24.01.2019

FT’de çıkan şuradaki yazıda, yenilenebilir enerji sektörünün yapısal olarak ne kadar farklı olduğunu çok iyi vurgulayan bir ifadeyi  buraya aynen yapıştırıyorum: “The other problem for investors is that the renewables sector remains fragmented, with thousands of small businesses often dedicated to a single geographic market.

Sonuçta, yenilenebilir enerji sektörü, esasında düşen materyal fiyatların da etkisiyle çoktan niş bir market olmaktan çıktı.


Önümüzdeki ay Nijerya’da yapılacak Başkanlık seçimlerinin mevcut Başkanın karşısındaki en güçlü aday Atiku Abubakar, seçimi kazanması halinde, Shell, Exxon ve Chevron gibi global petrol şirketlerinin üretim paylaşımına dayalı anlaşmalarının yeniden müzakere edileceği sözünü verdi (bkz).

Nigerian National Petroleum Corporation’ı “mafya organizasyonu” olarak tanımlayan Atiku, şirketin ayrıştırılacağını ve rafinelerin de özelleştirileceğini söyledi.
Nijerya’nın son 10 yıldaki petrol üretiminde yaşanan düşüş %26 dolaylarında.


Toyota ve Panasonic, prizmatik batarya hücre üretimiyle ilgili olarak ortaklığa gittiklerini duyurdu. Buna göre, JV %51 Toyota olacak şekilde 2020’nin sonuna doğru kurulmuş olacak. Panasonic, Japonya ve Çin’in Dalian bölgesindeki fabrikanın haklarını JV’ye devredecek.


ABD merkezli bir kar amacı gütmeyen kuruluş olan Institute for Energy Economics and Financial Analysis’e (IEEFA) göre (bkz), Çin’in ülke dışındaki kömür santrali finansmanı 2017 yılında  36 milyar USD olmuş. Üstelik, 399 GW güçteki bu santrallerin %26’sı ya geçtiğimiz sene planlanmış ya da yapılacağı geçen sene taahhüt edilmiş (36 milyar ve 399 GW ilişkisini anlamadım doğrusu).

Çin, ABD’nin Paris Anlaşması’ndan çekilme kararı sonrası bu konuda liderliği almaya çok meraklıydı ama işin pratiği pek öyle değil gibi. Almanya’nın dizelden kolayca vazgeçememesine benziyor sanki bu durum (dizel). Çin’in kömür tüketiminin 2013’ten bu yana sürekli düştüğünü, 2018 yılında ise nispi bir artış sergilediğini hatırlatalım.

Türkiye’nin siyasi/toplumsal durumu için kullanılan torn kelimesinin Almanya’nın iklime için kullanıldığına da ilk kez şahit oldum, ifade tam olarak şöyle: “The government is torn between the need to protect Germany’s crucial car industry, … and the need to act to protect a rapidly deteriorating climate (bkz)


Carbon Brief’in analizine göre (bkz), 2018 yılı UK elektrik tüketimi 1994’ten bu yana en düşük seviyesinde gerçekleşti. Benzer eğilim tüm gelişmiş ülkelerde söz konusu. Verimlilik veya başka sebeplerle yaşanan bu durum elektrik üretim endüstrisi açısından ise büyük sorun (bkz).

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s