hesaplanmıştı.

Dolayısıyla, OPEC’in raporu bana tuhaf geldi.

OPEC raporunda car-sharing iş modeline değinilmesi bağlamında, Didi’nin (Uber’in Çin versiyonu) filosunda 260 bin elektrikli araç var ve bu nedenle de şarj istasyonu altyapısına yatırım yapıyor.

Bu arada, BMW, Daimler, Ford ve Volkswagen (Audi ve Porsche ile birlikte), Avrupa genelinde, 2022’ye kadar 400 adet 350 kW DC güçte hızlı şarj istasyonu kurulması konusunda iş birliğine gittiklerini duyurdu (şarj istasyonu ağına IONITY demişler).


Alphabet’s Waymo, 100 m2’lik bir alanda tamamen otonom aracını kullanmaya başlıyor. Araçta bulunacak Waymo çalışanı, direksiyon koltuğunda değil arka koltukta oturacak. Video burada. Google, 2009’dan bu yana yürüttüğü çalışmaların meyvesini toplamaya başladı.

Bu arada, VW, Google ile, elektrik araç bataryalarının geliştirilmesi başta olmak üzere ulaşım ile alakalı geleceğe dönük geliştirmeler kapsamında kuantum bilgisayar teknolojisinden faydalanılmasını teminen işbirliğine gitti.


UK’de, SSE and Npower güçlerini birleştirerek yeni bir tedarik şirketi kurmak için görüşmeler yürütüyor.


Çin’li Tongwei Solar Energy (Hefei) 1.8 milyar USD yatırımla, her biri 10 GW kapasiteye sahip 2 adet solar cell fabrikası kuracağını açıkladı. Halihazırda dünyanın en büyük dördüncü cell üreticisi olan Tongwei 5.4 GW kapasiteye sahip ve 4.3 GW kapasitesinin de inşaatı devam ediyor.

Bloomberg New Energy Finance’e göre, dünyanın en büyük cell üreticisi 6.5 GW kapasiteyle JA Solar Holdings Co.


Fatih Birol Columbia Energy Exchange’e konuk olmuş, podcast başlığı Reflections & Outlook On the Global Energy Sector ve başlangıçta Galatasaray vurgusu yapıldı. Fatih Bey tam bir GS hayranı 🙂


178 mt hub yüksekliğiyle dünyanın en büyük türbini Almanya’da inşa edildi.

İmalatçı: Max Bögl Wind AG


Panasonic CEO’su Kazuhiro Tsuga, Tesla Model 3 üretimine ilişkin darboğazın anlaşıldığını ve üretim sürecinin otomasyona bağlanması sonrası Model 3 üretiminin hızlı şekilde yükseleceğini söyledi. İlginç doğrusu.


UBER için kötü bir haber daha; ABD’nin NY kentinde düzenlediği saldırıda 8 kişinin ölümüne, 11 kişinin yaralanmasına neden olan Sayfullo Saipov’un, Uber için şoför olarak çalıştığı bildirildi.


Shechtman Uluslararası Liderlik Ödülü’ne layık görülen Yüksel Yıldırım’ın hikayesi okumaya değer (bağlantı).

11.08.2017

#GününSözü: “Bundan sonraki yatırımların konvansiyonel olmaması gerektiğini düşünüyorum. Dünya artık bizim için olan bir dünya değil. Bu Elon Musk’ların, Apple’ların Google’ların dünyası. Onlar geliyorlar” – Hamdi Akın (kaynak)


Hindistan ve Çin gibi ülkelerde araç kullanım alışkanlıkları farklı. Mesela, Hindistan’da satılan elektrikli motorlu araçların %80’i mobilet ve scooter (2016’da satılan 22 bin elektrikli aracın sadece 2000 tanesi 4 tekerlekli, yani %9’u). 2020’de dünyanın en büyük 3. elektrikli araç pazarı olmayı hedefleyen Hindistan 2 tekerlekli elektrikli araçlara 455$, 3 tekerlekli araçlara 955$, 4 tekerlekli araçlara da 2160$’a kadar destek sağlıyor. Ancak, buna rağmen ülkenin elektrikli araç adaptasyonu düşük, zira en bilinen 4 tekerlekli araç olan Mahindra e2o’nin fiyatı 12530$ iken, Maruti Suzuki Wagon R fiyatı 7830 $. Ülkenin en çok satan elektrikli motorsiklet markası Hero Electric. Rakibi olan Emflux Motors saatte 170 km hıza ulaşabilen motoru piyasaya sürmeye hazırlanıyor.

Not: İyi bir elektrikli bisiklet (pedelec) 2 bin €’lardan (>10 bin lira) başlıyor (örneğin Scott marka). Çok niyetlenmiştim de bu nedenle vazgeçmiştim.


Elektrikli araçlarla şebekenin ve hatta araç sahibinin mutualist ilişkisi

Nissan ve Enel SpA elektrikli araçların fazla enerjisini şebekeye basarak para kazanmasıyla alakalı Danimarka’da bir proje yürütüyor. Buna göre, araç sahipleri yılda 1530$ kazanabilirmiş. Benzer bir şeyin İngiltere’de olabilmesi için şirketin araç sayısının en az 150 olması gerekiyor, o nedenle, bu tarz bir getiri şimdilik sadece Damimarka’da mümkün.

Bu arada, haberde yer verilen grafik, Bloomberg’in 2038’de elektrikli araç satışlarının içten yanmalı motor satışlarını geçeceği tahminini gösteriyor.

Muhtelif elektrikli araç haberleri

  • Mercedes’in UK perakende şirketi Twitter üzerinden sorduğu “With electric cars increasing in popularity, we’d love to know if you would consider switching to an electric car?” sorusuna verilen cevaplar ezici şekilde ALIRIM olmuş. Şu ise efsane: already switched.
  • Daimler, Almanya merkezli Volocopter startup’a 25 milyon € yatırım yaptı. Şirket, Autonomous Air Vehicle üzerine çalışıyor ve ilk denemelerini bu yılın sonunda Dubai’de yapmayı planlıyor (YouTube).
  • Tesla’nın 35 bin $’lık Model 3‘ünden sonra, Nissan Leaf’in 2018 base modelinin 29900 $ fiyatla piyasaya sürüleceği sızdırılmış.
  • İsrail’li MobilEye’ı 15 milyar $’a satın alan Intel, 100 adet yeni otonom aracı test edeceğini duyurdu.
  • Musk, elektrikli araç şarj istasyon adedinin önemli ölçüde artırılması konusuna odaklanacaklarını Twitter üzerinden açıkladı. Bunun haber yapıldığı Electrec sitesinde, buna en önemli sebep de apartman sakinlerinin şarj istasyonlarına erişimde yaşadığı sıkıntı gösterilmiş. EV konusunda yazdığım yazılarda buna değinmiştim.

Taksi plakalarının ederi bundan 5-10 yıl sonra ne olacak? İstanbul’da bir taksi plakası bugün 1.5 milyon TL.

Peugeot’un ana şirketi PSA Group, İspanyol partneri Eysa’nın ortak girişimi Emov şirketi, Madrid’te 5 ayda 100 bin müşteriye ulaştı. Emov ile dakikalık veya 4-5 saatlik ya da günlük Citroen C-Zero model elektrikli araç kiralanabiliyor. Daimler’in Car2Go girişimi Madrid’de 160 bin aboneye sahip. Car2Go fiyatlaması şu şekilde: dakikası 21 €cent (Madrid’de), Berlin’de 24, Stutgart’ta 29 ve Amsterdam’daysa 31. Daimler’in araç sayısı sanırım 1000 taneymiş. 1000 araçla 160 bin kişiye hizmet vermişler. Daimler’in 70 aracı 2015 sonu ile 2016 Nisan arasında taksicilerin hışmına uğramış. Uber’le de benzeşen bu gibi şeyler Türkiye’de de gelişecek; ama Uber gibi değil de araç kiralama yöntemiyle yasal yollarla faaliyet gösterdikleri takdirde gittikçe azip hale gelecektir. Bu da taksi plakalarının değerini elbette aşağı çekecektir. İlgili oda Uber’i sessizce izleyip Avrupa’daki gibi ortalığı ayağa kaldırıp Uber’in her kesime yaygınlaşmamasını sağladı ve arka planda Polis güçleri de yakaladığı Uber araçlarına cezayı kesti. Ama, ironik şekilde devletimizin guzide bir kurumu olan Kızılay çok yenilikçi bir şekilde Uber’le işbirliği yaptıydı.

Neyse, taksicilerin odası belli ki akıllı, ama iş modeli geliştirmeye odaklanmalılar bence.


Okan Yardımcı’nın farklı kaynaklara göre Türkiye’nin gaz tüketimini gösterir tablo paylaşımı ilginç; çünkü EPDK’nın verileriyle BP’ninki arasında ciddi fark var (örneğin 2016 yılı EPDK 46.4 milyar m3 tüketim var derken BP 42.11 demiş) ve bu fark basınç veya dönüşüm faktörü şeklinde izah edilecek gibi değil. BP’den cevap bekleniyormuş.


Önceki gün burada paylaşılan grafik lityum üretiminde Avustralya ve Şili’nin ilk sırayı aldığını gösteriyor. Ancak, grafiğin sağ sütunun rezerv miktarlarının verilmesi ve dip toplam için kullanılan “world total” ifadesi bence yanlış okumalara sebep olabilir (USGS de benzer grafiklere sahip, Bolivya’dan metin kısmında bahsetmişler). Zira, Bolivya, 9 milyon tonu aşkın lityum rezerviyle, dünyanın en çok lityum rezervine sahip ülkesidir. Ancak, buradaki lityum Şili’dekine kıyasla 3 kat fazla magnezyum içerdiği için çıkartması ve rafinajı pahalıdır.

Bolivya Hükümeti dünya lityum rezervinin %70’ine sahip olduğunu iddia ediyor.


Iberdrola’nın İngiltere’deki elektrik şirketlerinden Scottish Power Renewables 1.2 GW kapasiteli deniz aşırı rüzgar (offshore wind) projesi için planlama izni aldı.

Ancak, İngiltere’de elektrik piyasasında tüketiciler açısından işler iyi gitmiyor; British Gaz, elektrik abonelerinin standart tarifesini 15 Eylül’den itibaren %12.5 artıracağını açıkladı. Bu artış, duel fuel abonelerinde %7.3 olarak gerçekleşecek. Alman Innogy’nin (RWE spin-off) N-Power da 2017’nin ilk yarısında zarar yazmış ve zorluğu giderek artan piyasa şartlarını da gerekçe göstermiş (subsidising renewable energy generation and fitting digital smart meters in homes). Innogy markası “innovation”, “energy” ve “technology” kelimelerinin mütemmim cüzü olarak 2016 Nisan’da kurulmuş ols da, kimse piyasadan büyük değil 🙂


IHS Markit, lityum ion batarya modüllerinin 2019 yılı itibariyle 200 $/kWh seviyesine düşeceğini, küresel depolama hacminin bugünkü 4 GW kapasiteden 2025’te 52 GW’a yükseleceğini tahmin ediyor.

Bu konuda tahminde bulunmak bence araç stoğu tahmininden daha zor; ama ortak aklın (eğilimin) bir göstergesi olarak değerlendirdiğim için paylaşıyorum.


İklim ve enerji uzmanı Önder Algedik tarafından hazırlanan Kömür ve İklim Değişikliği 2017 Raporundan (tamamını okuyamadım):

  • 7 yerli banka 9 GW kurulu güce sahip termik santrallere kredi sağladı.
  • Türkiye’nin kömür ithalatı 1990’da 54.5 milyon ton iken, 2015’te 93 milyon ton
  • 1990’da toplam 5.2 GW kömür kurulu gücü vardı ve bunun tamamı linyit kullanıyordu, bugün 16.7 GW güce sahip 62 adet kömür santrali faal ve bu kapasitenin 7 GW’ı linyit kullanıyor. Lisans almış ve inşa halindeki 9.4 GW’lık 20 santralin ise 7.6’sı ithal kömür yakacak. İlaveten, önlisans almış toplam 6.3 GW güce sahip 12 santralin 9 tanesi (6.3 GW) ithal kömür yakacak. Özetle, yerli 5 GW güçte projeye karşılık 20.2 GW ithal proje var (inşa halinde ya da proje aşamasında). Santrallerin tamamlanmasıyla kömür kurulu gücü 41.9 GW olacak.
  • 2016’da yerli kömür santrallerinin ürettiği elektriğin 185 $/MWh bedelden alınması eleştirilmiş ve karşı argüman olarak 2016 yılı fiyat ortalamasının 144 olması gösterilmiş; ancak, 185’lik fiyat santralin ürettiği elektriğin bir kısmına sağlandı, yazar tamamına sağlandı gibi anlatmış.
  • YEKA sonrası fiyatlara da değinen yazar, kömürün rekabetçiliğinin azalmasından vs bahsetmiş; ancak neden böyle her şey sanki sihirle olacakmış gibi eleştiriliyor anlamak mümkün değil. Kömür bugün itibariyle ve bundan sonra uzun yıllar da, ülkelerin durumlarına göre üretimde önemli bir görev ifa edecek (bkz: Almanya, Avustralya, Polonya, Çek) (bkz: kapasite piyasası). Şuna değineyim; Almanya Temmuz başında elektrik üretiminde %37.6 yenilenebilir oranına ulaştı (hatta ihraç edilen elektrik de dikkate alınırsa bu oran %42). Bu, rüzgar ve güneş üretiminin yüksekliğinden kaynaklı ve bakıldığında 2020 hedefine şimdiden ulaşmak gibi yorumlanabilir; ancak kazın ayağı öyle değil ve 2020’ye gelindiğinde de hemen hemen bu oranlarda seyredecek oran (detay için bkz).

Rusya’dan Zarubejneft, Türkiye’den Unit International ve İran’dan Ghadir, petrol ve gaz yataklarını geliştirme projeleriyle ilgili ortak yatırım anlaşması imzaladı.


Teşvik

Dünya Gazetesindeki habere göre; enerji ve madencilik sektörlerinde Ocak-Haziran döneminde, 1371’i enerji ve 93’ü madencilik olmak üzere toplam 1464 projeye yatırım teşvik belgesi verildi. Enerji ve madencilik sektörlerinde gerçekleşecek yatırımlar için geçen yıl Ocak-Haziran döneminde 1171 teşvik belgesi düzenlenmişti. Buna göre, geçen yılın aynı dönemine %25 artış kaydedilmiş oldu.

Öte yandan, İş Bankası Elektrik Üretim Sektörü Raporu‘na göre; teşvik belgeli enerji yatırımlarında yerli yatırımın 2013 yılında 29 milyar TL ile zirve yaptığını, yabancı yatırımın ise 2015 yılında 24 milyar TL ile zirve yaptığını görüyoruz. Bankaya göre, 2015 yılındaki teşvikli yabancı yatırımın zirve yapmasında EBRD, Goldman Sachs ve SOCAR gibi firmaların yatırımlarının etkili olduğu düşünülmektedir.


Risk sermayedarları kripto para birimlerinde ne görüyor? Bu arada, BTC, gün içerisinde tarihi zirvesini 3500$’ı geçerek yeniledi, Goldman Sachs’ın tahmini 3900’ler. Şurada da (Zerohedge) ana akım medyanın Bitcoin’i anlamayışıyla alakalı bir yazı var. Kripto yakıt Ethereum’n (ETH) BTC bu kadar artarken artmamasını anlayamadım yalnız 😦

Blockchain ile alakalı Mckinsey’den bir yazı da burada.


Farklı bir haberle gündemi sonlandıralım, Rekabet Kurumu beyaz et üreticisi 19 teşebbüs ile ilgili 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi (rekabetin ihlali) kapsamındaki delilleri ciddi bularak soruşturma açılmasına karar verdi.

22.05.2017

Avrupa Birliği’nde elektrik fiyatlarının geleceği hakkında değerlendirmeleri içeren 14 sayfalık bir analizim oldu. Okumak isteyenler tıklayabilir.


TBMM Başkanlığı’na sunulan “Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” dikkatimden kaçmış. Tasarı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca hazırlanmış ve amacı şu şekilde ifade edilmiş: “Tasarı ile, ülke sanayisinin canlanması, yerli ve yabancı yatırımcılar için yeni sanayi alanları oluşturulması, mevcut sanayi alanlarının genişletilmesi, yatırımların bürokratik süreçlere takılmadan hızla hayata geçirilmesi, organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri, sanayi siteleri ve serbest bölgelere ilave Devlet teşviklerinin verilmesi amaçlanmaktadır. Üreticinin desteklenmesi ve sanayinin geliştirilmesi için sanayi siciline kayılı işletmelerin elektrik tüketiminde alınan TRT payının kaldırılması, 2/1/1924 tarihli ve 394 sayılı Hafta Tatili Hakkında Kanundan kaynaklanan mali yüklerin sonlandırılması; planlı sanayi alanlarında üretim yapan sanayicilerin yukarıdaki desteklere ilave olarak tapu ve kadastro harçlarından, damga vergisinden, emlak verisinden muaf tutulması ve enerji giderlerinin azaltılması sonucunda üretim maliyetlerinin düşürülmesi amaçlanmaktadır…” (tamamı için tıklayınız).

Enerji zaviyesinden bakıldığında TRT payının kaldırılması en dikkat çekici detay.

Öte yandan, 3573 sayılı “Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun“da önerilen değişiklikler var. Şöyle ki;

Madde 1’den sonra gelmek üzere madde 1/A eklenmiş ve “Zeytinlik saha” diye bir tanımlama öngörülmüş. Zeytinlik saha şu şekilde tanımlanmış: “1 dekar alanda en az 15 kültür çeşidi veya yabani zeytin bitkisinin bulunduğu alan”.
Madde 20 (şu anki hali) Madde 20 (Önerilen hali)
Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının iznine bağlıdır.

Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının % 10’unu geçemez. Bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır. Bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez. İzinsiz kesenler veya sökenlere ağaç başına altmış Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az üç kilometre mesafede, zeytinliklerin bitkisel gelişimini ve çoğalmalarını engelleyecek kimyasal atık oluşturacak tesis yapılamaz ve işletilemez. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve kurulun uygun görmesi şartıyla bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış yatırımlar için zeytinlik sahalarında yatırım yapılmasına Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından izin verilebilir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bu yetkisini gerektiğinde valiliklere devredebilir.

Birinci fıkra kapsamında izin verilen yatırımlara ait sahalar hariç zeytinlik sahalar daraltılamaz. Zeytin ağaçlarının sökülmesi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlı konunun uzmanı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır. Bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez. İzinsiz kesenler veya sökenlere ağaç başına ikibin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Önerilen maddede yer alan “Ancak, alternatif alan bulunmaması ifadesi enerji piyasasını ilgilendiren hususlarda da uygulama bulmuştur. Örneğin, tarım arazileri benzer ifadelerle tarım dışına çıkarılmış ve başta HES olmak üzere birçok enerji yatırımları yapılabilir olmuştur. Öte yandan, “Ancak, alternatif alan bulunmaması ve kurulun uygun görmesi şartıyla ifadesindeki altı çizgili kısım Kanuna dinamizm katar; ancak Kurul’un işini gerçekten doğru yapması elzem. Yatırım ve üretimin önündeki engelleri kaldıralım derken korunması gerekenleri talan etmemek gibi bir dengeyi yakalamak şart.


Avrupa Birliği GES kurulu gücüne ve üretimine ilişkin istatistikler yayınlandı. Buna göre;

  • 6.1 GW : 2016 içerisinde kurulan GES kapasitesi (2015’te 7.9 GW idi)
  • 100.9 GW : 2016 sonu itibariyle toplam kümüle GES kapasitesi
  • 100.6 GW : 2016 sonu itibariyle toplam on-grid kümüle GES kapasitesi (2015 sonunda 94.6 GW idi)
  • 105.3 TWh : GES’lerden 2016’da üretilen elektrik enerjisi (2015’te 102.8 TWh idi)

Merkel, Almanya’nın 2020’de yollarda 1 milyon elektrikli araç hedefinin yakalanamayacağını söyledi. Hedefler hep şaşar da Almanya’nın elektrikli araç örneğinde aşağı yönde bir şaşma olmuş, oysa IEA’nın GES kurulu güç tahminlerine baktığımızda tahminlerin hep gerçekleşmeden hep aşağıda kaldığını (under estimation) görüyoruz. Elektrikli araç ile GES esasen dönüştürücü ve dinamik bir şey, USD kuru tahmini gibi değil, dolayısıyla bence Almanya’nın durumu biraz garip (şayet 1 milyon zaten çok yüksek bir beklenti değil idiyse).

IEA GES kurulugücü tahmininin detayı şu şekilde: @Javier Blas (Chief Energy Correspondent @Bloomberg), IEA’nın WEO raporlarındaki GES kurulu güç tahminleri ile gerçekleşmeleri kıyaslayan bir grafiği twitledi

IEA Tahmin


RES Yarışma Duyurusu 18’inde ilan edildi. Buna göre, 2015’te önlisans başvuruları alınan 3000 MW’lık kapasitenin 710’luk kısmı için 21-22-23 Haziran’da kapasite yarışmaları yapılacak.

RES


Daimler (Mercedes), enerji depolama konusunda Vivint Solar ile işbirliğine gitti.

Tesla, 14 kWh’lık (kullanılabilir kapasite 13.2 kWh) depolama sistemini 5500 $’a satıyor (kurulum hariç). Daimler’in depolama sistemi ise 2.5 kWh kapasiteye sahip  ünitelerden oluşuyor ve 20 kWh’lik bir sistemin fiyatı tasarım ile kurulum vs dâhil şekilde 13000 $.

Birim maliyeti Tesla’dan yüksek. Tesla’nın Powerwall 2’siyle rekabet edebilecek mi bakalım.

Era of EV

Bu yazıda, öncelikle elektrikli araçlara dair global ölçekte istatistiği bilgiler paylaşılacak ve bazı projeksiyonlar verilecek, Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) ülke bazlı istatistikleri sunulacak, elektrikli araçlara dair algıdan bahsedilecek, yatırım planları paylaşılacak, en son da ülke ve şehir ölçeğinde istatistikler paylaşılacak. 

IEA’ya göre, 2015 sonu itibariyle yollardaki elektrikli araç sayısı (BEV+PHEV) 1.26 milyonu aştı (2015 yılı içerisindeki satış 550 binin üzerinde). 

Grafik: 2010-2015 arası dönem BEV+PHEV stoğu

EV Stock

Aşağıdaki grafiğe esas 2015 sonu kümüle BEV sayısı 739810, kümüle PHEV sayısı ise 517100

EV Stock 2

Marklines sitesindeki veriler de;

  • 2016 yılı içerisinde BEV + PHEV satışlarının 720 bini aştığını gösteriyor.
  • 2011-2016 arası dönemin sonunda BEV adedinin 1 milyon 27 bin olduğunu, PHEV sayısının da 666 bin olduğunu göstermektedir.

EV Satış

IEA verilerine göre, 2015 yılı sonunda ulaşılan kümüle 1.26 milyon elektrikli aracın (full elektrikli ve plug-in hibrit) %80’i ABD, Çin, Japonya, Hollanda ve Norveç’te. Deutsch Bank raporuna göre, 2015 yılında satılan 328720 BEV global araç satışının %0.6’sına karşılık geliyor (Marklines ise 2015 yılı içerisinde satılan BEV sayısının 254 bin olarak vermişti, veriler arasında ciddi sapmalar var). ICCT’ye göre, 2015 yılında dünyada satılan araçların %0.8’i PHEV+BEV (IEA’ya göre satış adedi 550130, Marklines’a göre 380 bin). Goldman Sachs’ın 2025’te, satılan araçların %25’inin elektrik motoruna sahip olacağı ve bunun %95 oranında hibrit olacağı yönündeki tahmini, Deutsch Bank’ın raporunda verili değerleri aşıyor. “Era of EV” yazısını okumaya devam et

04.04.2017

Tesla, market capitalization değerinde GM’yi geçerek ABD’nin en değerli şirketi oldu. Henüz hiç kâr elde etmeyen Tesla’nın bu kadar değerlenmiş olması eleştirilere konu; ama Musk bunu şu şekilde savunmakta: “Tesla is absurdly overvalued if based on the past, but that’s irrelevant. A stock price represents risk-adjusted future cash flows.”

Tesla’nın gelecek nakit akışının büyük kısmı Model 3’ten gelecek, Musk’ın iddiasına göre Model 3, %25 marjla 20 milyar $ getiri sağlayacak.

Tesla


Daimler ve Bosch Level 4 ve 5 otonom sürüç sistemi (yazılım ve algoritma) geliştirilmesi konusunda iş birliğine gittiklerini açıkladı (Bosch basın duyurusu). Anlaşmanın hedefi, 2020-2021 ile birlikte sistemin realize olması.


Daimler, mevcut yakıt hücresi projeleri haricinde yeni geliştirmelere odaklanmayacakmış.  Şirketin CEO’su Dieter Zetsche, yakıt hücresi teknolojisinin artık firma için kilit bir rolü olmadığını belirtti. Zetsche, “Her ne kadar elimizde yakıt hücresine dair önemli teknolojiler olsa da, bu sistemin batarya-elektrik yaklaşımı karşısındaki avantajı giderek küçülüyor.” demiş. Markanın hidrojeni terk etmesinin nedeni basit. Hidrojenin elektrikli sistemlere karşı menzil ve yakıt ikmali avantajı gün geçtikçe azalıyor.

Toyota da batarya konusuna yatırım yapacağını açıklamıştı, Hyundai de buna odaklanacağını ve 2025’e doğru satışlarının %10’unun elektrikli olmasını hedeflemişti.


Çin’li BYD, Macaristan’dan sonra, 10 milyon €’luk yatırımla ikinci elektrikli otobüs montaj hattını Fransa’da kurmaya karar verdi. Yıllık 200 otobüs üretim kapasiteli tesis 2018’in ilk yarısında devreye alınacak ve 32 bin m2 kapalı, toplam 80 bin m2 alanda kurulacak tesiste 100 kişi istihdam edilecek. Yatırımın Fransa’da yapılmasının sebebi, Fransa’nın Avrupa’nın en büyük otobüs pazarı olması.