08.11.2017

“The long tailpipe” kavramını tarihe gömmek gerekiyor sanırım 🙂 Zira, benzeri defalarca yapılmış olsa da, yeni bir çalışma gösteriyor ki, elektrikli araçların kullandığı elektrik en kirli kaynaklarca üretilse de elektrikli araçlar dizel araçlardan daha çevreci (haber burada). Çalışmaya göre, dizel bir araç km’de 200 gr CO2 eş değerinden fazla salınımına sebebiyet verirken, kendisine en yakın kirlilikteki Polonya’daki bir elektrikli araç km’de 160 gr CO2 eş değeri emisyon yaratıyor (grafik). Çalışma sadece CO2 esaslı yapılmış sanırım.


Brazilya, Arabistan’ın petrol kesintisi kapsamında görüşme önerisini reddetmiş. Brazilya, halihazırda günlük 2.65 milyon varil petrol üretiyor.


Atmosferdeki CO2 seviyesinin 2016’da tarihi zirve yaptığının BM ve WMO tarafından açıklanmasının ardından, WMO şimdi de atmosferdeki methane seviyesinin yükseldiğine ve son 10 yılın ortalamasının da üzerine çıktığını söyledi. Bu endişe verici olsa da, tuhaf olan yükselmenin sebebinin anlaşılmaması.


151 bin USD’ye 2 kişilik elektrikli bir uçak (seri üretim maliyeti değil). Bu uçak Çin Şınyang Havacılık Üniversitesi tarafından geliştirildi. RX1E-A isimli uçak 2 saat havada kaldı ve hızı 160 km/saat’e ulaşabiliyor. Uçağın pilot eğitimi, yolcu taşıma, fotoğrafçılık ve turizm amaçlı kullanılması hedefleniyor. Uçağın 2012’de başlanan geliştirilme süreci 3 yıl sürmüş ve ilk uçuğu 2015’te yapmış. O dönem yaklaşık 45 dakika hava kalmış ve 3 bin metre irtifaya ulaşmıştı.

Okurken nasıl da gıpta ettim.


OPEC, global araç sayısının 3’te birinin elektrikli olması durumunda, petrol talebinin 109 milyon ile 2034 zirve yapacağını ve sonra yatay seyredeceğini tahmin ediyor (grafik).

OPEC raporunda, piyasadaki elektrikli araç penetrasyonunun ciddi şekilde artmasının 24 yılı bulabileceği ve paylaşım uygulamaları dolayısıyla sahiplik oranındaki düşüşe değinilmiş olmakla birlikte; BP raporunda, 2040’a doğru piyasadaki araç sayısı 2 milyar ve elektrikli araç (otomobil, truck vs) da 70 milyon olsa 1.2 milyon varil/gün petrol azalımı yaşanabileceği hesaplanmıştı.

Dolayısıyla, OPEC’in raporu bana tuhaf geldi.

OPEC raporunda car-sharing iş modeline değinilmesi bağlamında, Didi’nin (Uber’in Çin versiyonu) filosunda 260 bin elektrikli araç var ve bu nedenle de şarj istasyonu altyapısına yatırım yapıyor.

Bu arada, BMW, Daimler, Ford ve Volkswagen (Audi ve Porsche ile birlikte), Avrupa genelinde, 2022’ye kadar 400 adet 350 kW DC güçte hızlı şarj istasyonu kurulması konusunda iş birliğine gittiklerini duyurdu (şarj istasyonu ağına IONITY demişler).


Alphabet’s Waymo, 100 m2’lik bir alanda tamamen otonom aracını kullanmaya başlıyor. Araçta bulunacak Waymo çalışanı, direksiyon koltuğunda değil arka koltukta oturacak. Video burada. Google, 2009’dan bu yana yürüttüğü çalışmaların meyvesini toplamaya başladı.

Bu arada, VW, Google ile, elektrik araç bataryalarının geliştirilmesi başta olmak üzere ulaşım ile alakalı geleceğe dönük geliştirmeler kapsamında kuantum bilgisayar teknolojisinden faydalanılmasını teminen işbirliğine gitti.


UK’de, SSE and Npower güçlerini birleştirerek yeni bir tedarik şirketi kurmak için görüşmeler yürütüyor.


Çin’li Tongwei Solar Energy (Hefei) 1.8 milyar USD yatırımla, her biri 10 GW kapasiteye sahip 2 adet solar cell fabrikası kuracağını açıkladı. Halihazırda dünyanın en büyük dördüncü cell üreticisi olan Tongwei 5.4 GW kapasiteye sahip ve 4.3 GW kapasitesinin de inşaatı devam ediyor.

Bloomberg New Energy Finance’e göre, dünyanın en büyük cell üreticisi 6.5 GW kapasiteyle JA Solar Holdings Co.


Fatih Birol Columbia Energy Exchange’e konuk olmuş, podcast başlığı Reflections & Outlook On the Global Energy Sector ve başlangıçta Galatasaray vurgusu yapıldı. Fatih Bey tam bir GS hayranı 🙂


178 mt hub yüksekliğiyle dünyanın en büyük türbini Almanya’da inşa edildi.

İmalatçı: Max Bögl Wind AG


Panasonic CEO’su Kazuhiro Tsuga, Tesla Model 3 üretimine ilişkin darboğazın anlaşıldığını ve üretim sürecinin otomasyona bağlanması sonrası Model 3 üretiminin hızlı şekilde yükseleceğini söyledi. İlginç doğrusu.


UBER için kötü bir haber daha; ABD’nin NY kentinde düzenlediği saldırıda 8 kişinin ölümüne, 11 kişinin yaralanmasına neden olan Sayfullo Saipov’un, Uber için şoför olarak çalıştığı bildirildi.


Shechtman Uluslararası Liderlik Ödülü’ne layık görülen Yüksel Yıldırım’ın hikayesi okumaya değer (bağlantı).

14.07.2017

Günün sözü: Yeni bir gerçeğin keşfi, başka gerçekleri görmemize engel olmamalı.


BNEF: “Elektrikli araç devrimi ivmeleniyor” (v1) başlıklı haberin çıktıları (Electric Vehicle Outlook):

  • Elektrikli araçlar 8 yıl içerisinde benzinli araçların fiyat seviyesinde olacak.
  • 2040’ta yollarda 530 milyon elektrikli araç olacak (toplam hafif araç satışının %54’ü elektrikli olacak, bir yıl önceki tahmin %35 idi). Bu araçlar, benzin talebini 8 milyon varil/gün azaltacak.
  • Elektrikli araçların elektrik sarfiyatı 2040’a gelindiğinde 1800 TWh’e ulaşarak, global elektrik sarfiyatının %5’ine karşılık gelecek. Bu, yıllık 3400 kWh elektrik tüketimi anlamına gelmektedir (bir aracın yıllık 20 bin km yapacağını varsayarsak 100 km’de sarfiyat 17 kWh. 2017 model elektrikli araçların EPA menzil testlerine göre 100 km’de ortalama sarfiyatı 19 kWh, buna göre 2040’a doğru görünür bir verimlilik yakalanamayacağını varsayabiliriz bu durumda).
  • Dünya genelindeki aktif lithium-ion fabrikaların kapasitesi 90 GWh imiş ve bunun 2021’de 270 olması bekleniyor. BNEF daha önce, Çin’li firmaların hedefini gerçekleştirmesi durumunda 2020’deki kapasitenin 121 GWh olacağını ifade etmişti (BNEF’de bununla alakalı 28 Haziran’da yeni bir yazı daha çıkmış). Öte yandan, Deutsch Bank, 2020’de 250 GWh kapasitenin aşılacağını tahmin ediyor. McKerracher’e göre, elektrikli araçların batarya taleplerinin karşılanabilmesi için 13 yıl içerisinde 35 tane Gigafactory inşa etmek gerekecek.
  • Şarj altyapısı, 2030’lu yılların ortalarında Çin, ABD ve Avrupa pazarlarında büyümeyi sınırlayan önemli bir darboğaz olmaya devam edecek.
  • Lithium-ion hücre fiyatı 2010’dan bu yana %73 düştü ve BNEF, gelecek 20 yıl boyunca inovasyon sayesinde sert düşüşler yaşanacağını tahmin ediyor.

EV piyasasındaki bazı güncel/yeni gelişmeler:

  • Volvo’nun 2019’la birlikte yeni model tüm araçları sadece elektrik motorlu olacak (yani hibrit ve/veya bataryalı elektirkli araç). Böylelikle, Volvo’nun 2025 itibariyle benzinli/dizel model üretiminin bitmesi bekleniyor. Bu, sektördeki ilk karar.
  • 2020 yılında piyasada 120 farklı model bataryalı elektrikli araç olması bekleniyor.
  • BMW’nin 7 serisi modeli 2021’de iNEXT modeli tarafından ikame edilecek.
  • Fransa, 06 Temmuz günü açıkladığı Climate Plan‘a göre, 2040 itibariyle içten yanmalı motor satışlarını sonlandırmayı planlıyor. Öte yandan, Enerji Bakanı Nicolas Hulot, 2001 ve öncesinde imâl edilmiş benzinli/dizel araçların elektrikli olanlarla değiştirilmesi için de vergi teşvikleri sağlayacaklarını ifade etti. Ayrıca, hükümet, i) Fransa sınırları dahilinde petrol ve gaz arama faaliyetlerini de sonlandırmayı planı arasına aldı, ii) 2020 itibariyle de kömür yakıtlı termik santralleri devre dışı bırakacak ve hanehalklarını kendi elektriklerini üretme konusunda cesaretlendirecek.

Tahminler (kısa derleme)

  • OPEC, 2040 itibariyle toplam elektrikli araç sayısının 46 milyona ulaşmasını tahmin ediyordu; ama bunu 266 milyon olarak revize etti. Bataryalı elektrikli araçların da %23’lük dilime sahip olacağı tahmin edimektedir (2015 yılındaki tahmin %2 idi).
  • Excon’un 2040 tahmini 100 milyon (65 milyon idi önceki tahmini).
  • IEA, 2030 itibariyle elektrikli araç sayısının 58 milyon olacağını tahmin ediyor (önceki tahmin 23 milyon idi).
  • BP’nin 2035 tahmini 100 milyon (1 önceki yılki tahminine göre %40’lık artış).
  • Statoil (Norveç merkezli petrol şirketi), 2030 itibariyle, araç satışlarının %30’nun elektrikli olacağını tahmin ediyor.

Tahminlerdeki bu oynaklık, dönüşümün getirdiği politika belirsizliğinden diyelim. Zira, hükümetlerin ne yapacakları, petrolün fiyatı, otomobil üreticilerinin planları vs hepsi çok dinamik şekilde gelişiyor. Araştırmaları yapan kurumların işi kolay değil; ama GES gelişimini de tahmin edememişti bunlar.

Elektrikli araçlar winning idea olarak temiz ulaşımı domine etse de hidrojen yakıt hücresi aslında bataryalı elektrikli araçların menzil ve dolum süresi gibi sıkıntılarını ortadan kaldırma anlamında çok ciddi fırsat sunuyor; ancak onun da kendi sorunları var. Toyota kendini elektrikli araçtan adeta soyutlayıp bu alana çok ciddi yatırım yapmıştı; ama meyvelerini alamayınca elektrikli araçların ivmesini de kaçırmamak için olsa gerek elektrikli araç konusuna eğilmeye başlamıştı; ancak hidrojen yakıt hücresi yalnız değil. Shell CEO’su Ben Van Beurden İstanbul’da düzenlenen 22nd World Petroleum Congress’de temiz New Energies bölümüne, yenilenebilir enerji ve elektrikli araçlar için 1 milyarlık harcama yapacaklarını söyledi. Shell CEO’su hidrojen yakıtlı araçlarda, LNG’li ve yeni nesil bio yakıtlarda gelecek görüyor.


Fransız EDF ve Çin’li CNG şirketleri 29.06.2016’da İngiltere ile imzaladığı sözleşmeyle 3200 MWe gücünde Hinkley Point C santraline 2 reaktör kuracak. Santralin maliyeti 18 milyar £ olarak öngörülmüştü; ancak şimdi 19.6 milyar (finansman maliyeti hariç).


Almanya, 2017’nin ilk yarısında elektrik üretiminin %35.1’ini rüzgar, güneş ve biyokütle kaynaklı gerçekleştirdi. Geçen yılın aynı döneminde bu oran %32.7.

Türkiye’de durum şu şekilde (2017 ilk 5 ay için):

  • %34.9’lük oran: Hidro, rüzgar, güneş, jeotermal ve biyokütle kaynaklı.
  • Doğal gaz %33
  • Linyit %13
  • Taş kömürü ile ithal kömür %17.6

2004 yılında kurulan Hollanda’da kurulan 790 MW gücündeki Rijnmond doğal gaz santrali geçen yıl Blackstone Group LP tarafından satın alınmıştı (satın alma bedeli açıklanmadı). RWE ve Engie gibi şirketler gaz santrallerini kârlı olmadığı için atıl durumda tutarken Rijnmond Pazartesi günü elektrik sattı.

Blackstone, yakın gelecekte santralin operasyonel kapasitesinden yararlanmayı bekliyor ve Avrupa’lı şirketlerin varlıklarını satın alma konusunda Blackstone yalnız da değil;

  • Mayıs ayında, ABD’li enerji ticareti şirketi Castleton Commodities International LLC Rotterdam’da bir gaz santrali satın aldı (şirketin Avrupa’daki ilk satın alması ve şirket, aynı zamanda Engie’nin bir gaz ve bir de kömür santrali için de teklif vermiş).
  • EPH (Energeticky a Prumslovy Holdings), ortağı GE olan 2009 yılında kurulmuş bir Çek şirket ve kömür santralleri satın aldı. Şirket, 2013’ten bu yana 10’dan fazla santraline ve ilgili maden sahalarına 7 milyar $ harcamış.

Apple, Çin’e veri merkezi yatırımı yapıyor. Yatırım maliyeti 1 milyar $ ve tesis tamamen yenilenebilir enerji kullanacak.

Yatırım, global oyunculara koşulan şartın bir gereği, böylelikle Apple Çin’li kullanıcıların verilerini kurulacak merkezde tutacak. Rusya da benzer şeyleri talep ediyor ve 2016’da LinkedIn’e erişimi bu nedenle engellemişti.

14.06.2017

Her yanlış bir nakıştır. Bu, sözü, Prof Dr Süheyl Ünver’e Sivas’da halı dokuyan bir kız söylemiş. Mehmet Kaplan da bu sözün, Fransız filozof Alain’in yazılarında sıkça ziktettiği bir fikrin Türkçesi olduğunu ifade ediyor: “Şahsiyet, hatayı meziyet haline getirir.


GridShare, yenilenebilir enerji projelerinin ve temiz enerji şirketlerinin fon toplayabilmeleri için bağımsız bir kitle fonlama platformu geliştirdiğini duyurdu.

Platform


Kendini “the first website in the world to provide mass & public access to research papers” olarak tanımlayan sci-hub.io sitesi akademik makalelere erişim için kullanılabilir. Kullanımı çok basit; örneğin IEEE’de yayınlanan Distributed Energy Management for Vehicle-to-Grid Networks isimli makalenin DOI numarasını sci-hub’daki arama alanına yapıştırıyoruz ve makale karşımızda.


Danışmanlık şirketi FGE’nin kurucusu ve başkanı Fereidun Fesharaki, “petrol fiyatları, OPEC’in ilave kesintiler hususunda başarısız olması durumunda tekrar 30 $/v seviyelerine düşebilir” dedi. Fesharaki, piyasadaki sorunun petrol fazlası olduğunu iddia ediyor ve talepte de stabilite olduğu için, günlük 700 bin varillik ilave kesinti daha olmadığı durumda gelecek yıl petrol fiyatlarının 30-35 $/v seviyelerine düşebileceğini ve bir süre bu şekilde gidebileceğini iddia ediyor.


Dijital para birimleri çok acayip, Mart ayından bu yana yaşanan yükseliş inanılmaz ve dün bir ilk yaşanmış, Google aramalarda Ethereum (ETH) ilk kez Bitcoin’i geçti. ETH almayı başaramadım halen, zira ilgili sitelerde oluşturduğum hesap bir türlü verify olmadı, ben de Ripple, Bitcoin ve Litecoin aldım 🙂

Yatırım tavsiyesi değildir!


Çin’li Inner Mongolia Yitai Group Co. Ltd, 4.2 milyar $ yatırımla, yıllık 2.15 milyon ton dizel, nafta, lpg, lng üretecek “indirect coal to liquid (CTL)” tesisini devreye aldı.

20 milyon ton kömürü 4 milyon ton petrol ürünlerine dönüştürebilen dünyanın en büyük CTL tesisi de, bir kamu kuruluşu olan Shenhua Group’un iştirakince Ningxia Hui Autonomous Region bölgesinde hayata geçirilmiş.


Apple, yenilenebilir enerji finansmanı için ikinci Yeşil Bono piyasaya sürdü. Apple’ın toplam nakdi ve eşdeğerleri 257 milyar $ olmasına rağmen, paranın büyük kısmı ülke dışında olduğundan ve ülke içine sokulması durumunda %35’lik kurumlar vergisine tabi olunacağından hisse geri satınalmaları vs fonlamak için bile bono yayınlıyor.

CEO Cook, Bloombeg’e verdiği demeçte, otonom araç sistemi geliştirilmesi işini biraz da diğer yapay zeka projelerinin anası gördüklerini ve hatta çalışacakları en zor yapay zeka projelerinden birisi olabileceğini söyledi. Ama, piyasaya araba sürüp sürmeyecekleri hususunda bir şey demedi.


Bureau Veritas, Fransa’nın Groix and Belle-Ile adaları arasına kurulacak yüzer rüzgar santral (floating wind) dizilimini onayladı. 2020’de faaliyete geçmesi beklenen projede, 4 adet 6 MW gücünde GE Haliade türbin kullanılacak ve türbinler DCNS Energies hibrit temeline (çelik ve beton) yerleştirilecek.

Eolfi ve CGN European Energy Company ortak girişimi olan Eolfi Offshore France tarafından geliştirilen projenin yatırım maliyeti 183.3 milyon €.

WindEurope da, yüzer rüzgar santrallerinin ticari olarak uygulanabilir durumda olduğunu söyledi.


Enel Green Power, National Research Council’ın Microelectronics and Microsystems enstitüsü ile bifacial pv modül başta olmak üzere yenilenebilir enerji teknolojileri geliştirilmesi üzerine bir laboratuvar kurmak üzere işbirliğine gitti.

Yeri gelmişken, YEKA-1 GES ihalesini kazanan Kalyon ile ETKB arasında imzalanacak YEKA Kullanım Hakkı Sözleşmesi’nin imzalanmasında son durum ne acaba? Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları Yönetmeliği madde 11 gereğince “YEKA Kullanım Hakkı Sözleşmesine davet edilen tüzel kişinin davet edildiği yazının tebliğ tarihinden itibaren azami 30 (otuz) takvim günü içerisinde YEKA Kullanım Hakkı Sözleşmesini imzalaması esas”


Kısa kısa

  • Goldman Sachs, NextEra Energy Resources LLC’nin iştirakinin Pennsylvania’daki 68 MW gücündeki rüzgar çiftliği için 15 yıllık PPA imzaladı. Goldman, RE100 girişiminin üyesi.
  • Almanya’nın 200 MW kapasiteli güneş ihalesi tamamlandı. İhale sonuçlarına göre ortalama fiyat 56.6€/MWh olarak gerçekleşti ve bu, Şubat ayındaki ihaleden %14 daha ucuz.
  • EDF, Fransız rüzgar üreticisi Futuren SA’nın %67.2 hissesini satın aldı.
  • Tesla Model X, Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği (NHTSA) testlerinde tüm kategorilerde 5 almış. Frontal Impact videosu burada

15.05.2017

WanaCrypt0r 2.0 saldırısından etkilenenlerin başında Türkiye’de Renault sanırım, zira Bursa fabrikası Cuma’dan itibaren üretime ara vermişti, bugün üretim tekrar başlamış. Nissan’ın UK’deki fabrikası da saldırılardan etkilenmiş (Nissan da Renault grubuna ait).

Endüstri 4.0 🙂


Güney Afrika’da bir mahkeme, ülkenin nükleer satın alma sürecinin kritik yönlerinin yasadışı ve anayasaya aykırı olduğuna karar verdi. Ülkenin Enerji Bakanlığı 2013 yılında 9.6 GW güce sahip nükleer santral kuracağını ilan etti. İlki 2013’te sonuçlandı; ama 2 yıl sonra kamuya açıklandı. İkincisi ise devlet elektrik şirketi olan Eskom’a devredildi ve 2016’da sonuçlandı.

Mahkemenin, her iki uygulamanın da yasadışı ve anayasaya aykırı olduğuna hükmetme gerekçesi şunlar: i) Düzenleyici Eskom görevni yerine getirmemiştir, zira Bakanın direktiflerini eleştirel olmayan şekilde ve aceleyle onaylamıştı, ii) Bunu yaparken de kamuoyunun dahline izin verilmemiş ve nükleer tesisin gerekliliğini ya da işin Eskom’a delege edilmesinin sonuçları dikkate alınmamıştır.

Bu haberi paylaşma nedenim Mahkemenin vurguladığı noktalar.


Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle, 12. madde şu şekilde değiştirildi: “AG seviyesinden bağlanacak üretim tesislerinin toplam kapasitesi, bu üretim tesislerinin bağlı olduğu dağıtım transformatörünün İlgili Şebeke İşletmecisine ait bir transformatör olması halinde transformatör gücünün yüzde ellisiniotuzunu geçemez. Transformatörün başvuru sahibine ait olması durumunda, söz konusu kapasite transformatör gücü kadar olur.

10 kWe altı güçteki güneş enerjisinden elektrik üretim sistemlerine ilişkin usul ve esasların ayak sesleri geliyor. Zira, değişiklik gösteriyor ki, Elektrik Piyasasında Tüketim Tesisi ile Aynı Ölçüm Noktasından Bağlı ve Güneş Enerjisine Dayalı Üretim Tesisleri için Lisanssız Üretim Başvurularına ve İhtiyaç Fazlası Enerjinin Değerlendirilmesine İlişkin Usul ve Esaslara İlişkin Taslak” ile öngörülen %50 limiti uygulanacak.


Rüzgar veya Güneş Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Önlisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği 13 Mayıs tarihli REGA’da yeniden yayımlandı. Rüzger YEKA ihalesi düzenlenmeden önce daha önce alınan önlisans başvuruları için ihaleye çıkılacak.


Suudi Arabistan ve Rusya OPEC arz kısıntısının Mart 2018 sonuna kadar uzatılması konusunda mutabık kalmış. Aramco IPO’su gelecek yılın sonuna doğru yapılacak. Petrol piyasasının OPEC üyelerinin işine gelir şekilde dengeye (bu ifadeyi Barkingo çok kullanıyor) oturtulması mümkün olacak mı bakalım.

Bu arada, kararla birlikte petrolün varil fiyatı 52 $’a yükseldi.


Almanya’da 30 Nisan – 1 Mayıs arasında, elektrik talebindeki azalma ile güneş ve rüzgar kaynaklı elektrik üretimindeki artışın çakışması dolayısıyla;

  • Kömürden elektrik üretimi, 30 Nisan günü 7.8 GW’a düşmüş ve 1 Mayıs günü 11’e kadar 10 GW seviyesinin altında seyretmiş.
  • Rüzgar ve güneş kaynaklı elektrik üretimi, 30 Nisan öğlen 71.5 GW’lik talebin 46.5 GW’ini karşılamış.
  • Toptan elektrik fiyatı 1 Mayıs günü “-5 € cent/kWh” seviyesine kadar düşmüş.
  • Net ticari elektrik ihracatı da 8.7 GW ile rekor kırmış.

Tesla ile Green Mountain Power (GMP) işbirliğine gitti. İşbirliği kapsmında, 2000 kadar elektrik abonesine, 10 yıl süreyle aylık 15 $ ya da tek seferlik 1500$’a Powerwall 2 batarya sistemi kurulacak ve bu 2000 adet sistem birbiriyle internet yoluyla bağdaştırılacak, GMP de bu sistemi online olarak takip edecek. Powerwall 2’nin perakende satış fiyatı 5500 $ + kurulum.


GM elektrikli araçtan zarar ederken, elektrikli araçların satış fiyatları içten yanmalı motorlarla aynı seviyeye henüz gelememişken, e.GO isimli bir Almanya menşeli girişim teşvikler öncesi 15900 € fiyata sahip elektrikli aracı için 1000 € depozitoyla ön siparişleri almaya başladı. Araç, tamamen şehir içi için tasarlanmış olduğundan 14.4 kWh’lik bataryayla 130 km menzil sunuyor (19.2 kWh bataryayla 170 km menzil). Amaca yönelik bu girişim, DHL’nin StreetScooter’u satın almasını anımsattı doğrusu.


Teşvik mekanizması elektrikli araçların satışını sadece Avrupa’da değil (bkz: Danimarka örneği) Çin’de de etkiliyor. Çin’in 2017 başında elektrikli araç alımlarına yönelik teşviği iptal etmesiyle, Çin’in ve dünyanın en büyük elektrikli araç üreticisi BYD’nin satışları 2017’nin ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla %34 azalmış.


Çin’in 2028’le birlikte asgari %8’lik bir oranda elektrikli araç satış zorunluluğu planı vardı. Geçtiğimiz hafta da Ulaşım ve Bilgi Teknolojileri Bakanı, Çin’in 2025 itibariyle yıllık araç satışının 35 milyon olmasını ve yeni elektrikli araç satışlarının da toplamın 1/5’ine tekabül etmesinin hedeflendiğini söyledi, yani 2025 itibariyle yılda 7 milyon elektrikli araç satışı. Hindistan da tüm araçların 2032’de elektrikli olması gibi radikal kararlar alacak gibi.

Bu noktada, IEA, 2040’a kadar araçlardan kaynaklı petrol talebinin artacağı öngörüsünü gözden geçireceğini söyledi.


DriveNow (BMW’nin araç paylaşım programı), 2019 itibariyle Hamburg’da 400 elektrikli ve 150 de hibrit olmak üzere toplamda 550 adet araç konuşlandıracağını duyurdu. Halihazırda 70 adet i3 ile hizmet veriyorlar ve yıl sonu itibariyle bu sayı 200’ü aşacak.

İlave bilgi: BMW i3’ün 2017 ilk 3 aylık satış performansı geçen yıla göre %50 kadar artış göstermişti.

Bu haberleri genelde araç sahiplik oranının gittikçe düşeceğine ilişkin haberler takip ediyor, örneğin BCG sitesindeki yazıda geçen aşağıdaki ifade. Bu haberleri okuyorum ve bir yandan da Türkiye’yi düşünüyorum, araç sahibi olmayı bırakabilir mi insanlar? Bilemiyorum, anlayamıyorum, 2030’ları hakikaten öngöremiyorum.

BCG’deki yazıdan alıntı: “Digitalization and a host of societal and technological trends are transforming the automotive industry. Advances in autonomous driving, the Internet of Things, and big data analytics are redefining how drivers interact with vehicles and creating opportunities for innovative products, services, and business models. Urbanization, ubiquitous connectivity, and the embrace of mobile devices and social media, meanwhile, are giving rise to a mass customer base that is increasingly open to replacing car ownership with shared, on-demand mobility services, ushering in a new era of digital service solutions.”


Apple, gelişmiş imalat (advanced manufacturing) yapan ABD’li şirketlere yatırım yapmak için 1 milyar dolarlık bir fon oluşturuyor demiştik, 200 milyon $ büyüklüğündeki ilk yatırım Corning şirketine yapılmış. Apple ile Corning ilişkisi ilk iPhone’dan beri süregeliyor.


Uluslararası Batarya Seminerinde konuşan Kurt Kelty (Tesla batarya direktörü) batarya yapımında, Nickel, Cobalt, Graphite ve Lithium elementlerinin en büyük maliyet etmeni olduğunu söylemiş. Konuşmanın tamamının YouTube bağlantısı.

Visual Capitalist sitesinde de Cathod’un, geliştirme açısından Anot’a kıyasla daha önemli olduğunu ifade eden bir infographic hazırlamış.

28.04.2017

Paris’te düzenlenen International Oil Summit’te Bloomberg’e demeç veren OPEC Genel Sekreteri Barkindo, OPEC’in kesintisinin devam edip etmeyeceği konusunda şu ifadeyi kullandı: “consensus is gradually but steadily building”. Bunda sanırım Aramco’nun IPO’unun ve Rusya’nın etkisi büyüktür.

Aramco’nun CEO’su Amin Nasser da, petrolün global ekonominin dayanağı olduğunu söyledi ve yakın zamanda zirve yapacağına dair öngörülere karşı çıktı. IEA da 2040’a kadar petrol talebinin artacağını öngörmekte. Öte yandan, Total Baş Enerji Ekonomisti Joel Couse, elektrikli araç popülasyonundaki artışın petrol bazlı yakıtlara olan talebin 2030’larda zirveye ulaşmasına neden olacağını, Shell’in Baş Mali Sorumlusu Simon Henry de talepte 5 yıl içerisinde zirve görülebileceğini söyledi.

Henry’nin “5 yılda zirve görebilir” ifadesi çok iddialı olduğu gibi, “talep/forecast/prediction” söz konusu olduğunda, noktasal tahminlerden ziyade trendi daha çok önemsiyorum. Nitekim, IEA’nın 2000’lerde 2020’ler için GES için yaptığı tahminle, şimdilerde yaptığı arasında dağlar kadar fark var. O nedenle, bence petrol için 2020-25’leri görmek lazım; ama şirket olsam petrolsüz bir gelecek için yapardım planlarımı.


Blockchain konusunda yazıp çizmek lazım. Doğrulama ve takip (identifying – tracking) hususlarına getirdiği farklı yaklaşım dolayısıyla güvenlikli veri dağıtım zinciri olarak adlandırılan ve bir tür veri yönetim yapısı algoritması sunan blockchain geleceğin yıkıcı teknolojilerinden birisi olarak gösteriliyor. Blockchain’i Barış Sanlı zincir dizini olarak Türkçeleştiriyor. Bu konuda özellikle “ethereum” tabanlı teknoloji ön plana çıkıyor.

Blockchain denilince akla hemen bitcoin geliyor olabilir; ama alakası yok, teknolojinin katma değeri identifying – tracking konusunda olunca her alana uygulanabiliyor. Örneğin dün Venture Beat’ta çıkan haberde, Spotify’ın hak sahipleriyle telif haklarını eşleştirilmesi hususunda blokchain teknolojisi geliştiren ve 2016’da kurulan Mediachain’i satın aldığı yazılı.

Enerjiyle alakalı bakıldığında, akıllı şebekeyi ele alırsak, blockchain sisteminin temellerinden birisi akıllı sayaç olacak ve bu konuda çalışan UK merkezi Electron diye bir girişim var.

WEF’in 25 Nisan’da yayınladığı yazı da okunabilir.  


EnBW Almanya’da 900 MW gücündeki off-shore rüzgar enerjisi ihalesini sıfır fiyatla kazandı, yani projenin üretileceği elektrik enerjisi için sabit bir alım fiyatı yok. İkili anlaşma imzalanmadığı takdirde elektrik toptan satış piyasasına satılacak. Projenin 2025’te işletmeye geçmesi bekleniyor.

Dong Energy ise toplam 590 MW gücünde 3 adet sahanın ihalesini kazandı, bunlardan OWP West ve Borkum Riffgrund West 2 sahalarının alım garantisiz fiyatla, The Gode Wind 3’ü de 60 €/MWh bedelle kazandı.

Konuyla alakalı Energy Transition sitesinde çıkan yazıda, ihalelerin 1 tanesi hariç tamamının garanti fiyatsız sonuçlanması şu sebeplere bağlanmış;

  • 2025’e doğru 1 türbin 13-15 MW güçte olacak (ilk yatırım maliyetini düşürücü etmen).
  • Sahalar birbirine yakın olduğundan Dong Energy ile EnBW altyapı konusunda birlikte çalışabilirler.
  • 2023 sonrası Almanya nükleer kapatılmış olacak, 1 tane istisna hariç yolda kömür santrali de gözükmüyor. Spot baz fiyatlarını doğal gaz santralleri belirleyecek.

Önemli bir nokta: iletim hattı yatırımı ihale kapsamında değil.

Almanya’daki ikinci rüzgar ihalesi 2018’de.


WWF, Calvert Investments, CDP ve Ceres tarafından hazırlanan Power Forward 3.0 raporu kısa özeti (raporun tamamı için link):

  • Fortune 500 şirketlerinin %48’i bir veya daha fazla temiz enerji hedefine sahip (2014 yılındaki raporda bu oran %43).
  • Fortune 500’deki 190 şirketin yaklaşık 80 bin adet projesiyle sadece 2016 yılında 3.7 milyar $ tasarruf sağlanmış.
  • Fortune 100’deki şirketlerin %63’ü bir veya daha fazla temiz enerji hedefine sahip.
  • Google 2017 yılı içerisinde sıfır emisyon hedefine ulaşmayı hedefliyor. Salesforce Nisan ayında sıfır emisyon hedefine ulaştığını açıkladı.

Estonya, Tesla’nın Avrupa’daki Giga fabrikasının neden Estonya’da olması gerektiğine ilişkin yaratıcı bir video hazırlamış (haber de burada).

Bu arada, Elon Musk da Çin’e gitti ve Başbakan Yardımcısı Wang Yang ile görüştü. Görüşmenin içeriği açıklanmamış; ama Gigafactory için olduğu söyleniyor ki mantılı. Zira, Tesla’nın 2016 cirosunun 1 milyar dolardan fazlası Çin’den. Estonya yaklaşımı yeni nesil teşvik gibi, ISPAT’a örnek belki; ama potansiyel başka bir şey. Ne demiştik, Çin’in potansiyelinden soyutlanmak imkânsız. Türkiye’nin bu konudaki potansiyeli? Panasonic de 2015 sonunda duyurduğu Çin’deki ilk fabrikasının açılışını yaptı. Prizmatik tip formatta batarya hücre üretimi yapılacak olan tesis yaklaşık 400 milyon $ yatırımla kuruldu ve 200 bin araca batarya tedarik edeceği belirtilen tesisin 2018’in ilk çeyreğinde üretime başlaması bekleniyor.

Panasonic Çin

“28.04.2017” yazısını okumaya devam et

18.04.2017

Nissan Kuzey Amerika EV altyapı strateji ve iş geliştirme kıdemli müdürü JeSean Hopkins, Nissan ile EVgo işbirliğine yönelik yaptığı açıklamada, araç menzili ne olursa olsun, elektrikli araçların geniş kitlelere adapte edilebilirliği için güvenilir hızlı şarj istasyonu altyapısının zorunluluk olduğunu söyledi.

Nissan ve EVGo, 2017 New York International Auto Show’da, Boston ve Washington eyaletleri arasında 95 adet DC hızlı şarj istasyonu koridoru oluşturulması için işbirliğine gittiklerini duyurdu.

VW’nin dieselgate skandalı sonrası California Air Resources Board (CARB) and the U.S. Environmental Protection Agency (EPA) ile vardığı 2 milyar $’lık altyapı yatırımıyla alakalı haber

ChargePoint’in 400 kW hızlı şarj istasyonuyla alakalı haber


ABD’de New York City and Westchester County bölgelerinde faaliyet gösteren Con Edison elektrik dağıtım şirketi, FleetCarma yaptığı işbirliği kapsamında, elektrikli araç sahiplerine, araçlarını off-peak saatlerde şarj etmeleri durumunda kWh başına 5 cent vereceği bir program başlattı.


Danimarka, 2016’nın başıyla birlikte elektrikli araçlar için sonlandırdığı teşvik uygulamasını düzenleyerek yeniden hayata geçirmeye çalışıyor. Teşvik elektrikli araç satışlarını çok etkiliyor, nitekim Danimarka’da 2015 yılı içerisinde 4544  EV satılmışken, 2016’da 1195 adet satış gerçeklemiş, yani %74 kadar bir azalma yaşanmış. 2014 ile 2015’i karşılaştıran grafik burada. Programın ana noktaları şu şekilde:

  • 5000 yeni elektrikli araç satışına ulaşılana kadar bu araçların vergisi %20 olacak (2019 başıyla birlikte ise araç satışından bağımsız olarak vergi artırılacak).
  • Vergi 2020’de %65, 2021’de %90 ve 2020’de %100 olacak.
  • Küçük ve orta büyüklükteki elektrikli araçların teşviği kapsamında, batarya kapasitesi 45 kWh’i geçmeyecek ve 2017-2021 dönemini kapsayacak şekilde kWh bazında kayıt ücretinde 1700 Danimarka kronu indirim yapılacak. Ancak, yine de, araçların ödeyeceği asgari kayıt ücreti 20 bin Danimarka Kronu’ndan düşük olamayacak.

Kurallar çok fazla, tamamı için haberin linki


Dünya Gazetesi’ndeki habere göre, Japonya hükümeti, Toshiba’nın satmaya karar verdiği chip birimine teklif vermeyi planlıyor. Innovation Network Corp of Japan, Japonya Kalkınma Bankası ve Broadcom ile birlikte verilmesi değerlendirilen teklifin gayesi, Toshiba’nın chip teknolojisinin Çin’li veya Güney Koreli ülkelerin eline geçmemesini sağlamak.

Teknolojinin transferi konusundaki hassaslığın giderek artmasına bir örnek de Alman savunma şirketi Rheinmetall’in bazı ihracat kalemlerine hükümetin onay vermemesini gösterebiliriz. Şirket, 2 yıldır Türkiye’de fabrika açmak istiyor; ama ilerleme yok. Konuyla alakalı Almanya Ekonomi Bakanlığı sözcüsü “Yurt dışında bir şirket kurmak herhangi bir dış ticaret yasasına tabii değil fakat yurt dışındaki bir şirkete teknoloji transferi, ki eğer üretime başlarsanız bu gündeme gelebilir, bu yasaya uygun olmak ve tarafımızca onaylanmak durumundadır” dedi.

The role of coal in Europe’s power mix raporu (The Economist EIU)

Raporu indirmek için

2010 ile 2012 yılları arasında kömür tüketiminde ılımlı bir dönüş yaşanmış olsa da, 2013’ten beri uzun vadeli düşüş trendi devam etmektedir. AB’nin global kömür tüketimindeki payı 1965’te %36 iken, 2015’te %7 olmuştur.

AB ortalamasında kömürün elektrik üretimindeki payı 1990’da %39 iken, 2015’te %24 civarındadır, 2015’te de %1.5’lik bir düşüş yaşandığı tahmin ediliyor. Kömüre bağımlılık ise ülkeler arasında büyük farklılıklar göstermektedir; kömür, çoğu AB üye ülkesinde toplam enerji üretiminin üçte birinden azını oluşturuyor; ancak beşinde (Polonya, Çek, Yunanistan, Bulgaristan ve Almanya) %40’tan fazla katkıda bulunuyor.

Coal “The role of coal in Europe’s power mix raporu (The Economist EIU)” yazısını okumaya devam et