18.01.2018

ABD’de 2017 yılı plug-in (BEV ve PHEV) satışları 2016’ya kıyasla %27 artış göstererek 200 bin adede ulaştı. 2017’de satılan her bir plug-in aracın %53’ü de bataryalı elektrikli (106 bin). Dünyanın en büyük ikinci plug-in pazarı olan ABD satışlarının yaklaşık %50’si California’da ve plug-in araçların toplam araç içindeki oranı ülke seviyesinde %1.2 mertebelerine çıktı.

2015-2017 arası satışlar aylık bazda grafik olarak burada.


Elektrik Piyasasında Tüketim Tesisi ile Aynı Ölçüm Noktasından Bağlı ve Güneş Enerjisine Dayalı Üretim Tesisleri için Lisanssız Üretim Başvurularına ve İhtiyaç Fazlası Enerjinin Değerlendirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar bugünkü REGA’da yayımlandı (bkz). Şuradaki yazıda belirttiğim hususlarda bir iyileşme/gelişme görememekle birlikte, “EPDK, kendi tarafına bakan kısmıyla işi kolaylaştırmaya çalışıyor” diyebiliriz.


The Los Angeles Police Department (LAPD) 160 adet BMW i3 kiralıyor. Bu vesileyle, elektrikli araçların kiralama modeliyle yaygınlaşacağına ilişkin inancımı bir kez daha paylaşayım.


ABD’li elektrik şirketleri şarj istasyonu kurmaya devam ediyor. Pacific Gas and Electric Company (PG&E), 3 yıllık program kapsamında 7500 adet Level 2 tip şarj istasyonu kurma programını başlattı.


Brezilya, 2016 verilerine göre rüzgarda en yüksek kapasite kapasite faktörüne sahip ve bu oran ortalama %39’lar civarında. Voltalia firması, geçtiğimiz aylarda yapılan bir ihaleyi 29.82$/MWh bedelle kazanmıştı. Ülkemizde düzenlenen Rüzgar YEKA 34.8$/MWh bedelle sonuçlanmıştı, böyle bakınca hiç de fena değil, üstelik bizde fabrika kurulumu ve AR-GE şartı da var.


ABD’li Solaria’dan siyah ve %19.4 verimlilikte monoPERC güneş paneli. İddiaya göre, araştırmalar, insanların yüzde 40’ının öncelikle panellerin görünümüne baktığını ortaya koymuş. Panelin teknik föyü burada.


Satılan her bir Bolt’tan 9 bin USD zarar yazdığını söyleyen GM, CEO Mary Barra’ya göre, 2021’le birlikte kâr etmeye başlayacak.


AES ve Siemens, Tesla’ya rakip Fluence Energy şirketini kurdu ve AES’e 100 MW/400 MWh kapasiteli pil tedarik edecek.

Airbus modeli li-on batarya yatırımı

Avrupa Birliği, batarya devrimi için Airbus tarzı bir konsorsiyum için devreye bastı. Bunun için, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Maros Sefcovic, 11 Ekim’de BASF, BMW ve batarya üreticilerinin katılacağı bir etkinlik organize ediyor. Konsorsiyumun 2.2 milyar € fon desteği alması söz konusu.

Konuyla alakalı Bloomberg’de çıkan yazı.


Bu haftanın haberi aşağıdaki 4 tanesinden biri olabilir:

  • 3 Suudi Arabistan’da kırılan güneş ihalesindeki rekor fiyat
  • Arabistan Kralı’nın Rusya’ya tarihi ziyareti.
  • Tesla’nın 260 adet Model 3 üretebilmiş olması
  • Tosbiha’nın 6 dk şarj ile 200 mil gidecek kadar batarya geliştirdiğini iddia etmesi

Detay:

  • Güneş ihalelerinde 1.79 cent/kWh ile yeni bir rekor kırıldı. Suudi Arabistan’da düzenlenen 300 MW’lık ihaleyi Masdar ve EDF 6.69736 halalas (1.79 cent/kWh) birim bedelle kazandı. Önceki rekor 2.42 cent/kWh birim bedelle Abu Dabi’deki ihaleye aitti.
  • Tesla Model 3 üretimini dün yazdım (bkz).
  • Toshiba haberine gelince, bataryanın kapasitesini artırmak vs sorun değil de, esas mesele o şekilde sağlam, dayanıklı ve stabil bir bataryayı üretmekte. Toshiba’nın bataryası bakalım piyasaya çıkacak mı.

Ford CEO’su: “içten yanmalı motor yatırımlarını ⅓ oranında azaltacağız ve bu parayı dha önce duyurduğumuz 4.5 milyar $’lık yatırım için kullanacağız” (bkz).


Dikey eksenli türbin geliştirmek üzere 2010’da kurulan UK merkezli X-Wind Power Ltd battı. Tasfiye memurları şirketin telif haklarını satmaya çalışıyorlar.

Bilgi: Şirketin halen R&D aşamasından üretim ve satış aşamasına geçememiş.


Çin’in Haziran sonu itibariyle güneş kurulu gücü National Energy Administration of China tarafından yayınlandı. Buna göre, kurulu güç 102 GW oldu. 2017’nin ilk yarısında 24.4 GW eklenmiş. 2017’nin ilk yarısındaki üretim ise 51.8 milyar kWh gerçekleşmiş. İddia odur ki, 51.8 milyar kWh’lik üretimin 3.7 milyarı şebeke sorunları nedeniyle israf olmuş.


Eylül ayı satışı 2632’ye ulaşan Chevy Bolt EV artık ABD’nin tüm eyaletlerinde satılıyor.


Tesla, 2013’ten (bkz) bu yana kurduğu super charger sayısında 1000’e ulaştı. İlk kurulum 2012’nin sonuna doğru. Buna göre, tam 5 yılda 1000 adet kurulum.


IEA Renewables 2017 (bkz)

  • Elektrikli araçların elektrik tüketimindeki oranı 2022’ye doğru ikiye katlanacak, ancak yine de %1 kadar olacak.
  • 2016 yılında kaynak bazında kurulu güç artışı
    • Yenilenebilir 164 GW
      • Rüzgar 52 GW
      • Solar 74 GW
    • Kömür 57 GW (26 GW gücündeki santral ise emekliye ayrıldı)
    • Gaz 29 GW (12 GW gücündeki santral ise emekliye ayrıldı)
  • Solar PV üretimindeki Çin’in payı 2016’da %48, cell üretimindeyse Çin %60 paya sahip.

Toplam kurulu gücü 208 MW olan Rwanda’da,  2018 yılı içerisinde ilave güç devreye almak yerine şebeke yatırımlarına odaklanılacağı açıklandı.


#GününSözü: “Bir arada yaşayan insanlar arasındaki doğal durum, bir barış durumunu değil, ama her zaman ilan edilmemiş olsa bile, her an patlayabilecek gibi görünen bir savaş durumudur. Böyle olunca, kalıcı bir barış durumunun kurulması gerekir.” Kant

(Batarya) Elektrikli Araçlar

Alman e.Go, Aachen’de bir tasarım dükkanı açtı. Nasıl bir şey olduğuna ilişkin fotoğraflara buradan bakılabilir. Elektrikli araçlar tasarımlarıyla, getirdiği teknolojik yeniliklerle ve dijitalliğiyle insanı gerçekten çekiyor. Bu vesileyle şunu ifade etmek istiyorum; elektrikli araç piyasası bana Türkiye organik gıda piyasasını andırıyor. Etrafınıza bi bakın, sadece organik ürün satan yerlerin ortaya çıktığını vs görürsünüz, ürünler ciddi pahalı da olsa bunların alıcısı var ve halen tabana yayılmamış olsa da kendi kitlesini oluşturduğunu söyleyebiliriz. Elektrikli araç işi de bu durumu andıracak bence. Baktığınızda, hibrit araçlar yakıt ekonomisi (bkz) anlamında ciddi faydalar sunuyor diye düşünülebilir ve bu kitlesel anlamda da geçerlidir; ancak elektrikli araçların az da olsa muayyen bir alıcısı vardır ve bu sayı zamanla kitlesel bir hale gelecektir ve bence, bu taktirde de büyüme oranı organik gıda piyasasındaki artışı geçecektir. Özetle şunu demeye çalışıyorum, Türkiye elektrik piyasasında elektrikli araçlara teşvik vs olmasa da, insanların ilgisini çekmeyi başaracak, devamlılık arz eden sunuşla ve yaratılacak bir ekosistemle, olmadığı düşünülen elektrikli araç piyasasının olduğu görülecektir. Gün artık Renault Fluence’nin zamanındaki gibi değil, elektrikli araçlar da Fluence gibi rezil değil. Hyundai Ioniq Electric’e ve Nissan Leaf 2018’e bi bakın.

Bu minvalde, Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi’nin Türkiye’nin Günlük Nihai Enerji Tüketimi ve Sonuçları isimli yayında vurguladığı ulaştırma hizmetleri ifadesini çok kıymetli buluyorum.

Yakıt ekonomisi demişken dizel yakıtlı araçlara da değinelim; dizel araçların benzinli muadillerine kıyasla yakıt avantajına sahip olduğu bilinen bir şey, örneğin Toyota Corolla’nın dizel modeli 100 km’de 4 lt yakıt sarfediyorken, bu değer benzinli de 6 lt’yi geçmektedir; ancak malum dizel skandalı orta vadede dizel araçların sonunu getirecek yolun fitilini ateşledi, Almanya’da durum ne olacak belirsiz; ancak Toyota’nın üst düzey yetkililerinden birisi şirketin yüksek ihtimalle başka bir dizel araç piyasaya sürmeyeceğini söyledi.

Son olarak, şuradaki etkili bir yazı var hibritle alakalı, gerçekten güzel; ancak yazı 22 Eylül 2017 tarihli olmasına rağmen, How low could the cost go? başlığı altında verili araç bileşen maliyetlerinde 2014 Şubat tarihli şuradaki makale kaynak olarak kullanılmış (makale de 2013 yılı verilerini esas alıyor).


#Etkinlik: Okan Üniversitesi’nde e-hikelink kapsamında bu Cuma günü (29 Eylül 2017) bir etkinlik var. Program detayı burada.


Bir devlet şirketi olan Rus Rosatom Corporation, lithium ion batarya yapımında kullanılan lithium ve diğer metallerin madenciliğine başlayacak.

Reuters’te çıkan buradaki habere göre, VW kobalt üreticilerinden, 2019’dan itibaren 10 yıllığına kobalt tedarik teklifinde bulunmalarını istemiş. Kobalt’ın pound fiyatı piyasada 26$ seviyelerinde (yani 1 kg’u yaklaşık 57 $). Analistlerin tahminlerin göre, li-on bataryalarda ortalama 8-12 kg kobalt kullanılıyor. 30$/lb üzerinden sözleşme imzalandığı durumda, VW yaklaşık 24-36 milyon kg/yıl bir kobalt ihtiyacı duyacak ve bunun karşılığı da 1.6-2.4 milyar $.

CRU Group’a göre, 2017 yılı gereksinimi olan 41 bin ton kobalt, 2025 yılına gelindiğinde 75 bin olacak.

Buradaki haberde Kobalt’ın önemli oranda Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde (DKC) ve insanlık dışı şekilde çıkarıldığı ifade edilmiş (40 bin çocuk çalıştırıldığı ifade edilmiş). Kobalt, Kabada, Çin, Rusya, Avustralya ve Zambia ülkelerinde de çıkarılıyor; ancak DKC’nin ağırlığı %65.

Gerginlikler arttıkça petrol fiyatları yükseliyor (petrol 59 $’ı aştı), bizde borsa düşüyor ve faizler yükseliyor.


Gazprom, Botaş ile Türk Akımı projesi için ortak şirket kurulumuna ilişkin yönetim kurulu kararı aldı.


Yenilenebilir kaynaklı ihalelerde yeni rekorlar gelmeye devam ediyor. Bu sefer de, Hindistan kendi rekorunu kırdı, Solar Energy Corporation of India üzerinden düzenlenen ikinci rüzgar enerjisi ihalesinde önceki rekor olan ₹3.46/kWh kırılarak ₹3.42/kWh elde edildi (250 MW’lık kapasite için). Kömürcülerin de ilgisi vardı, Neyveli Lignite Corporation şirketi 400 MW’lık kapasiteyi ₹3.45/kWh üzerinden aldı. Daha önce de 709 MW güneş ihalesi kazanmıştı.


Facebook, Microsoft ve Telxius şirketleri ortaklığında Virginia ile İspanya’nın Bilbao kenti arasına, Atlantik altından 4100 mil uzunluğunda kablo döşenecek. Kablo, sn’de çift yönlü 160 terabit veri akışına olanak tanımaktadır, bu da eş zamanlı 71 milyon farklı HD videoyu oynatma kapasitesine sahip olduğu anlamına gelmektedir. Kablo bakır ile zenginleştirilmiş 7 çift fiber optik kablo içermekte olup, bunun üstüne sert plastik koruyucu tabaka ve suya dayanaklı bir kaplama daha bulunmaktadır.

08.09.2017

#GününSözü: Constantly observe, note, and consider. – Leonardo Da Vinci (kendisinin to-do-list’iyle alakalı bir yazı burada)

Tespit ve kısa bir görüş: Dün sona eren MMG ARGE Zirvesinde de elektromobilite ve batarya gündemdeydi; ancak maalesef, kamu kurumlarının taşıt envanteri yok, şöyle ki; kamu kurumlarındaki araç adedi, bunların segmentleri, kiralandıkları/satınalındıkları yıl, 1 yılda kaç km yaptıkları, kurumların otopark imkânı, özel şoför ataması yapılan araç adedi, kiralık araçların aylık kira bedeli ve kiralama vadeleri vs gibi hayati bilgilere ilişkin bir envanter yok ve buna ilişkin maalesef bir çalışma da yok. Oysa, geliştirilecek browser esaslı bir modül üzerinden bu bilgiler elde edilebilir, 1 yıla kalmaz ciddi veri toplanır.

Bu bize ne sağlar, elektrikliye dönüştürülebilecek araç adedine ve olası bir batarya fabrikasına yönelik kapasite tespitine altlık teşkil eder (yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üreten tesislere entegre edilebilecek depolama sistemlerinden bağımsız).


Elektrikli araçların karbon ayak izi ile içten yanmalı motorların karşılaştırılması (bkz) özet:

  • Araç imalatı emisyon salınımına neden olmaktadır ve elektrikli araçların imalatı benzin/dizel yakıtlı araçların imalatına kıyasla %15 daha kötü bir performans sergilemektedir. Yani, li-on batarya imalatı ve malzemeleri nedeniyle daha fazla emisyon salınımı yapmaktadır. Daha detaylı ifade etmek gerekirse; 2015 yılı ABD elektrik şebekesinin verilerinden hareketle hesaplama yapıldığında 135 km/şarj menzile sahip bir elektrikli aracın imalatında, benzer özelliklerde içten yanmalı motora sahip araç imalatına göre 1 ton fazla emisyon salınımı söz konusu.
  • Aracın imalatındaki yüksek emisyon salınımına rağmen, kullanıldığı süre boyunca elektrikli ve benzin/dizel yakıtlı araç kıyaslandığında, elektrikli araçların %51 daha az emisyon salınımından sorumlu olduğu tespit edilmiş (hesaplamada kullanılan toplam km iki tip araç için de 217 bin). Buna göre, elektrikli aracın imalatı ve kullanımı süresi boyunca toplam emisyonu 217 bin km’ye bölündüğünde 124 gr/km CO2 emisyonu söz konusuyken, bu değer içten yanmalı motora sahip araç için 260 gr/km seviyesindedir.
  • Buna göre, 135 km/şarj menzile sahip bir elektrikli aracın üretiminden kaynaklı fazla CO2 salınımı, sadece 7800 km sonra ofset ediliyor (1 yıldan az bir süre). Benzer hesaplama 420 km/şarj menzile sahip araç için yapıldığında 30 bin km elde edilmektedir (1.5-2 yıl).
  • Elektriğin üretiminde yenilenebilir kaynakların payındaki artışa paralel olarak elektrikli araçlar dolaylı olarak daha çevreci hale geliyor. Diğer iyileştirmeler ve verimlilik artışları da düşünüldüğünde ortalama bir elektrikli aracın üretimden itibaren daha çevreci olabileceği ifade edilebilir.

Türkiye otomobil piyasası ilk 8 ay satış istatistikleri şu şekilde:

Otomobil: 2017’nin ilk 8 sayında Türkiye’de satılan 423198 otomobilin 129161’i yerli üretim, 294037’si ithal. 2016’nın ilk 8 ayında satılan 438025 aracın ise 107723’ü yerli üretim, 330302’si ithal idi. Yani, 2016 ilk 8 ayda ithalat oranı %75 iken, 2017’de bu %69 olarak gerçeklemiş.

Hafif Ticari Araç: 2017’nin ilk 8 sayında Türkiye’de satılan 132793 aracın 67364’ü yerli üretim, 65429’u ithal. 2016’nın ilk 8 ayında satılan 130881 aracın ise 68792’si yerli üretim, 62089’u ithal idi. Yani, 2016 ilk 8 ayda ithalat oranı %47 iken, 2017’de bu %49 olarak gerçeklemiş.

Bu veriler şu açıdan önemli, Türkiye’de üretilecek elektrik bir otomobil gerek araç ithalatı, gerekse de petrol ve türevleri yakıt ithalatının azaltılması noktasında fayda sağlayacaktır. Hatta, TR’de araç fabrikalarının %75 oranında kapasitesini ihraç ettiğini ve yukarıdaki verileri dikkate alınca, TR’de elektrik araç üretilmese bile, sadece elektrikli araç ithal etsek dâhi, yakıt tasarrufu dolayısıyla cari açığın azaltılmasına katkı sağlar. Üretilen elektriğin yerlilik oranındaki artışa paralel olarak elektrikli araçların katkısı da artar.

Bakış açısıyla alakalı olarak da, uzun yıllar hidrojen yakıtlı araçlara yatırım yapan Toyota CEO’sunun elektrikli araçlarla alakalı perspektifini paylaşmak istiyorum (tamamı için bkz):  “… satış hasılatı artışı çok yavaş; fakat paradigma değişiminin başladığı bir ortamda, hemen kâr sağlamayan alanlara yatırım yapmak zorundayız. Bu, karşılaştığımız zorlu bir mücadele/meydan okuma“.

Elektrikli araç ve batarya konusunda ülkemizde halen bir aksiyon olmamasının cevabı sanırım bu yaklaşımın önemli piyasa oyuncularında olmamasından.

Ek bilgi: Bilindiği üzere, LG Polonya’da geçen yıl 380 milyon $ yatırımla yıllık 280 bin paket (100 bin araca batarya sağlayabilecek) kapasitede bir li-ion batarya fabrikası yatırımına başlamıştı. Bugün burada çıkan habere göre, LG 2020’ye kadar ilave 387 milyon $ daha yatıracak ve kapasiteyi artıracak. Bunu paylaşma sebebim, halen batarya konusunda adım atmadığımız gibi, kimseyi de ülkemize çekemiyor olmamız.


Otomobil demişken;

  • #tarihtebugün etiketiyle bir bilgi: Nissan Avrupa’daki ilk fabrikasını 08.09.1986 yılında İngiltere’de açtı. Nissan Leaf’in 2018 model versiyonu Japonya’da Ekim’de, ABD ve İngiltere’de Kasım itibariyle üretime başlayacak.
  • VW CEO’su WSJ’ye verdiği demeçte, şirket için kritik olmadığı değerlendirilen ve şirket cirosunun %20’sini oluşturan işlerin satışı için bir ekibin çalıştığını söyledi. Şirketin geçen yılki cirosu 217 milyar €’dan fazla. CEO, ayrıca, FCA ile birleşme haberlerinin spekülasyondan öte olmadığını ifade etmiş.
  • Avrupa ulusal tüketici organları, VW’e dizel skandalı kapsamındaki araçların bu yıl sonuna kadar düzeltilmesi konusunda baskı yapıyor.
  • 2012 model Chevy Bolt ile bataryada dikkate değer degredasyon olmadan 400 bin mil (643 bin km).
  • Honda, hidrojen yakıt hücreli aracı Clarity Fuel Cell için ITM Power ile vardığı anlaşma kapsamında 1 kg H2 için 10£ ödeyecek. Araç yaklaşık 5.46 kg H2 kapasiteli.
  • EU ve ETFA ülkelerindeki elektrikli araç satışları istatistiklerine göre (excelhaber), 2016’nın ilk yarısında 44151 olan satış adedi, 2017’nin aynı döneminde 62637 ile %41.9 artış göstermiş. 2017 ilk 6 ayda, adet bazında en çok satışlar sıralaması şu şekilde: Fransa 13555, Almanya 10189, UK 7694, Hollanda 4240, Avusturya 2679, İsveç 2200, Belçika 1483…

Elektrik üretiminin yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesi kadar, bu kaynakların utilize edilmesini sağlayan ekipmanların yerlilik oranı yüksek şekilde tedarik edilmesi de önemli. Bugün FT’de çıkan buradaki yazıda, RenewableUK tarafından yapılan bir araştırmaya göre, İngiltere’deki deniz aşırı (offshore) rüzgar projelerinden İngiliz şirketlerinin faydası %48 civarında ve bu da planlama, kurulum ve işletme işlerinden oluşuyor.  Bu oran 2015’te %43 imiş ve %50 hedefi 2020’de ancak yakalanabilecekmiş. Önümüzdeki 3 yılda 10 adet toplam 11.5 milyar £ değere sahip rüzgar çifliği kurulacak; ancak BOS’un büyük oranı UK dışında imal ediliyor. Siemens 310 milyon £ yatırımla geçen yıl UK Hull’da fabrika kanat (blade) fabrikası kurmuş.

Ülkemize gelince, hidroelektrik santrallerin iki ana ekipmanı olan türbin ve generatör konusunda bunu başaramadık. Rüzgarda benzer durum yaşanıyor gibi; ama YEKA sayesinde durum tersine dönecek, güneşte görece daha iyi konumda olacağız gibi. Özetle, yerlileştirme tüm ülkelerin ana gündemi.


Dünyanın en yenilikçi 100 firma 2017 sıralaması burada. Listede 50 ABD’li, 9 Japon, 6 Çin, 4 Fransız, 3 Hint, 3 Danimarka, 3 İsviçre, 2 Rus, 1 İspanyol, 1 İtalyan, 1 Hollandalı şirket yer alıyor.


Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş.’nin (Tüpraş) notunu “durağan”dan, “pozitif”e yükselttiğini açıkladı.


Avustralya merkezli Blockchain Energy Trading girişimi Power Ledger ETH ICO ile $17M fon topladı. Şirketin whitepaper’ı burada.


EPDK, 2018 yılı YEKDEM başvurularının alınmasına ilişkin duyuruyu bugün yayınladı.

14.07.2017

Günün sözü: Yeni bir gerçeğin keşfi, başka gerçekleri görmemize engel olmamalı.


BNEF: “Elektrikli araç devrimi ivmeleniyor” (v1) başlıklı haberin çıktıları (Electric Vehicle Outlook):

  • Elektrikli araçlar 8 yıl içerisinde benzinli araçların fiyat seviyesinde olacak.
  • 2040’ta yollarda 530 milyon elektrikli araç olacak (toplam hafif araç satışının %54’ü elektrikli olacak, bir yıl önceki tahmin %35 idi). Bu araçlar, benzin talebini 8 milyon varil/gün azaltacak.
  • Elektrikli araçların elektrik sarfiyatı 2040’a gelindiğinde 1800 TWh’e ulaşarak, global elektrik sarfiyatının %5’ine karşılık gelecek. Bu, yıllık 3400 kWh elektrik tüketimi anlamına gelmektedir (bir aracın yıllık 20 bin km yapacağını varsayarsak 100 km’de sarfiyat 17 kWh. 2017 model elektrikli araçların EPA menzil testlerine göre 100 km’de ortalama sarfiyatı 19 kWh, buna göre 2040’a doğru görünür bir verimlilik yakalanamayacağını varsayabiliriz bu durumda).
  • Dünya genelindeki aktif lithium-ion fabrikaların kapasitesi 90 GWh imiş ve bunun 2021’de 270 olması bekleniyor. BNEF daha önce, Çin’li firmaların hedefini gerçekleştirmesi durumunda 2020’deki kapasitenin 121 GWh olacağını ifade etmişti (BNEF’de bununla alakalı 28 Haziran’da yeni bir yazı daha çıkmış). Öte yandan, Deutsch Bank, 2020’de 250 GWh kapasitenin aşılacağını tahmin ediyor. McKerracher’e göre, elektrikli araçların batarya taleplerinin karşılanabilmesi için 13 yıl içerisinde 35 tane Gigafactory inşa etmek gerekecek.
  • Şarj altyapısı, 2030’lu yılların ortalarında Çin, ABD ve Avrupa pazarlarında büyümeyi sınırlayan önemli bir darboğaz olmaya devam edecek.
  • Lithium-ion hücre fiyatı 2010’dan bu yana %73 düştü ve BNEF, gelecek 20 yıl boyunca inovasyon sayesinde sert düşüşler yaşanacağını tahmin ediyor.

EV piyasasındaki bazı güncel/yeni gelişmeler:

  • Volvo’nun 2019’la birlikte yeni model tüm araçları sadece elektrik motorlu olacak (yani hibrit ve/veya bataryalı elektirkli araç). Böylelikle, Volvo’nun 2025 itibariyle benzinli/dizel model üretiminin bitmesi bekleniyor. Bu, sektördeki ilk karar.
  • 2020 yılında piyasada 120 farklı model bataryalı elektrikli araç olması bekleniyor.
  • BMW’nin 7 serisi modeli 2021’de iNEXT modeli tarafından ikame edilecek.
  • Fransa, 06 Temmuz günü açıkladığı Climate Plan‘a göre, 2040 itibariyle içten yanmalı motor satışlarını sonlandırmayı planlıyor. Öte yandan, Enerji Bakanı Nicolas Hulot, 2001 ve öncesinde imâl edilmiş benzinli/dizel araçların elektrikli olanlarla değiştirilmesi için de vergi teşvikleri sağlayacaklarını ifade etti. Ayrıca, hükümet, i) Fransa sınırları dahilinde petrol ve gaz arama faaliyetlerini de sonlandırmayı planı arasına aldı, ii) 2020 itibariyle de kömür yakıtlı termik santralleri devre dışı bırakacak ve hanehalklarını kendi elektriklerini üretme konusunda cesaretlendirecek.

Tahminler (kısa derleme)

  • OPEC, 2040 itibariyle toplam elektrikli araç sayısının 46 milyona ulaşmasını tahmin ediyordu; ama bunu 266 milyon olarak revize etti. Bataryalı elektrikli araçların da %23’lük dilime sahip olacağı tahmin edimektedir (2015 yılındaki tahmin %2 idi).
  • Excon’un 2040 tahmini 100 milyon (65 milyon idi önceki tahmini).
  • IEA, 2030 itibariyle elektrikli araç sayısının 58 milyon olacağını tahmin ediyor (önceki tahmin 23 milyon idi).
  • BP’nin 2035 tahmini 100 milyon (1 önceki yılki tahminine göre %40’lık artış).
  • Statoil (Norveç merkezli petrol şirketi), 2030 itibariyle, araç satışlarının %30’nun elektrikli olacağını tahmin ediyor.

Tahminlerdeki bu oynaklık, dönüşümün getirdiği politika belirsizliğinden diyelim. Zira, hükümetlerin ne yapacakları, petrolün fiyatı, otomobil üreticilerinin planları vs hepsi çok dinamik şekilde gelişiyor. Araştırmaları yapan kurumların işi kolay değil; ama GES gelişimini de tahmin edememişti bunlar.

Elektrikli araçlar winning idea olarak temiz ulaşımı domine etse de hidrojen yakıt hücresi aslında bataryalı elektrikli araçların menzil ve dolum süresi gibi sıkıntılarını ortadan kaldırma anlamında çok ciddi fırsat sunuyor; ancak onun da kendi sorunları var. Toyota kendini elektrikli araçtan adeta soyutlayıp bu alana çok ciddi yatırım yapmıştı; ama meyvelerini alamayınca elektrikli araçların ivmesini de kaçırmamak için olsa gerek elektrikli araç konusuna eğilmeye başlamıştı; ancak hidrojen yakıt hücresi yalnız değil. Shell CEO’su Ben Van Beurden İstanbul’da düzenlenen 22nd World Petroleum Congress’de temiz New Energies bölümüne, yenilenebilir enerji ve elektrikli araçlar için 1 milyarlık harcama yapacaklarını söyledi. Shell CEO’su hidrojen yakıtlı araçlarda, LNG’li ve yeni nesil bio yakıtlarda gelecek görüyor.


Fransız EDF ve Çin’li CNG şirketleri 29.06.2016’da İngiltere ile imzaladığı sözleşmeyle 3200 MWe gücünde Hinkley Point C santraline 2 reaktör kuracak. Santralin maliyeti 18 milyar £ olarak öngörülmüştü; ancak şimdi 19.6 milyar (finansman maliyeti hariç).


Almanya, 2017’nin ilk yarısında elektrik üretiminin %35.1’ini rüzgar, güneş ve biyokütle kaynaklı gerçekleştirdi. Geçen yılın aynı döneminde bu oran %32.7.

Türkiye’de durum şu şekilde (2017 ilk 5 ay için):

  • %34.9’lük oran: Hidro, rüzgar, güneş, jeotermal ve biyokütle kaynaklı.
  • Doğal gaz %33
  • Linyit %13
  • Taş kömürü ile ithal kömür %17.6

2004 yılında kurulan Hollanda’da kurulan 790 MW gücündeki Rijnmond doğal gaz santrali geçen yıl Blackstone Group LP tarafından satın alınmıştı (satın alma bedeli açıklanmadı). RWE ve Engie gibi şirketler gaz santrallerini kârlı olmadığı için atıl durumda tutarken Rijnmond Pazartesi günü elektrik sattı.

Blackstone, yakın gelecekte santralin operasyonel kapasitesinden yararlanmayı bekliyor ve Avrupa’lı şirketlerin varlıklarını satın alma konusunda Blackstone yalnız da değil;

  • Mayıs ayında, ABD’li enerji ticareti şirketi Castleton Commodities International LLC Rotterdam’da bir gaz santrali satın aldı (şirketin Avrupa’daki ilk satın alması ve şirket, aynı zamanda Engie’nin bir gaz ve bir de kömür santrali için de teklif vermiş).
  • EPH (Energeticky a Prumslovy Holdings), ortağı GE olan 2009 yılında kurulmuş bir Çek şirket ve kömür santralleri satın aldı. Şirket, 2013’ten bu yana 10’dan fazla santraline ve ilgili maden sahalarına 7 milyar $ harcamış.

Apple, Çin’e veri merkezi yatırımı yapıyor. Yatırım maliyeti 1 milyar $ ve tesis tamamen yenilenebilir enerji kullanacak.

Yatırım, global oyunculara koşulan şartın bir gereği, böylelikle Apple Çin’li kullanıcıların verilerini kurulacak merkezde tutacak. Rusya da benzer şeyleri talep ediyor ve 2016’da LinkedIn’e erişimi bu nedenle engellemişti.

11.05.2017

Günün haberi SolarWorld’ün iflas başvurusu yapması. Sebep, fiyat düşüşleriyle mücadele edememek. Şirket, panel üretiminin ingot-wafer-cell-modül aşamalarının tamamında faaliyet gösteriyor (ABD’de bile cell üretimi yapıyor). 1998’de kuruldu, 2015’te yeni üretim teknolojilerine yönelik AR-GE harcamalarına 50M € yatırdı. 2015 sevkiyatı 1108 MW idi. 2015 sonu itibariyle 253 adet aktif patenti var.

Lakin, teknoloji yakınsıyor sonuçta, Trina ile SolarWorld paneli arasında ne kadar fark olabilir, varsa bile değer mi fazladan ödeme yapmaya. SunPower da dünyanın durabilitesini en yüksek panellerini üretiyor; ama o da 2016 sonunda ikinci kez yapılandırma programı açıklamıştı.

Aşağıdaki grafik price learning curve diye geçiyor. GTM de, 2016’nın son çeyreğinde harmanlanmış modül fiyatlarını 0.42 $/Watt olarak tahmin ediyor. Trina Solar’ın ortalama satış fiyatı 2015’te 0.58 $, 2014’te 0.63 $ idi.

Price Learning Curve


Apple, gelişmiş imalat (advanced manufacturing) yapan ABD’li şirketlere yatırım yapmak için 1 milyar dolarlık bir fon oluşturuyor, ilk yatırımın Mayıs ayı içerisinde duyurulması bekleniyor.

Konuyla doğrudan alakalı değil; ama ilgimi çektiği için GE Türkiye’nin aşağıdaki twitini paylaşmak istedim. Ülkemizdeki inşaat şirketleri dijitalleşmediği gibi, sermaye biriktirebilen belki de yegane sektör olmasına rağmen o sermayeyi/nakdi de dijital alanlara yatırmıyorlar, yani Apple’ı azıcık örnek aldıkları yok.

GE Twit


GM elektrikli araçtan para kazanmıyor. Hatta, teşvik kredisi öncesi araç başına yaklaşık 8-9 bin $ kaybediyormuş. Ama, mesela Tesla’nın durumu farklı, zira örneğin Model S AWD 75D’nin tavsiye edilen satış fiyatı 72 bin $, dolayısıyla kendi segmentindeki araçların fiyatlarıyla rekabet edebiliyor ve pozitif brüt kâr marjı üretebiliyor; ancak toptan piyasaya gelince GM’nin Bolt’u vs kendi segmentindeki içten yanmalı motorlu araçlarla rekabet edemiyor henüz. Fiyatların paralelliğinin 2022’leri bulacağına yönelik raporlar var).

Önemli not: GM, LG Chem’e batarya hücresi için kWh başına 145 $ veriyor (battery pack de yaklaşık kWh başına 55 $’a maloluyor).

Bu arada bir rapor yayınlandı, diyor ki 2040’ta BEV satışı (adet bazında), ICE satışlarını geçecek. Biz yine de tekrarlayalım, raporda değinilen husus ister 2040’da ister 2035’te gerçekleşsin, gerçek bir şey var ki o da dönüşüm müthiş hızla ilerliyor ve aynı segmentteki BEV modeliyle ICE modeli fiyatları yakınsadıkça dönüşüm ivmelenecek.

BEV Sales


Tesla, Eylül ayında piyasaya sürülmesi beklenen solar roof kiremitlerinin fiyatını açıkladı: 21.85$/sq2, m2 fiyatı yaklaşık 235 $ yapıyor.

ABD’de çatı tipi solar sistemlerin yaygınlaşmasında satınalma modeli lease yöntemini 2017 Mart itibariyle geçmişti (buna göre, lease, 2014 yılında %72 ile ezici üstünlüğe sahipken, 2016’nın son çeyreğinde ilk kez %47’ye gerilemişti). ABD’li konut sahiplerinin hangi saikle böyle bir eğilime sahip olduğunu bilmemekle birlikte SolarCity’nin de benzer bir eğilime sahip olmaya başladığını okuyoruz. Bu eğilim şirket için çok anlamlı, zira, lease modeli çok ciddi nakit ihtiyacı gerektiriyor ve dolayısıyla, olası bir fon eksikliğinde şirket direk sarsılıyor. Tesla’nın şöyle de bir farkı var, panel üretimine hiç yatırım yapmadı, paneli imalatçılardan satın aldı ve uzun vadede solar roof & depolama üzerine eğiliyor, dolayısıyla hamle şirketin projeksiyonuyla da uyumlu.

Solar Lease modeli de nakit akışı anlamında güzel bir tablo sunuyor ve Hollandalı yatırım şirketi PGGM tam da bu nedenle yaklaşık 38 bin kuruluma denk düşen 218 milyon $’lık SolarCity sözleşmesine yatırım yaptı. Böylelikle, PGGM, bu 38 bin sözleşmenin gelirini kiralama ömrü boyunca alacak.

Alman E.ON da Birleşik Krallık’ta depolama entegreli GES kurulumuna başladı. Fiyatlar 7495 £ mertebesinden başlayacakmış (kaç kW için olduğunu bulamadım). UK operasyonuna Almanya ve İsveç faaliyeti sonrası başladı E.ON ve Türkiye’de de Sabancı’nın dağıtım bölgelerinden başlamak üzere böyle bir adım atabilir mi? Ayrıca, Almanya’da kurduğu SolarPros isimli şirket üzerinden de bakım, onarım ve muayene hizmeti veriyor E.ON.


Yapılan araştırmalara göre Tesla elektrikli araçlar 50 bin mil sonrası kapasitesinin yaklaşık %5’ini kaybediyor, batarya kapasitesi %90’a düşünceye kadar da ilave 150 bin mil daha gidilebileceği değerlendriliyor (bilimsel bir araştırma değil ve veriler şurada).

Bu değerle yeterine iyi olsa da Tesla araştırmacıları, bataryanın ömrünü uzatacak (hatta x2’ye çıkartacak) bir kimyasal yapı geliştirdi. Tesla, 2017’nin ikinci yarısı itibariyle Model 3’te kullanılması beklenen 2170 yapısındaki batarya hücresi üretimine de Ocak ayında başlamıştı. 2170 hücresiyle alakalı bir diğer haber şurada

Era of EV

Bu yazıda, öncelikle elektrikli araçlara dair global ölçekte istatistiği bilgiler paylaşılacak ve bazı projeksiyonlar verilecek, Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) ülke bazlı istatistikleri sunulacak, elektrikli araçlara dair algıdan bahsedilecek, yatırım planları paylaşılacak, en son da ülke ve şehir ölçeğinde istatistikler paylaşılacak. 

IEA’ya göre, 2015 sonu itibariyle yollardaki elektrikli araç sayısı (BEV+PHEV) 1.26 milyonu aştı (2015 yılı içerisindeki satış 550 binin üzerinde). 

Grafik: 2010-2015 arası dönem BEV+PHEV stoğu

EV Stock

Aşağıdaki grafiğe esas 2015 sonu kümüle BEV sayısı 739810, kümüle PHEV sayısı ise 517100

EV Stock 2

Marklines sitesindeki veriler de;

  • 2016 yılı içerisinde BEV + PHEV satışlarının 720 bini aştığını gösteriyor.
  • 2011-2016 arası dönemin sonunda BEV adedinin 1 milyon 27 bin olduğunu, PHEV sayısının da 666 bin olduğunu göstermektedir.

EV Satış

IEA verilerine göre, 2015 yılı sonunda ulaşılan kümüle 1.26 milyon elektrikli aracın (full elektrikli ve plug-in hibrit) %80’i ABD, Çin, Japonya, Hollanda ve Norveç’te. Deutsch Bank raporuna göre, 2015 yılında satılan 328720 BEV global araç satışının %0.6’sına karşılık geliyor (Marklines ise 2015 yılı içerisinde satılan BEV sayısının 254 bin olarak vermişti, veriler arasında ciddi sapmalar var). ICCT’ye göre, 2015 yılında dünyada satılan araçların %0.8’i PHEV+BEV (IEA’ya göre satış adedi 550130, Marklines’a göre 380 bin). Goldman Sachs’ın 2025’te, satılan araçların %25’inin elektrik motoruna sahip olacağı ve bunun %95 oranında hibrit olacağı yönündeki tahmini, Deutsch Bank’ın raporunda verili değerleri aşıyor. “Era of EV” yazısını okumaya devam et